• Haberler
  • Genel
  • 'Kamuoyunun Eleştiri Özgürlüğü Yayın İle Olur'

'Kamuoyunun Eleştiri Özgürlüğü Yayın İle Olur'

'Kamuoyunun Eleştiri Özgürlüğü Yayın İle Olur' - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

'Kamuoyunun Eleştiri Özgürlüğü Yayın İle Olur'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Bir demokraside birey, sadece en yüksek güce değil aynı zamanda en yüksek sorumluluğa sahiptir.

(

Norman Cousins)

■ Bir demokrasiyi asla bir devrim yaparak kuramazsın. Devrim yapmak için önce demokrasiyi kurmak gerekir. (

Chesterton)

***

Üstüne basarak, bir kez daha yineleyelim:

İngiltere, ileri demokrasi kavramını ana direk olarak siyasal yapısına oturtmuş bir ülke. Bu gerçek kuşkusuz yadsınamaz. Nitekim bu ada  ülkesinde somut bir örnek daha verildi.

Seçimlerden David Camedron’un partisi zaferle çıktı ve Hükümeti tek başına kurma başarısını elde etti. Cameron’un seçimlerden zaferle çıkması üzerine  İşçi Partisi lideri

Ed Miliband, UKIP lideri Nigel Farage ve Liberal Demokratlar’ın lideri Nick Clegg 52 dakika içinde görevlerinden istifa ettiler.

Bu demokratik yaklaşımdır, demokrasinin gereğidir ve aynı zamanda demokrasiye de bir saygı ifadesidir.  Doğru davranışlar toplum olarak bizi bir soruya yönlendiriyor;

Türkiye demokrasinin neredesindir?

El cevap; bir Partimizin sayısı Genel Başkanı 12 kez seçim kaybetmesine karşın, yine Lider. Bir başka Patimizin başındaki kişi 5 kez seçim alamamasına karşın yine Genel Başkanlık makamında oturuyor. Diğer kimi minik partilerin başındakiler kazandıkları hiçbir seçim bulunmamasına karşın koltuk sevdasından vazgeçmiş değildir. “mirasyedi”  ve tabela kuruluş olanlar da var. Kendi kendimize gelin güveyi olmayalım,

---

Demokrasi sözcüğünün adını M.Ö.5. yüzyılda yaşayan tarihçi Halikarnaslı Herodot koydu.

Herodot, Yunanca'da halk anlamına gelen "Demos" ile güç, kudret, iktidar, yönetim kavramlarının karşılığı " Kratos’u bir araya getirmesiyle demokrasiye ulaştı. Demokratik gelişmeler ise M.Ö. 510'da aristokratlarla demokratların bütünleşip Pisistrate'ın oğlu Hippias'ı devirmesi ile başladı, Pericles'in işbaşına gelmesiyle daha da  ivme kazandı.

---

Üniversitede“Siyaset Bilimi” dersini aldığım merhum Prof. Dr. Bülent Daver, anlatılarında sistemin üç eşitlik ilkesine vurgu yapardı;

İsegoria

(Topluluk önünde konuşma eşitliği),

İsonomia

(Yasalar önünde eşitlik) ve

İsokrateia

(Erklerin eşitliği).”

Atina Agorası'nda kent halkı "Ecclesia" adı altında toplanarak yasaları hazırlar, uygulamak için yönetici ve yargıçları seçerlerdi. Sistem de “katıksız” ya da “doğrudan” demokrasi olarak adlandırıldı. Kent ya da Site Devletin hazırladığı sistem yıllar sonra geniş alanlara yayıldı ve kimi Devletlerce yönetim biçimi olarak benimsendi. Ancak ne var ki, halkın bir araya gelerek oylama yapılmasının zorluğunu aşmak için de yeni seçenekler üzerinde duruldu. Halk adına karar vericilerin seçilmesi sistemine geçildi, buna da

"

temsili demokrasi" denildi. Halkın oy vermekle yetinmeyip seçtiklerini denetlemesi, karar alma sürecine katkı için üretilen model de "katılımcı demokrasi" olarak uygulamada yerini aldı.

---

Atatürk’ün penceresinden bakarsak;

* Milli egemenlik temeline dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir rol oynar...

* Basın ve toplantı hürriyeti olmadan ve halkın tamamına ait işler hakkında geniş bir eleştiri alanı bırakılmadan kamuoyu görevini yerine getiremez...

* Eleştiri ve tartışma tamamen hürdür. Bu hürriyet herkes tarafından, hiç kimsenin etkisi olmadan kendi kendine kullanılır.

* Kamuoyunun eleştiri hürriyeti birçok yayın ile olur.

* Eleştiri hürriyeti hükümet ile millet arasında bir anlaşma ortamı meydana getirir.

