92. yılın kutlu olsun Türkiye Cumhuriyeti!
92. yılın kutlu olsun Türkiye Cumhuriyeti! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Türkiye Cumhuriyeti 92 yaşında. Rahmetli Tarih Hocamız Kahramanmaraşlı Lütfü Ernur, Devletlerin hayatında bir asır çocukluk yılları gibidir derdi. Bize Selçuklu ve Osmanlı'yı örnek gösterir, biz Anadolu'da kurulan üçüncü Türk devletiyiz diye başlardı söze. Bin yıldır Anadolu'da ayakta durmak kolay mesele değil sevgili okurlar! Selçuklu'dan itibaren Anadolu’nun görmediği ne istila kaldı, ne işgal!
Bu coğrafya kolay elde tutulan bir coğrafya değil. Tarih boyunca hemen bir çok kavim, bir çok millet, bir çok devlet Anadolu'yu elinde tutmaya çalışmış.
1071 Malazgirt zaferi sonrasında, Türk Milletine ardına kadar açılan Anadolu bin yıldır her zorluğa, her tehlikeye, her entrikaya karşı savaştı durdu. Tarihin ilk çağlarından beri bu topraklar işgal edildi, talan edildi, insanlar yerlerinden yurtlarından edildi, esaret altında kaldılar.
Bu coğrafya uğruna mücadele edilecek bir coğrafya! Bin yıldır, Anadolu burçlarında bayrağımız dalgalanıyor. Kendimize vatan yaptığımız, uğruna nice koç yiğitleri şehit verdiğimiz, Selçuklular döneminde Türkeli denmeye başlanan bu topraklar, Türk vatanı anlamına gelen Türkiye olarak, Cumhuriyetle birlikte tescillendi.
Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Türk Milleti ile birlikte yarısından fazlası işgal edilmiş vatan topraklarını işgalcilerden geri almasının sonrasında 29 Ekim 1923 tarihinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milletinin Anadolu'da kurduğu 3. devlet oldu.
19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Milli Mücadele yaklaşık 3.5 yıl sürmüş ve 9 Eylül 1922 tarihinde Yunanlıların İzmir'de denize dökülmelerinden ve şehri terketmelerinden bir yılı biraz geçen bir sürenin sonunda Cumhuriyet ilan edilmiştir.
Cumhuriyetin her yılı Türkiye için ayrı bir kilometre taşıdır. Bu kilometre taşları olduğu içindir ki, bugün 2023 vizyonu gibi söylemler dile getirilmekte ve ülke önüne yeni hedefler konulmaktadır.
Cumhuriyetin 92. yılı seçime bir kaç gün kala gerçekleşen bir yıldönümü. Cumhuriyetimize sahip çıkmak, devletimizi ve milletimizi ayakta tutmak hepimizin görevi.
Etrafımızda devleti olmayan, milleti canını kurtarmak için ölümü göze alarak en yakın ülkelere sığınan o kadar çok örnek var ki. Türk Milleti devletsiz kalmayı içine hiç bir dönemde sindirememiş, eşine az rastlanan milletlerden birisidir.
Devlet, nimettir, vazgeçilmezdir Türk Milleti için.
"Devleti ebed müddet"
yani ebediyen yaşayacak devlet, düşüncesini gönlüne yerleştirmiş Türk Milletine, Rabbinden sonra, en aziz ve en kıymetli olan devletidir. Bugün bu coğrafyada bu devletin adına Türkiye Cumhuriyeti diyoruz.
Onun için
"ya devlet başa, ya kuzgun leşe"
denmiştir. Her Türk devletinin yıkılışından sonra, küllerinin arasından yeni ve taze bir filizin yeşermesi, tomurcuklanıp, güller açması, serpilip, gelişmesi Yaradanın bu millete vermiş olduğu emsalsiz bir yetenektir.
Osmanlı sona ererken, Osmanlının ardı sıra kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Selçuklu sonrası, Osmanlının doğuşuna benzer! Her iki olayda da istilalar, işgaller ve sonrasında şehirlerin imarıyla birlikte, gönüllerin imarı vardır.
Türkiye Cumhuriyeti, yanan, yakılan, yıkılan, ümidini kaybetmiş, öksüzü ve yetimi bir hayli fazla olan bir devlet kurmuştu. Gönül yaralarını sardı, şehirlerini, kasabalarını, köylerini imar etti. Onuncu Yıl Marşı şöyle başlar;
"Çıktık açık alınla on yılda her savaştan, / On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan;"
ve marşın nakaratı oldukça heyecan ve coşku veren vurgulara sahiptir.
"Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi, /Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!"
Tarih boyunca 16 büyük devlet kurmuş Türk Milletinin geleneğinde, fıtratında, ruhunda ve özünde devlet kurma özelliği vardır. Türkiye Cumhuriyeti yüzüncü yılına doğru giderken, her zaman olduğu gibi yine oldukça fırtınalı ve ateş çemberi ile çevrili bir boğazdan geçiyor.
Cumhuriyetimiz, kuruluşundan itibaren bir çok badire gördü. Binlerce yıla dayanan devlet geleneğinden ayrılmadı.
"Denizler durulmaz dalgalanmadan"
cümlesi bugünlerde Türk Milletinin haline en uygun cümlelerden birisi.
Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti bir ve beraber oldukça, birbirine kenetlendikçe, birbirini hoşgörü ve anlayışla karşıladıkça, yıkılsın diye sallayanlar yıkılır da, Türkiye Cumhuriyetine ve Türk Milletine hiç bir şey olmaz.
Türkiye Cumhuriyetinin banisi Mustafa Kemal'in, temennisi ve dileği, hatırlandığı ve dile getirildiği her yerde bir gerçeği ifade ediyor. Ne demişti Mustafa Kemal,
"Benim nâçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır, sevgili okurlar. Çok şükür ki, Türk'üz, Türk Milletinin şerefli birer ferdiyiz, Türkiye'mizi ve adı Türkiye Cumhuriyeti olan devletimizi çok ama çok seviyoruz!
92. yılın kutlu olsun Türkiye Cumhuriyeti!
Bakmadan Geçme