Derler ya şeytanın kulağına kurşun. Son iki yıldır ülkemizde ve çoğunlukla belli bölgelerimizde terör faaliyetleri tamamen durdu. Nice genç yaştaki memleket evlatlarını terör belâsına kurban verdik.
Savunma sanayideki atılımlar ve Türkiye’nin kararlı tutumu sayesinde terörle mücadelede çok yol katedildi. SİHA’lar için dahi Kanada’nın yazılımına ve İsrail’in makinalarına muhtaçtık. Yazılımı elinde bulunan bir SİHA'ya ne kadar güvenebilirsiniz ki!.
Ülkemiz kararlı tutumu ile başka harcamalarını birazda kısarak silah sanayinde çok önemli atılımlar yaptı. Gece görüşü olan ve ısıyı algılayan dijital kameralar ile İHA ve SİHA’lar da dünyada ilkler listesine girdik. Dolayısıyla terörist mağarasından başını gösterdiği anda en son silah teknolojileri ile TSK başında bitiyordu.
Devletimizin çok özel ve gizli istihbarat birimleri direkt olarak bir uyum içerisinde çalışarak yurt içi ve yurt dışındaki hedefleri bir bir tespit ediyor. Sonrasını duruma göre F-16 duruma göre SİHA’lar ile gereği yapılıyor. Suriye ve Kuzey Irakta girilemez denilen yerlerde dahi terör noktaları ve hedefleri bir bir yok edilerek gereği yapılıyor. İnsanın aklından geçmiyor değil. Bu günkü silah teknolojisi 40-50 sene önce elimizde olsaydı durum ne olurdu, veya neler olmazdı?
Şu anda İsrail’in kudurduğu noktada Türkiye’nin elinde olan ve envantere giren silahlar. Bu ezeli İslam düşmanları metrelerce duvarı delen roketleri de, HÜRKUŞ'u da, Kaan'ı da ve uzun menzilli füzeleri de bizden iyi biliyorlardır. Onun için ABD'nin Türkiye’ye satabileceği F-35'lerden çok adamlar Türkiye'nin kendi ürettiği Kaanları çok iyi biliyorlar ve onun için tedirginler.
Şimdilerde CHP ve Yeni Parti gündeminden çıkıp devletin yeni gündemine geçmek lazım. Adı üzerinde "Devlet Gündemi" Daha önce sivil toplum kuruluşları ve Dem partisi ile yapılan görüşmeler doğrultusunda "terörsüz Türkiye" gündeminde belli bir anlaşmaya varıldı. O gün bu gündür taraflar sözünde duruyor. Terör örgütü PKK'nın temsilî silah yakma gösterisi dahil iki senedir bir terör olayı yaşamadık hamdolsun.
Şimdi "Terörsüz Türkiye" söylemini hayata geçirmek adına bu işin yasal zeminini oturtma aşamasına gelindi. Önceki haftada 360 milletvekilinin imzası ile ilk imzayı da MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçelinin atması ile "Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası" meclise sunuldu. 6 Ağustos saat 14:00'de de sayın Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanlığında bir görüşme gerçekleştirdiler. Konuşulan konular kamuoyu ile paylaşıldı mı Hayır bizim 2000 yıllık bir devlet geleneğimiz var. Biz başkalarının boyunduruğuna girmeden hep kendi devletimiz bünyesinde yaşayan bir toplumuz. Dolayısıyla vakti, saati geldiğinde kamuoyu ile paylaşılır.
Devlet bey çok önemli şeyler söylüyor. O kadar okkalı ve ağır sözler ki.
Demirtaş Evine
Ahmetler Görevine
Öcalan Umut Hakkına kavuşmalıdır.
Aynı bahçeli "Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz bölgenin huzura kavuşmasıdır.
Peki, şu andaki Mer'i kanunlara göre Demirtaş, Ahmetler ve Öcalan’ın bu söylenenleri yapması mümkün müdür? Tabii ki değil. Türkiye ve parlamento çok akıllı hareket etmelidir. Özellikle milliyetçi kökenli olan muhalefet siyasi partilerine koz vermemek gerekiyor.
Kardeşlik hukuku içerisinde tüm kesimlerin memnun kalacağı ve kalıcı barışın sağlanacağı bir yasal düzenleme yapılabilir. Türkiye’mizin ileride süper güç olma yolunda bu tür adımların ivedilikle atılması gerekiyor.
Parlamentonun güllerinden rahmetli Sırrı Süreyya Önderin tabutuna Türk bayrağı sarılarak defnedildi. Allah rahmet eylesin.
Hafızasını yoklayanlar vardır. Birazda yaş gerekli galiba. Öcalan Afrika’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiğinde önemli bir laf etmişti. Türkiye’ye bir hizmetimiz varsa yaparız diye.
Bayrak bu coğrafyada yaşayan herkesin bayrağı. Birlik bütünlük içerisinde dış güçlere karşı dik durabilmenin birleştirici unsuru zaten.
Dolayısıyla rahmetli Sırrı Süreyya Önder gibi herkesin tabutuna şanlı bayrağımız asılabilir mi?
Göreceğiz inşaallah.