Mehmet Hançerli

Meyve ve sebze bereketi

Mehmet Hançerli

Rabbimin nimetinden sual olunmaz. Yaratanın emri ile oluyor tüm olanlar. Yöresine ve mevsimine göre malik olanın adalet terazisine göre dağılıyor her şey. 2025 yılında özellikle Konya’mızda bir bereket eksiği vardı. Yedirmeyen Allah yedirmez derler. Geçen yıl meyveleri bir soğuk vurdu. Daha önceden de yazmıştık. "Kork april'in (nisan) beşinden, öküzü ayırın eşinden" derlerdi. Geçen seneki zirai don olayından sonra bazı meyveler hariç (dut gibi) genelde tüm meyveleri don vurdu ve meyve yiyemedik. Ceviz, kayısı ve diğer meyvelerin fiyatları zirve yaptı.

Yıl 2026 ve meyve ve sebzede bir baharı yaşamaktayız. Hamdolsun bereket ziyadesiyle var. Mevsimler ileriye kaydı diyenler var, değişti diyenlerde var. Yazıyı kaleme almadan önce meslek ehli insanlarla görüştük. Maşaallah istisnasız bütün meyvelerde bir bolluk ve bereket var diyorlar.

Daha önemlisini vurgularsak yeraltı ve yer üstü sularımız fazlasıyla var. Kuruyan Akşehir gölü dahi su tutmaya başladı. S.O.S veren Beyşehir Gölümüz azda olsa rahatladı. Apa, Altınapa, Avşar ve Bağbaşı barajlarındaki su seviyeleri barajların en üst seviyesinde. Yani nebadatı sulayacak, onlara hayat verecek su rezervleri de fevkalade.

Kuruyan pınarlar akmaya başlamış. Akarsuların debileri yükselmiş. En önemlisi yeraltı su seviyeleri de yükselmiş. Özellikle kıraç'a ekin eken çiftçilerimiz daha bir iştahlı. Eskilerden nisanda bol yağmur, mayısta da en az bir sefer yağmur kurtarırdı. Şimdilerde haziran ayına girmişiz hala azda olsa yağıyor elhamdülillah.

Rabbim inşaallah lütfundan kereminden, dilsiz hayvanların hürmetine rahmetini indiriyordur. Verem’ine şükür. Çiftçi kardeşlerimiz rahmetin bereketinden dolayı bu yıl rekoltenin yüksek olmasını bekliyorlar. Hem de geçmiş yıllara göre daha az bir harcama ile tarım girdilerini daha az ödeyecekler.

Bağ bahçe işleri ile uğraşan, peyzaj işi yapan bahçıvanlar geçen sene mayıs başında çim ve bahçe sulama işlemi bu sene haziran başında daha yeni başlattılar.

Ağaçlar hem meyve, hem de sürgün açısından daha bir iştahlı maşaallah. Su bağlamında da şehir şebekesi, gölet ve akan sular, köylerde ise yeraltı suları iştaha gelmiş. 2026'da bereket var. Bizlere düşen de tüm botanik ürünlerinin nebadatın bakımını yatmak. Suyu, gübresi, çapası, ilaçlanması ve diğer zirai faaliyetleri yapmak.

Gelelim sebze yetiştiricilerine. Dikkat ettiniz mi 2025 yılına göre 2026'da sebze ekimi ve fide ile tanışma yaklaşık 1 ay gecikmeli oldu. Tanıdığımız ziraatçılar illaki toprağın ısınması lazım diyorlar. Toprak ve havalar ısınmadan erken ekilen, dikilen fideler ve tohumlar ortam ısınana kadar yerinde sayıyor. Yine ziraat ehillerinin ifadesi sebzelerin belli bir ömrü var diyorlar. 2,5, 3 ay gibi. Erkende ekseniz geçte ekseniz değişmez. Fideden alacağınız verimde değişmez diyorlar.

Saptamalar için müsaadenizle bir örnek verelim. Yıl 2004. Karatay Belediyesinin eski hobi bahçesine (şimdiki Şehir Parkı) 300 ilave bahçe daha yapıldı. Ancak mevsim itibarıyla biraz geç kalındı. Hiç unutmuyorum ben ve diğer bahçe sahipleri geç ekim yapabildik. 7 Haziran da fideleri diktik. İnanın o topraktan öyle bir verim almadık. Rabbim verdikçe verdi. Fasulye toplamaktan yoruldu insanlar, yine mi demeye başladılar.

Cemre önemli tabi ki. Önce havaya, sonra suya, sonrada toprağa düşer derler. Lâf aramızda bu sene toprağa düşmeyi unuttu, atladı diyenler çoğunlukta.

Rabbim yedireceğini helalinden versin. Kullara düşen sebebini işlemek. Ülkemizin bazı meyve bahçelerini dolu vurdu. İnsanımız bu kez de dolu sınavında. Bereketin çarşı pazara yansıması başlamış sanki. Meyvelerde bu düşüş, bariz görülmekte.

Sebzelerde de aynı bereketin, pazar çantalarına, filelerine yansımalarını da birlikte görürüz inşaallah.

Kullara düşen üretim için gerekenin yapılması, akabinde de şükür.

Bereketli olsun efendim.

Yazarın Diğer Yazıları