Ebu Hanife öğrencisi Yusuf b. Halid Semti’ye yaptığı öğütler bir hocanın talebesine, bir ana-babanın çocuğuna, dostlara örnek olacak tavsiyelerdir (Muhammed Ebu Zehra, Ebu Hanife. Çev. Osman Keskioğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı yayını, 2005, s.212).
"Bilmiş ol ki, insanlarla iyi geçinmezsen onlar sana düşman kesilirler velev ki anan baban bile olsa senden hoşlanmazlar. Akrabandan olmayan bir cemaatle iyi geçinirsen sana ana baba olurlar.
Şimdi gözümün önünden şöyle geçiyorsun: Basra'ya gidiyorsun, onlara muhalefete (tartışmaya) başlıyorsun, aralarına karışmıyorsun. Sen onları terk ediyorsun, onlar da seni terk ediyorlar. Sen onlara sövüyorsun, onlar da sana. Sen onları dalalette (sapkınlıkta) addediyorsun. Onlar da seni dalalette sayıyorlar. Böyle yaparsan bu hem sana, hem bize bir leke olur. Onlardan kaçmak istersin. Bu akıl işi değildir. Zira hoş geçinmek gereken yerde müdarat yapmayan (iyi geçinmeyen) akıllı sayılmaz...
Basra'ya girdiğin zaman insanlar seni karşılar ve ziyaret ederler. Senin kadrini bilirler.
Herkese mertebesine göre itibar et. Şeref ehline ikramda bulun. İlim ehlini büyük tanı. Űstadlara hürmet göster. Gençlerle latife yap. Avamla (halkla) yakından görüș. Facirlere müdarat göster (dikkat et). Hayırlı kimselerle arkadaşlık yap. Sultana lakayıtlık gösterme. Kimseyi hakir görme. Mürüvvette (insanca davranma) kusur etme, sırrını kimseye açma. Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. Alçak ve hasis olan kimseyle dost olma. Hoşa gitmeyen bir şeye alışma. Sefihlerle düşüp kalkma. Hoş geçin. Sabırlı ve mütehammil ol. Güzel ahlaklı, geniş yürekli, derya gönüllü ol. Elbisen temiz ve yeni olsun. Binek atın iyi olsun. Güzel kokular kullan.... Yemek yedirmekte çok cömert ol, herkesi doyur, pinti (bahil) ve cimri kimse asla başa geçip efendi olamaz. Halkın ahvalini araştıran öğrenen adamların olsun.
Bir fitne ve fesat duydun mu onu ıslaha koş. Bir yerde salaha yüz tutmuş iyi işler duydun mu onları da artır. Seni ziyaret edenleri de, etmeyenleri de sen ziyaret et. Sana ister iyilik yapsınlar ister kötülük, sen herkese daima iyilik yap. Her vakit iyilikte bulun. Affet, bazı şeylere göz yum. Sana eziyet veren şeyi terk et, hakkı yerine getirmeye çalış.
Arkadaşlarından hastalananları kendin ziyaret et. Göremediklerinin ahvalini (durumlarını) soruştur. Sana gelmeyenlerle sen alakadar ol…
Elinden geldiği kadar insanlara sevgi göster. Herkese selam ver, isterse aşağı kimseler olsun. Başkalarıyla bir mecliste toplanır veya bir mescitte beraber bulunur da aranızda
bazı meseleler münakaşa edilirse ve senin bildiğine muhalif bir şey söylerlerse sen onlara muhalefet gösterme. Şayet sana da sorarlarsa onların bildiği gibi haber ver, sonra bu hususta şöyle şöyle başka kavil de vardır, delili de şudur, diyerek kendi bildiğini söyle, böylelikle seni de dinlerler ve senin ilimde dereceni anlarlar. Eğer bu ķimin kavli diye sorarlarsa bazı fukahanın kavli de. Bu hal böylece devam ederse alışırlar, senin kadrini bilirler ve senin mevkiin yükselir. Sana gelenlerin hepsine bir nevi ilim göster, her biri senden bir șey bellemiş olsun. Onlara kıymetli bilgiler ver, ehemmiyetsiz şeylerle uğraşma..
Onlarla arkadaş gibi ol. Hatta bazan şaka yollu latifeler bile yap. Zira dostluk ve samimiyet ilme devamı sağlar. Onlara ara sıra yemek yedir, onların hacetlerini gör. Kadirlerini bil. Kusurlarına göz yum.
Onlara yumuşak davran, hoş muamele et. Onlardan hiç birine can sıkıntısı ve bezginlik gösterme. Kendini onlardan biri imiş gibi tut... İnsanlara onların yapmaya alışık olmadıkları bir şeyi teklif etme. Onların beğendikleri şeyi sen de beğen. Onlara daima iyi niyet göster. Doğruluk yap. Kibri bir yana bırak, Sana gadir etseler de sen sakin gadretme. Sana hiyanet etseler de sen emaneti yerine getir. Vefadan ayrılma.Takvaya sarıl. Her din erbabına muașerette bulun."