Sille yolları taşlı, Sillenin gözü yaşlı!
Sille yolları taşlı, Sillenin gözü yaşlı! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Yokuş dendiğinde milletin aklına hep Akyokuş gelir. Kargadan başka kuş, Akyokuştan başka yokuş tanımam diyenlerin kulakları çınlasın bu arada!..
Son günlerin bilindiği halde, dile getirilmeyen, getirilse de kaale alınmayan, araya kaynayıp giden, esamisi bile okunmayan bir yokuşu var.
Gidişi yokuş, gelişi yokuş!
O yokuş
'Sille yokuşu!'
Sille yolları taşlı, Sillenin gözü yaşlı!
Öyle de kimin umurunda sevgili okurlar!
Silleye o kadar gidip gelen insan ne o yokuşlardan, ne o yol çilesinden, ne o toz topraktan dem vuruyor!
Millet çileye mi yanık, çileye mi sevdalı bilmem!
Çilenin sonunda Sille varda, ondan mı bu katlanış, ondan bu aldırmama ve vurdumduymazlık?
Sille yolu kapalı değil elbet.
Açık olmasına açık amma, ne siz sorun ne biz söyleyelim.
Silleye ulaşabilmek için, Kombassan Villalarından geçmeniz gerekiyor
Bu villalar neredeyse tarihi eser oldular!
Çatlayanların, patlayanların, yarılanların durumu bundan yıllar öncesinde yazıldı, çizildi, bu binaların oraya neden ve niçin yapıldığı üzerine türlü-türlü yorumlar yapıldı.
Sonra tamirler başladı, yerleşenler, oturanlar oldu, bahçelerde iğdeler, güller açtı. İğde çiçeklerinden ve güllerden kokuların yayıldığı, adı konmamış, bir yıldır adı
'Sille caddesi'
olarak anılan dar, virajlı, yolu bilmeyenlerin karşıdan gelen araçlarla neredeyse kafa kafaya geldiği bir cadde!
Çıkışı yokuş, dönüşü yokuş!
Kombassan Villaları nerede, nasıl bir yer diye merak edenler için, bugünlerde Silleye gitmenin tam zamanı!
Özellikle sevgili Belediye Başkanlarımıza tavsiye ediyorum!
Neredeyse bir ucdan bir uca geçip gidiyorsunuz Villaların önünden.
Yolun, yol çalışmaları nedeniyle kapalı olduğunu gösteren işaretlerden hemen sonra Kombassan Villalarının girişinde başlıyorsunuz yokuş tırmanmaya, inerken lay lay lom bir iniş sonrasında kendinizi bir anda TED Kolejinin önünde buluyorsunuz!
Sonrası toz-toprak…Bir yıldan beri bitmeyen bitirilemeyen yol işkencesi…
Sille bugünlerde tozdan dumandan geçilmiyor..
'Amanın Sille, Sille, çektiğimiz Çille'
denmiş ya, Çile günleri daha dolmamış anlaşılan Sillenin.
Sillenin içi de öyle. Başlanmış ne varsa hemen hepsi yarım. Yarımlar toplandığında bir kaç tane
'tam'
çıkar sanılıyor galiba!
Birde Sille mağaraları var tabi…2015 yılının ortasında, hane gibi kullanılanları dahi var…
Mağaralara çıkılan yol patika, Konya tabiriyle çığır gibi bir şey. Diyelim ki, meraklı bir turist tur grubu mağaraları gezmeye , dolaşmaya çıksa tam mağaralar civarındayken yağmur başlasa, çamurdan ve patikanın kayganlaşmasından aşağıya inmeleri söz konusu değil. Resmen bütün tur grubu mahsur! Mağaraların sadece önünde duruyor insanlar. Kokudan, burnunu tutanlar, içeriye giremiyor.
Sille Mağaraları ile kim ilgileniyor?
Sillenin tarihi mağaralarını pislik götürüyor. Kötü kokular götürüyor. Mağaraların içi çöp yuvası. Duvarlarına neler yazılmamış neler.
Himmet Ölçmen Barajını, Sille gölü haline getirmeye çalışan Selçuklu Belediyemiz, burnunun önündeki mağaraları henüz görmemiş demek ki...
Görürler inşallah diyerek, dönüş yolculuğuna başlıyorsunuz, tozlu-topraklı yollar ve bakımsızlıktan burası neresi denecek duruma gelen ve böyle bir turizm cennetine neden sıranın bu kadar geç geldiğini kimsenin sormadığı ve merak etmediği Silleden çıkıyorsunuz yola, TED Kolejinin hemen önünden bir kaç saat önce lay lay lom diyerek indiğiniz o iniş, dik bir yokuş olarak karşınızda. Sille yolundaki inişli-çıkışlı yokuşlardan sonra Kombassan Villalarını ve tam içinde geçen yol demeye bin şahit olan Sille Caddesini geçip, saatler önce yokuş olarak çıktığınız yolu, iniş olarak kullanarak, düz ayak yola iniyorsunuz.
Sonrası Konya'nın turizm köşelerinden biri olarak dillerden düşürülmeyen, ancak, hüzünlü, çaresiz, bakımsız, sıra gelinceye kadar, canı çıkmış, canı çıkarılmış bir Sille kalıyor aklınızda!
Bakmadan Geçme