Mehmet Hançerli

CHP'de yargı depremi

Mehmet Hançerli

Bölge İdare Mahkemesi ana muhalefet partisi ülkemizin en köklü ve ilk partisi ile alakalı bir mutlak butlan kararı verdi. Hatay eski belediye başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş bir CHP'li olarak 38. genel kurulda yapılan usulsüzlüklerle alakalı genel kurulun iptali için bir dava açtı. Uzunca bir süreçten sonra idari mahkeme 38. CHP genel kurulu ile ilgili mutlak butlan kararını verdi. Zira davayı açan Lütfü Savaş tarafından delilleriyle, belgeleriyle bir sunum yaptı.

Burada en önemli olan 38. genel kurul sonrasında yapılan tüm atamaları, kongreleri de mutlak butlan içine aldı. Yani yok hükmünde saydı. Bu süreci eğer eni konu yaparsanız mahalle temsilcisinden tutunda Belediye Başkanına kadar varır.

Asıl olan bundan sonraki süreç. Kılıçdaroğlu karşıtı CHP'liler gözünden bakarsak 13 seçime girip kaybeden bir Kılıçdaroğlu diyorlar. Yanlış aday tercihlerinden dolayı kaybedilen 38 milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı partilerin kanayan yarası. Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde hiç bu kadar avantajlı girilemeyen bir seçim.

Kemal Kılıçdaroğlu bunca başarısızlığa rağmen mutlak butlan kararı alındıktan sonra görevi eski yönetime verilmesi akabinde görevi kabul etmemeliydi diyorlar. Partiyi kutuplaşmaya ve kaosa sürüklüyor diyorlar. Daha nice yorumlar. Sarayın adamı söylemlerinde bulunanlarda çoğunlukta. Halbuki Sayın Cumhurbaşkanına en fazla tazminat ödeyen liderde sayın Kılıçdaroğlu.

Mutlak butlan kararından sonra yönetimin tekrar verildiği Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin gözleri ile baktığımızda durum farklı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun büyük bir emek harcayıp tamamen kendi kafasına uygun yerleştirdiği delegeler ani bir u dönüşü yaptı. Önceden de vurguladık. Olmayacak işlem çözümü, elektronik cihaz hediyesi, aş ve iş dağıtımı ve farklı tehdit politikaları ile Kılıçdaroğlu delegeleri ayıptır söylemesi satın alınmış ve Kılıçdaroğlu seçimi kaybetmiştir. Üstelik kendi atadığı adamlar marifetiyle.

CHP kongrelerinden alışkınız. Demokrasinin tavan yaptığı parti kongrelerinde sandalyeler havada uçuşurdu. Çağ atlanmış olmalı ki aynı kaos ve kavga görüntülerinin çok büyük ebatlısını CHP Genel Merkezinde gördük. Sosyal Demokrat bir zihniyeti temsil eden bir partide partililer CHP Genel Merkezini talan ediyordu!

Bölge İdari Mahkemesi kararını verdikten sonra polis ve biber gazı marifetiyle genel merkez İmamoğlu ve Özel ekiplerinden temizlenerek Kılıçdaroğlu ekibine teslim edilmiştir. Pek bir anlayamadık ama Sayın Özgür Özel elinden CHP Genel Merkezi alındıktan sonra Bugün Millet Meclisine yöneldi. Orada kendisine uyum adına verilen Grup Başkanlığına mı terfi etti.

Daha nahoş bir görüntü. Mutlak butlan kararı kendisine tebligat yapılan Bölge İdare Mahkemesi kararını kameralar önünde yırtarak masaya bırakın kendisi okusun diyor. Mehmet Moğoltay Adalet Bakanı iken saygı duyduğunuz mahkeme kararlarını ne değişti de yırtıyorsunuz. Bunun anlamı nedir? Yoksa mahkeme kararları sizin aleyhinize olunca yırtmanız mı gerekir?

Kısa bir anekdot Konya. Milletvekili ayrı, gençlik ayrı, il yönetimi ayrı telden çalıyor.

Genel Merkez yetkisi alan Kılıçdaroğlu her ne kadar girdiği tüm seçimleri kaybetse de siyaseti bilir. Zira 38. genel kurul kendisine çok şey öğretmiştir.

İmamoğlu-Özel yandaşlarının tek bir isteği var. 45 gün içinde genel kurula gidilsin öyle mi! Yahu siz Kılıçdaroğlu’nu bu kadar saf mı sanıyorsunuz? Anadolu’da bir tabir var "Deli sedire bir kere geçer" diye. Oh ne ala senin seçtiğin delegelerle 45. gün

Kılıçdaroğlu tecrübe sahibi. İlk iş genel merkez binasını aldı. Partinin para akışını engelledi. En önemli söylemi de şu "Uygun olan zamanda Kurultay yapılacak" Peki bu nedemek! Partinin mahalle temsilcilerinden, ilçe ve İl Başkanları ve yönetimlerinden tutun baştan aşağı bir yenilenme. Dahası mı yeni delegelerle Kurultayın yapılması.

CHP'nin adı soruşturmalarda geçen partinin her kademesindeki gönüldaşlarının aklanana kadar üyeliklerinin askıya alınması. Doğru mu? Doğru tabii ki. Aksi takdirde CHP’nin başka türlü temizlenmesi, tekrar vatandaşın güvenini sağlaması mümkün mü?

Bakmayın şimdi tekil söylemlere. Artçılarla birlikte Kılıçdaroğlu ekibine katılımlar çoğalabilir. Kılıçdaroğlu da yeni ekiple, yeni delegelerle en erken 1 yıl sonra Kurultaya gider.

Buna karşı çıkan eski yönetim yeni bir sosyal demokrat parti kurar mı?

Neden olmasın!

Yazarın Diğer Yazıları