* Hükümet yayıncılık aracılığıyla kamuoyunu anlar ve gerektiğinde gerekli olan belgelerle onu aydınlatır.

İleri Demokrasi ya tam olur ya da olmaz; bunun yarım ya da çeyrek porsiyonu yoktur.

Kendi kendimize gelin ve güveyi olmayalım.  Sözle peynir gemisi yürümez, demokrasi gemisi de demir alıp enginlere açılamaz.

---

Demokrasi nedir?

Halkın kendi kendisini yönetmesi sistemine dayanan bir yönetim şeklidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyet yönetimi ile birlikte demokrasiyi benimsemiş bir hukuk devletidir. Demokrasi de halk kendini yönetecek kişileri belli bir süre için seçer. Temsili demokrasi ile yönetilen halk, istediği zaman seçtiği yöneticiyi değiştirebilir.

Demokrasinin çeşitleri;

■ Doğrudan Demokrasi.

■ Yarı Doğrudan Demokrasi

■ Temsili Demokrasi.

Demokrasinin Temel ilkleri;

■ Milli Egemenlik

■ Özgürlük ve Eşitlik.

■ Siyasi Partiler.

---

■  Demokrasilerde halk, ancak tüm yanlışları denedikten sonra doğruyu bulur.

(Churchill)

■  Bir demokraside birey, sadece en yüksek güce değil, aynı zamanda en yüksek sorumluluğa da sahiptir.

(Cousins)

■  Bir demokrasiyi asla bir devrim yaparak kuramazsın. Devrim yapman için önce demokrasiyi kurman gerekir.

(

Gilbert K. Chesterton)

■  Demokrasi öyle bir yönetme biçimidir ki her bireye kendine zulmetme hakkını verir.  (

James Russel Lowell)

■ Demokrasinin en kötüsü, diktatörlüklerin en iyisine tercih edilir.

(Ruy Barbosa)

---

İtalya’da, zorunlu göç yasasına göre Valiler, güneyden gelen insanları, suçları önlemek için kuzeye sokmaz, il sınırlarının dışına çıkarırlar.  Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal eder.  İtalya Başbakanı De Gasperi, aynı yasayı Meclis’e gönderir. Mahkeme Başkanı bir bilim insanı Prof. Dr. De Nicola’dır. Kararı hemen verir;

Gereksiz bir yargı organının başında olmaktansa Napoli’ye çekip giderim.”

Ve... çekip, gider. Mahkemenin üyeleri de onu izler. İşçiler genel greve başvurur. Başbakan, Mahkeme Başkanından özür diler, ayrıca yasa tasarısını da geri çeker.

---

■  Faslı mücahit Ben Barka Fransa’da öldürülür, Adalet Bakanı olaya el koyan sorgu yargıcından soruşturmanın ivedileştirilmesini ister. Yargıç olayı “ Le Monde ” duyurur, kıyamet kopar, bakan sözünü geri çeker.

■  İskilip’te bir kavga çıkar, kavgaya karışan, tabancasını çekip sağa sola ateş eden, polislere bağırıp çağıran bir de milletvekili var. Savcı Talak Şalk, milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını ister. Bir süre sonra İskilip’te bir laf dolaşmaya başlar, duyanlar savcıya koşarlar;

“Milletvekili seni sürdürecek!”

Savcı hiç aldırmaz, kısa süre sonra Mardin’e tayini çıkar.  İskilip’ten aklı başında birkaç insan Ankara’ya gider, Bülent Ecevit’le konuşurlar, Başbakan da dertlidir ama politika bu ya, der ki;

“Savcı gerekeni, görevini yapmış, suçlu bizim milletvekilimiz, ancak bizi partiden ayrılmakla tehdit ediyor, ayrılırsa hükümet düşer, ülkede kriz olur. Bu nedenle savcıyı İskilip’ten aldık.”

...

* Milli egemenlik temeline dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir rol oynar...

* Basın ve toplantı hürriyeti olmadan ve halkın tamamına ait işler hakkında geniş bir eleştiri alanı bırakılmadan kamuoyu görevini yerine getiremez...

* Eleştiri ve tartışma tamamen hürdür. Bu hürriyet herkes tarafından, hiç kimsenin etkisi olmadan kendi kendine kullanılır.

* Kamuoyunun eleştiri hürriyeti birçok yayın ile olur.

* Eleştiri hürriyeti hükümet ile millet arasında bir anlaşma ortamı meydana getirir.

* Hükümet yayıncılık aracılığıyla kamuoyunu anlar ve gerektiğinde gerekli olan belgelerle onu aydınlatır.

(Bir bölümünü Atatürk’ün yazdığı 1931 tarihli “Medeni Bilgiler” kitabından)

Bakmadan Geçme