Geçen hafta içerisinde siyasette farklı bir gelişme yaşandı. Benim çok uzun bir zaman diliminde görmediğim bir olay gerçekleşti. Gelecek Parti siyasetten çekildiğini ve partinin feshedildiğini açıkladı. Geçmişte bir genel başkan parti yönetiminden ayrıldığında emaneti bir arkadaşına devreder ve kenara çekilirdi. Bunu İYİ partide yaşadık BBP'de yaşadık. Örnekleri çoğaltabiliriz.
Kendini fesheden partinin genel başkanı eski bir Başbakan ise ve Konyalı ise üstelik Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ise dikkatimizi çekiyor.
Geçmişe dönüp bir baktığımızda nelere şahit olmadık ki! MKYK üyelerinden 50 tanesinin 47 tanesi sayın Davutoğlu’nun aleyhine imza vermişlerdi. Hem de sayın Başbakan yurt dışında iken! Davutoğlu’nun partinin onca ağır toplarına rağmen tercih edilerek sayın Cumhurbaşkanı tarafından Başbakan olarak atanmasından gurur duyduk, onurlandık.
Davutoğlu’nun Başbakanlık döneminde partinin aldığı oylarda da zirve yakalanmıştı. Ancak sonradan bazı nahoş uygulamalar görülmeye başlandı. Başbakanlık koridorlarında görevden almalar başladı. Sanki başka bir parti yönetime gelmişçesine. Parti aynı parti. İktidar aynı iktidar. Değişen ne oldu da farklı uygulamalara gidildi. Sayın Cumhurbaşkanında ahde vefa vardır. Karşıdaki insan emanete halel getirmedikçe kolay kolay bırakmaz. Ve onu mertebelerin en yücesine çıkartır. Ancak ihanet gördüğü anda da zirvedeyken avucunu açıverir. Sonrasını o kişi beton zemine çakılır!
Partinin sahibi halktır. Ancak kurucusu bellidir. Liderler tüm dava arkadaşlarının idareci konumunda olanların fikirlerini alır, eler ve çıkan sonucu uygular. Bunca yıl partiye emek vermiş bir genel başkana ayar vermeye kalkarsanız, ayar yersiniz. Fabrika ayarlarına dönmeniz dahi sizi kurtarmaz. İdarecinin atadığı insana "benim artık bu kişiyle konuşacak bir durumum kalmadı" dedi mi! Dananın kuyruğu o zaman kopar.
Ayrıntıya girmeden hemşehrimiz sayın Davutoğlu görevden alınınca çok güzel açıklamalarda bulundu. Partimin yanındayım, benden parti aleyhine bir laf duymayacaksınız dedi. Hatta Konyalı hemşehrilerimizi teskin etmek adına Konya'ya gönderildi. Buraya kadar her şey normal ve seyrinde gidiyordu.
Sonrasında ne oldu bilemedik. Hükümette başbakanlık görevi yapmış sayın Davutoğlu Ak Partiye eleştirilerin dozunu artırdıkça artırdı. Sanki eleştirilerini artırdıkça partisine oy devşireceğini sandı. Hele bir demeci var ki yenilir yutulur değildi. "Ben bildiklerimi söylesem yer yerinden oynar" Sayın Davutoğlu Partinin yetkili kurullarında yaptığınız istişareler sonucunda Gelecek Partisini feshettiniz.
O zaman söyledik şimdide söylüyoruz. Şu anda parti lideri falanda değilsiniz Allah aşkına şu bildiklerinizi halka bir arz edin de yer yerinden oynayacak mı? bir bakalım.
Sayın Davutoğlu görevden alındığında bu işin faturası Konya'ya, Konyalıya çıkar demiştim. En yakınlarımız dahi olmaz öyle şey niçin çıksın dediler. Peki kısmen de olsa becerilemeyen bir parti yönetimi ve Başbakanlık deneyiminin faturası kime çıkmıştır? Konya’ya çıkmış mıdır?
Eski Gelecek Partisi milletvekilleri şimdi muhtemelen bağımsız konuma düştüler. Yeniyol Meclis gurubunun tam 20 milletvekili vardı. Ayrılan olursa gurup düşer. Ancak Yeni Parti imdatlarına yetişecektir!
Siyasette kafamıza takılan bir soru. Gelecek Parti ve Deva Partisini kuruluş aşamalarında aynı çatı altında birleştirmeyen güç neydi ve kimdi.