Mehmet Hançerli

Sırada kimler var!

Mehmet Hançerli

Absürt gündemler düzenimizi bozuyor. Yılların ihmali neticesinde birbirini körükleyen sorunlar kartopu misali döndükçe çoğalıyor. Sonrasında elini taşın ya da kartopunun altına koyanların elini kolunu, bazen de gövdesini kırıp geçiyor.

Belediyeci olmamız münasebetiyle müsaadenizle bir kaçak inşaat benzetmesi veya örneği verelim. İnsanlar mer'i kanunlar çerçevesinde, legal kurallar içerisinde, yönetmeliklere de uygun inşaata başlarlar. Yapılacak olan yapının taban alanı, inşaat alanı, ön, yan ve arka bahçe mesafeleri bellidir. Bütün faaliyetler ve inşaat yapılır ve ruhsatlandırılır. Sonrasında kimsenin kimseye diyeceği kalmaz.

Tersinden gidelim. İnsanlar illegal bir şekilde, yasa ve yönetmelikleri hiçe sayarak hiç bir kurala uymadan ruhsatsız bir inşaata başlar. Kat yüksekliği mi? Allah ne verdiyse. Allah’ın göğünü kuldan mı kıskanacak?

İşte ondan sonra problemler başlıyor. Şikayetler, CİMER, kul hakları derken bu sefer kem davranışlar kartopu misali büyüyor da büyüyor. Sonrasında el, kol, gövde ve bütün vücut inşaat alanına gömülüyor.

Nereye geleceğiz. Şu memlekette herkes kendi işini yapsa problem kalmayacak. Siyaset yapacaksan kendi kulvarını seçeceksin, hayır hasenata kendini adayacaksan ona göre kulvarını seçeceksin. Ama kimse bunu tercih etmiyor. Vatandaşın yumuşak karnı vicdan. Fakire fukaraya el uzatmak. Yumuşak karındaki menfaatleri toplayarak, siyasi destek argümanını da kullanarak kendi cemiyetimizi, derneğimizi, vakfımızı, adı neyse cemaatimizi kollayarak idarede yer alalım.

Geçen haftalarda yaşadık. Geçmişi de pek aydınlık olmayan bir sözde ses sanatçısı milyonları götürmedi mi? Sanatçı yarenleri depremde devlete güvenmeyip "ahbap"a milyonları akıtmadılar mı? Adam mahir. Milyonları iç etmiş. Her türlü oyunları oynamış, içeriye de tıkılmış.

Gelelim cemaat, cemiyet, vakıf vb. kuruluşlara. Önceleri iyi niyetli, iyi kurallar çerçevesinde kurulan bu tür organizasyonlar sonradan şekil değiştiriyor. Bu tür cemaatlerin özü hayır işleri ve memlekete insan yetiştirmek olmalı. Halbuki her türlü siyasi ve ticari işlerde bu tür cemaatler cirit atıyor.

Felsefe şu! Önce cemaatin bina ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması. Palazlandıktan sonra siyasilerle dirsek teması başlıyor. Tüm siyasi partilerin yönetimlerine adam sokulması, yerel yönetimlerde etkin olmak ve tamir, tadilat işlerinin yürütülmesi için belediye meclislerine üye konulması. Dahası ve sonrasında daire amirlerine, müdürlüklere cemaatin sempatizanlarının yerleştirilmesi. Sonrası belediye başkanlığı, milletvekilliği ve en son durak "MEMLEKET İDARESİ"nin ele geçirilmesi.

Yedirmezler kardeşim. Vakti saati geldiğinde 251 şehit verilir ama memleket idaresi hainlere teslim edilmez. Cemaatler kıta sahanlıklarının dışına çıkarak siyasi ve ticari faaliyetlerde bulunmamalı. Sucuk üretmek bir cemaatin işi olmamalı.

Cemaatler büyüdükçe devasa bir güç ve maddi imkan oluşuyor. Sonrası mı? Güç oyunu bozuyor. Bu sefer cemaat yöneticileri birbirlerine giriyor. Şu tapu senin bu tapu benim! Tapunun aslı kimin nereden geldi bilen ve düşünen yok!

Cemiyet ve cemaatlerden nice müdür, belediye başkanı, milletvekili, bakan, kaymakam ve valiler gördük. Devlet bunların tek tek seceresini tutar. Belki devletimizin ihmali kaçak inşaat son noktaya gelene kadar görememesidir. Ancak öyle değil görür ancak illegalitenin olgunlaşmasını mı bekler acaba?

Klasik bir cümle gibi ama tamamıyla kimsenin yaptığını yanına bırakmaz belki yarına bırakır. Avrupa’nın göbeğinde 70 milyon Avroluk devasa bir bina yapacaksın öyle mi! Size o binanın yapılmasına göz yumanların Türkiye üzerinde kötü emelleri var mıdır. Varsa sizde cemaat adı altında onların değirmenine su mu taşıyorsunuz.

Bir cemaatten çıkarlar doğrultusunda üç farklı versiyon çıkıyor. Ondan sonrada mahkemelik.

Beyler bu aziz devlet "Ağrı dağının eteğinde koyun otlatan çoban kardeşimizin aklından geçenleri bilir" Ona göre önlemini alır. Tabii ki vakti saati geldiğinde.

Herkes işini yapsın. Bildiği işi yapsın. Legal yollardan yapsın.

Siyasi argümanları kullanarak kartopunun büyümesine aldanmayın. Aziz devlet gereğini yapar. Sıkıntı etmeyin.

Sırada olan varsa, bilmeyiz akıllı olsunlar. Devletle oyun oynanmaz.

Devletin kurallarına uyulur. Uymayanlar uydurulur!

Yazarın Diğer Yazıları