Mehmet Hançerli

Dünya kupasının ardından

Mehmet Hançerli

Üç farklı ülkenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bir futbol dünya kupası. Sürprizlerle dolu bir turnuva diyebiliriz. İtalya gibi dünya kupasını dört kez kazanıp ülkesine götüren bir takım katılamadı. Yine aynı şekilde önceki yıllarda dünya futbolunda bir ekol haline gelen Almanya ve Brezilya elendiler ve gittiler.

Eskilere gittiğimizde çok farklı ve enteresan skorlar görürdük. Futbol tiryakileri bilirler. Almanya’nın Brezilya'yı 7-1 mağlup ettiği maç. Eski yıllardaki şampiyonalarda futbolda estetik vardı, gol vardı, farklı skorlar vardı. Bu gurubun öncülüğünü yapan Brezilya ekolü yıkıldı. Nasıl olduysa, niçin olduysa bir katı defans, kontratak futbolu bütün bilinenleri unutturdu. Bu akımın öncülüğünü de İtalya yaptı. Katı defans, uzun paslarla bulunabilirse bir iki gol at, amiyane tabirle üzerine yat.

Son olarak da oyun disiplini diye bir kavram geliştirdiler. Doksan dakika oyun disiplininden hiç kopmadan futbolun oynatıldığı bir sistem. Bu ekolü de Almanlar icat etti galiba. Kişisel becerilerden ziyade takım, sistem ve fizik ağırlıklı bir futbol.

2026'da futbol şöleninde siyasilerin söylemleri dahil bir farklı durum söz konusu idi. Sayın Trump her zaman ki gibi düzeltmelere maruz konuşması ile İtalya Başbakanı rica etseydi İtalya'yı turnuvaya aldırabileceğini ifade etti. Sayın Başbakan Meloni de "Biz bu kupayı 4 kez aldık. İtalya’nın müzesinde kupa var. Sayın Başkan enerjisini ABD için kullansın alabiliyorlarsa kupayı alsınlar deyiverdi. İnsan bir şey söylerken duyacağını hesaba katmalı!

Dünya kupasının ev sahiplerinden biri olan ABD'nin ben daha fazla varlık gösterebileceğini tahmin ediyordum. En azından yarı finali görür öngörüm vardı. Ancak İtalya ile dalga geçip ironi yapan Trump'ın takımı Belçika gibi bir takıma 4-1’lik farklı bir skorla yenilerek şampiyonaya erken veda etti. Demek ki herkes kendi mesleğini icra etmeli ki başarılı olsun. O zaman ABD kendi adını taşıyan ve tamamen görsellikten çok fizik gücüne dayalı Amerikan Futbolu alanını tercih edecek.

Burada en çok üzülen ve büyük hedefler koyan, kupa ümidi ile gelen mağrur bir İngiltere gördük. Fizik var, boy var, kısmen takım oyunu var ancak sonuç yok. Yarı final maçında Arjantin’e karşı bir 5 dakika daha dayanamadılar. Messi'nin şefliğindeki Arjantin, isimleri bir tarafa oyuna sonradan giren 22 ve 24 forma numaralı adamlar tarafından sonuca gitti. 39 yaşındaki Messi de hala bu işi biliyormuş hem de en alası ile! İngilizler bu senede kupaya uzanamadılar ya bundan sonrada zor görünüyor!

İspanya futbolun duayeni. Yarı final maçında teknik bakımından yetenekli futbolculardan kurulu Fransa İspanya futbolu karşısında çaresiz kaldı. Net bir skorla 2-0 yenilerek turnuvaya veda etti. Pardon 3.lük 4.lük maçına çıkma hakları var.

Yeni futbol oyununda galiba defansı sıkı tutup, oyun disiplininden hiç kopmadan, fiziki üstünlüğü kaptırmadan yetenekli bir iki oyuncu ile sonuca gitmek var. Birazda futbolcu kas yapısı ve kumaşı lâzım. Türkiye’de Karadeniz insanının fiziği ve kas yapısı bir ayrı.

Dünyada ve Avrupa’da da İspanya, Portekiz insanı futbol için daha mı elverişli. Zaten Brezilya, Arjantin ve civar ülkelerdeki insanlar İspanya, Portekiz kökenli değiller mi! Öyle tabii ki.

Her iki takımda finali tam manası ile hak ederek geldi. Oyun düzen ve sitilleri aynı. Messi, ve kurtarıcılar bile aynı.

Ama iki tane kupa yok ki!

Birisi alacak.

Yazarın Diğer Yazıları