• Haberler
  • Konya
  • TYB Konya'da hat sanatının üstadı anlatıldı

TYB Konya'da hat sanatının üstadı anlatıldı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, Karatay Belediyesi'nin katkılarıyla şehrin kültürel hafızasında yer eden isimleri ağırladığı 'Konyalı Onlar' program dizisi kapsamında bu hafta, dünyaca ünlü Hattat Hüseyin Öksüz anlatıldı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesinde “Konyalı Onlar” program dizisi kapsamında bu hafta, dünyaca ünlü Hattat Hüseyin Öksüz anlatıldı. Programın başında Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan da katılımcıları selamlayarak böylesi anlamlı bir vefa programının önemine dikkat çekti. 

Program, Prof. Dr. Murat Okumuş’un sunumuyla, Abdurrahman Depeler ve Seyit Ahmet Depeler’in düzenleyiciliğiyle; Hattat Hüseyin Öksüz, Tahir Güçlü ve Kuddusi Doğan’ın konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirildi. Programda TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, eski Baro Başkanı Hasip Şenalp, Prof. Dr. Ahmet Çaycı Prof. Dr. Nimet Yıldırım, Prof. Dr. Nuri Şimşekler ve çok sayıda akademisyen ile sanatsever hazır bulundu. Programda geleneksel sanatlarımızın dünü, bugünü ve Hüseyin Öksüz’ün sanat serüveni samimi bir atmosferde ele alındı.

TYB Konya'da hat sanatının üstadı anlatıldı

Ebedi boyutuna dikkat çekti

TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, açılış konuşmasında Hüseyin Öksüz’ün hocası Hamit Aytaç’a dair bu etkileyici hatırayı paylaşarak hat sanatının ebedi boyutuna dikkat çekti. “Hattat Hamit Aytaç talebelerine pek ölümden bahsetmezmiş. Bir gün talebeleri şaşırmış; hocaları ‘Artık ölebiliriz’ demiş. Sebebini sorduklarında ise; ‘Dün rüyamda talebem Hattat Halim’i gördüm. Öyle güzel bir cennet bahçesindeydi ki, sular akıyor, kuşlar cıvıldıyordu. Halim orada durmadan, seri bir şekilde yazıyor, yazdıklarını kenara atıyordu. Anladım ki bize cennette de yazma işi devam ediyor. Dolayısıyla artık ölebilirim, orada yazmaya devam edeceğiz’ şeklinde cevap vermiş.” dedi.

Manevi Mesaj

Hattat Hüseyin Öksüz, sanat hayatındaki en unutulmaz anılarından biri olan ve Avustralya’daki cami süslemeleri sonrası gördüğü manevi rüyayı, “Avustralya’daki caminin yazılarını bitirdiğim günlerde uçağa bindim. Türkiye’ye dönerken uykuda bir rüya gördüm; rüyamda Sidney’deki camide yazı tasarladığım odadayım. Peygamber Efendimiz kapının önünde duruyordu. İçeri girdi, yazdığım kalıplara bakmaya başladı. Ben de her haline dikkat ederek O’nu seyrediyorum; gülümsüyordu. Bana ‘Bitirdin mi?’ diye sordu, ‘Bitirdim efendim’ dedim. Yazılara bakıp ‘Çok güzel, çok güzel, çok güzel’ buyurdular. Ben bu rüyayı, Efendimiz’in (sav) bu sanatı takip ettiği ve beğenisini sunduğu şeklinde yorumladım.” sözleriyle aktardı.

Hattat Tahir Güçlü, hocası Hüseyin Öksüz’ün eğitim metodundaki nezaketi ve sanatın insan ruhu üzerindeki terbiye edici gücünü “Hüseyin hocama derse gelen talebe, bakıma girmiş bir araba gibidir. Hocamızdan sadece yazı yazmayı değil; halini, kişiliğini ve güzel ahlakını öğrendik. Bir kez bile sesini yükselttiğini görmedik. O bize her zaman; hüsn-i hattın bir sabır işi olduğunu, insanın ahlakını güzelleştirdiğini ve yazısı güzel olanın konuşmasının da güzel olması gerektiğini öğretti. Hattatlık öyle bir deryadır ki, okyanuslar yanında bir damla kalır.”dedi. 

Bakmadan Geçme