'Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır!'
'Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Selçuklular döneminde, Anadolu coğrafyasına, bütün batılılar "
Turkia"
diyorlardı, yani Türk yurdu. 1071 'den de önce, Oğuzların bazı boyları Anadolu'ya girmişti. Daha sonra 24 boy Anadolu'nun değişik bölgelerinde, Beylikler ve devletler kurdu. Fethettikleri şehirler, dağlar, ovalar, akarsular, yaylalar Türkçe isimlerle şenlendi.
Türk olmak onurdu, gururdu.
Çok sonraları, Türk olmak, benim suçum değil, Türk olmayı ben istemedim diyenler de çıktı, haşa huzurdan ben Türküm diyenler de...
Sonra bir Mustafa Kemal Atatürk geldi. Ben Türküm diyenler, göğsünü gere gere, Türk olduğunu haykırdı yedi düvele!
Ayyıldız fedaileri, Ayyıldızın altında Türkiye diye bir devlet kurmanın hayaliyle şehadetlere koştular gözlerini kırpmadan.
Türklük, kavram olarak onunla can buldu. Cumhuriyet kuruldu ve adına da Türkiye Cumhuriyeti dendi. 1923 olmasaydı, inanın 2023 hayali diye hiç bir şey olmazdı!
"Türküm, doğruyum, çalışkanım!"
dağlarda, taşlarda, bütün ülkede yankılanmazdı!
Gelin sizlerle önce 1880'li yılların başına, Bursa'ya gidelim;
Ahmet Vefik Paşa
, Bursa Valisi iken kaymakamları teftişe ve halkla münasebetler kurarak dertlerini dinlemeye çıkar. İnegöl''e gelir. Paşa, şehrin dışında karşılanır. Gelip şehrin ortasında koyu gölgeli bir çınarın gölgesinde sandalyeler üzerine otururlar.
Paşa, iri kıyım, altın köstekli ve bacak bacak üstüne atıp keyfince tam karşısında oturan şahsa sorar:
-Beyefendi siz kimsiniz? Hangi millettensiniz?
-Ben, şehir eşrafından Kiremitçiyan Oğullarından zeytin tüccarı Bogosum, Paşa Hazretleri.
Paşa, sağında oturan şahsa döner:
-Ya siz beyefendi?
-Ben, İnegöl eşrafından Pastırmacıyan Oğullarından zeytinyağı tüccarı Artinim, Paşa Hazretleri.
Paşa, solunda oturak şahsa döner:
-Siz beyefendi?
-Ben Paşa Hazretleri, şehir eşrafından Kasapyan Oğullarından koyun ve sığır tüccarı Popopalas''ım...
Bu sırada Paşanın gözü, arkalarda kırık bir iskemlenin üstünde oturan üstü başı dökülen, saçı sakalı birbirine karışmış bir ihtiyara ilişir. Parmağını uzatarak sorar:
-Ya siz babacığım, siz hangi millettensiniz?
İhtiyar, bir Paşa, bir Vali tarafından kendisine sual sorulacağını hiç ümit etmediğinden, sualin kendisine değil etrafında bulunanlardan birine sorulduğunu zannederek etrafına bakınır.
Paşa, "Babacığım size soruyorum!" diye tekrar eder.
İhtiyar tereddütle kendi kendini işaret eder:
-Bana mı soruyorsunuz Paşa Hazretleri?
-Evet, Babacığım sana soruyorum. Sen hangi millettensin?
İhtiyar yavaş yavaş ayağa kalkar. Elini avucunu ovalar, kekeleyerek: .
-Ben Paşa Hazretleri, ben Paşa Hazretleri
ben haşa huzurdan Türküm
, der. Paşa gülercesine konuşur.
-
Be babacığım, bu memlekette Türk olmak, Türküm demek suç mudur ki, böyle konuşuyorsun. Ben de Türküm.
İhtiyar koşarak Paşanın yanına gelir, yerden bir temenna ile eteklerine ellerine sarılarak hem öpmek ister, hem de "
Sahi mi Paşa Hazretleri sen de Türk müsün
Paşa Hazretleri,
Türk'ten Paşa olur mu Paşa Hazretleri?"
diyerek Ahmet Vefik Paşa'nın elini öper, Paşa, "Babacığım
Paşa olmak ne ki. Yedi cihana baş eğdiren Padişahlar da Türk'tür
, anladın mı?"
*****
Türkiye Cumhuriyetinin banisi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin karakterine, çalışkanlığına, zekasına, birlik ve beraberliğine güvenmiş bir insandı. O ruhu yakalamış, tam bir yorgun savaşçı olan Türk milletini yeniden ayağa kaldırarak, bütün dünyanın çılgınlık olarak kabul ettiği bir işi yani milletin hürriyet ve istiklalini yeniden kazanmak için ölümüne bir mücadele kararı vermesine sebep olmuştu.
Bu karar ve o karara sebep olan kişiliği olmasaydı, ne olurdu bugün halimiz? İşin o tarafını ne düşünen var, ne de aklına getiren!
Mustafa Kemal Atatürk'ün Türklük'le ilgili bazı sözlerini sizlerle paylaşıyorum;
"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."
"Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz."
"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir."
"Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır! Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."
Bakmadan Geçme