Eğitimde Düşündüren Yarı Yıl Tatili Nerde O Kırsaldan Parlayan Yıldızlar!!
Eğitimde Düşündüren Yarı Yıl Tatili Nerde O Kırsaldan Parlayan Yıldızlar!! - Hanefi Aytekin - Yeni Meram Gazetesi
Eğitimde bir yarı yıl tatili de başladı ve hatta yarıya geldi. Milyonlarla ifade edilen öğrencilerimiz dinlenceye girdi. Derin derin düşündüğümüzde bakışlarından ışık saçılan, beyinleri berrak asil Türk çocukları hak ettikleri eğitimi yeterince aldılar mı burası çok önemli.
Yüce önder Atatürk’ün deyimi ile ‘TÜRK ÇOCUĞU ZEKİDİR, ÇALIŞKANDIR’ ifade etmekte ne kadar zorlandığımız malumdur. Türk eğitim sistem ve müfredatını gözlerimiz önüne aldığımızda, bir yap boz karmaşası ile yüz yüze geliyoruz.
Bu karmaşa içinde neyi nereye koyacağımız belli olmadığı gibi, hedeflerimiz karanlığın girdabında varış noktamız belirsiz. Adeta bir kör dövüşü içinde bocalıyoruz. Bu bocalamanın acı faturası genelde kırsaldaki gençliğimizin üzerine kesilmektedir. İşte işin en acı tarafı da budur.
Demokrasilerde fırsat eşitliği dediğimiz olgu tecelli etmiyorsa, buna demokrasi demek hakikat dışı olmanın ta kendisidir.
Cumhuriyetimizin temellerinin atılmasından sonra başlatılan EĞİTİM SEFERBERLİĞİ bir reform ve atılım yılları olurken, ekonomik şartları yetersiz olan sayılı kuşaklar, bu eğitim seferberliğinin nimetlerinden teneffüs ettikleri Cumhuriyet ve Demokrasi kavramı ile yaşadıkları köy ve mezralardan, kasaba, ilçe ve il merkezlerindeki Cumhuriyet okullarında, kültür ve medeniyet aşkı ile donanımlı ailelerin çocukları, hep okuyup zirveye tırmanıp ülkemizin saygın ve seçkin evlatlarını kırsaldan temsil etmişlerdir.
Ben bir kırsal çocuğuyum. Köyümde ilkokul bile yok. Harf inkılabı ile Türkçe yazım ve okuma mücahitlerinden olan babamın yolundaki küçük yüreğim, anne ve babamın görünen ufku benim kasabadaki ilk okula gidip merhum Mustafa Çetin Öğretmenimin tezgahında işlenmeme imkan verdi.
Okuma aşkı ve sevdasını yaşayan ailelerin çocukları dizi dizi Cumhuriyet okullarına koştu. İşte onlardan sadece birkaç örnek vereceğim. Akören ilk ve orta okulu tezgahında işlenen bölge çocuklarından Selçuk Üniversitesi duayen rektörlerinden Prof.Dr. Abdurahman Kutlu, Yargıtay Danıştay Başkanı Ahmet Coşar, en büyük maliyeci Altan Tufan. Hava Pilot General ve Milletvekili Abdullah Tenekeci, Bozkır kırsalının çocuğu Nörolog Prof. Dr. Orhan Demir, Amerika’nın Atlantı Üniversitesinden değil bizim Kadınhanı Atlantı Kasabası çocuğu Nefroloğ Prof.Dr. Zeki Tombul ve daha niceleri bunlar hep kırsalın çocukları.
Gelin görün ki Cumhuriyetimizin kat ettiği son 25 yıldan bu yana ne söz ettiğimiz kırsaldan ve ne de en ücra kırsaldan liseyi birincilikle bitiren bir gencimiz iki yıllık yüksek okuldan bile Üniversite öğrenimi alma imkanı bulamamaktadır.
Sadece siyasi mülahazalarla değil, gerçeklere eğilerek, hakikati görerek, Konya özel eğitim kurumları yanında kent merkezinde olma avantajı ile hep ön saflarda kırsalın çocuklarını sollama şansını taşıyan gençler yanında, yarışı hep kaybeden gençlerimizin vebal ve günahının cümlemizin omuzlarında olduğunun bilincinde olmalıyız.
Benim yaptığım iyidir değil, iyiliği gözle görülüp elle tutulana bakmanın zamanı gelip kapımıza dayanmıştır. Türk siyasi arenası çalkantılarında ve siyaset ataklarında tam dört yıl dinlenceye çekilmiş adil hizmet vermenin, demokrasimizin orta direği muasır medeniyet ve eğitime hak ettiği değeri vermemiz zamanı gelip keza kapıya dayanmıştır.
Basiretli düşünen TÜRK EĞİTİM SİSTEMİMİZ sorumlularının silkinip uyanacağına olan inancımızla yüce Yaradan’dan ülkemiz gençliğine yardım lütfetmesini niyaz ederiz.