Beton şehrin betonlaştırdığı kalpler!

Beton şehrin betonlaştırdığı kalpler! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Beton şehrin betonlaştırdığı kalpler!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Konya'nın betonlaştığı konusu çok yazıldı, çizildi. Yaşlı Ağabeyler, bazılarının gözü daireye doymadı demekten kendilerini alamadılar.

"Dünyada mekan, ahirette iman" diye diye, dünya mekanlarını onlara, yüzlere ve dahi binlere çıkarma gibi bir gayretin içinde olunmasını anlayan beri gelsin!

Konya'da pahalı ve lüks daire merakı, şehrin içinde site yapacak yer bırakmayınca olanlar oldu!

Şehir bitti, çünkü şehirde yer bitti!

Sarayönü istikametine doğru yelken açılmış! Köy arazileri bile kapış, kapış!

Bu ne demek mi?

Şehirde cazibe merkezi yapacak yer kalmayınca, yeni cazibe merkezleri arayışına girildiği belli değil mi?

Cazibe merkezi araya araya, şehrin cazibesi diye bir şey kalmadı , kimsenin haberi yok!

Konut açılımında artık sınır tanımıyoruz. Pek yakında bazı ilçelerimiz, şehrimizle birleşirse kimse şaşırmasın!

Cazibe merkezi haline getirilen, sonradan olma, zorlama merkezler şehirde cazibe ve merkez kavramlarının hem cılkını çıkardı. Hemde buraya da cazibe merkezi olur mu, diyenleri haklı çıkardı. Çıkardı da, kimin umurunda!..

Bir yerin cazibesi, o cazibe alanına giren daire ve dükkanlar satılıncaya kadar diyor konu hakkında konuşanlar!

Betonlaşan, hiç bir estetik güzelliği kalmayan, bundan böyle ancak oldukça yüksek yerlerden bakarak görülebilecek yeşil alanlar, site bahçelerinin uyduruk yeşil alanlarıyla kendi kendimizi kandırdığımız mekanlara ve sitelere dönüşen bir şehirde yaşıyoruz.

Sizin site, bizim site, dokunmayın neşemize!

Şu anda kentsel dönüşüm konusunda, kantarın topuzunun kaçtığı belli olmasın diye, kantarı da, topuzunu da nerelere sakladılar bilmem!

Frene basmak gibi bir niyet olmayınca tam gaz gidiliyor!

Başkanlarımızın neredeyse her ay açıkladıkları yeni cazibe merkezleri, betonlaşan, yeşil alan bazında parklaşamayan, ancak, şehri otopark haline dönüştüren bir projenin kilometre taşları gibiler!

Çok değil, bir beş sene daha geçsin..

Sonra hep birlikte

"Konya neresi?"

diye sormaya başlayacağız.

İnşaatçı ve inşaat tandanslı Başkanlarımıza da, bu yakışırdı diyeceğimiz günler inanın çok uzakta değil!

Madem bu kadar inşaatlara heveslisiniz. Madem inşaatlara doyamadınız!

Konya'da, herkesin rahatlıkla oturabileceği, satın alabileceği sosyal konut projelerine neden önem vermediniz?

Deliler gibi cazibe merkezleri, site yerleri arayıp, arayıp, temel atmalar, açılışlar yapanlar sizler değil misiniz?

Sizlere, dünyanın oyunu verdi bu insanlar. Bu insanlara hiç mi vefa borcunuz, hiç mi gönül borcunuz yok!

Belli ki, çalışmadığınız yerden gelen bir soru bu!

Ben bilmem, TOKİ bilir demek marifet değil!

Hatıp-Gödene uğurlar olsun gidene denildiği halde, Gödeneye TOKİ Konutları yapıldı!

Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesekte, gelmesekte, o köy bizim köyümüzdür demeye yarayan bir toplu konut hamlesi.

Gödene 23 kilometre, yarın bazı benzerlerini de Sarayönü'ne doğru yaparsınız, orası da çok yakın! 40 kilometre kadar!

Betonun, betonlaşan şehrin kalpleri betonlaştırdığı, içine çimento kaçan kulakları sağırlaştırdığı bir şehir mi istiyordunuz? Alın size betondan bir Konya...

Betonlaşma, şehrin tarihi dokusunu da, yeşilini de, kapattı, kapatıyor. Başkanlarımız hiç durmadan cazibe merkezi temeli atıp, bir yandan da açılışlarını yapıyorlar.

Bu şehrin çevre ve şehircilik uzmanları, şehircileri, peyzajcıları, mimarları! Sizlerinde mi, kalpleriniz betona yenik düştü?

Bakmadan Geçme