Rüşvet, Hırsızlık ve Yolsuzluk!
Rüşvet, Hırsızlık ve Yolsuzluk! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
■ Devlet Malından ( Beytül Mal ) tek hırka bile çalan, şehit dahi olsa Cennete Giremez.
(Hz Muhammed)
***
Toplumları yozlaştıran negatif anlamda üç saç ayağı vardır, rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk!
Çürümeye “üçüz kardeşler” diyebiliriz. Söz konusu üç çürüme kimi insanların ve toplumların fıtratında vardır. Ne yaparlar ne ederler, rüşveti alır, hırsızlığı ve yolsuzluğu da bir yolunu bulup gerçekleştirilirler; üçü de dün vardı, bugün var yarın da kuşkusuz var olacak.
Rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk üçü de halk deyimiyle ziftlenme olduğuna göre bir öykü;
Kâhya su alan sandalın ziftlenmesi için çırağına emir vermiş. Çırak akşama gelmiş:
“5 altın usta.”
Ustanın tepesi atmış:
“Ulan bir kayığın ziftlenmesi 5 altın
olur mu?”
Çırak boynunu bükmüş:
“Biraz da ben ziftlendim ustam.”
---
Hırsızlığa ilişkindir;
■ Kanuni, Diyarbakır Valisi Rüştem Paşayı zeki, hırslı olduğu ve gelecek vaat ettiğinden hem Sadrazam, hem Kızı Mihrimah Sultanla evlendirerek damadı yapma eğilimindedir. Çevresindekiler, hakkındaki hırsızlık iddiaları ayyuka çıktığından “cüzamlıdır” dedikodusu yaparak gözden düşürmek istemişler. Kanuni Sarayın Hekimbaşısından “cüzamlı kişi de bit barınamayacağını” öğrenince, Diyarbakır’a adamlarını göndermiş. Gizli yapılan Kontrolde Paşa da “bit” bulunca, Kanuni onu Sadrazam yapmış sonra Mihrimah’la kızıyla evlendirmiş.
Dönemin ünlü şairlerinden biri de bu ilginç olayı dizelere dökmüş;
“Olacak ki bir kişinin bahtı kâvi, tâlihi yâr,
Kehlesi( * ) dahi ânın mahallinde işe yarar!”
(*) Kehle, bit demek..
---
Rüşvete ilişkindir;
■ Koca Ragıp Paşa, sadrazamlığı sırasında bir toplantıda, saygın ve yetkin yerlerde bulunmuş yüksek memurlara sormuş;
- Rüşvet yemediğinize yemin
eder misiniz?
Tümü yüksek ses tonlarıyla gürül gürül yemin etmiş. Paşa, köşede süklüm püklüm oturan şair Haşmet'e dönmüş ve sormuş;
- Devlet memuriyetinde bulundun, niye rüşvet almadım diye yemin edemiyorsun?
Şairin yanıtı, “kıssadan hisse” örneğidir;
- Efendimiz, yalan yere yemin edenlerin çarpılacağı, ağzına yüzüne felç geleceği, hatta konuşamayacağı, dilinin tutulacağı hakkında bir inanç vardır. Şimdi ben bekliyorum, eğer bu zatı muhteremlere bir şey olmazsa ben de yemin edeceğim!
***
Yolsuzluğa ilişkindir;
Suat Hayri Ürgüplü Kayseri’den iki kez Milletvekili seçildi (1939- 1943) ve Şükrü Saraçoğlu Kabinesin Kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu. Kahve ithalatında dedi-kodular çıkınca örnek davranışta bulundu;
“Adımın da karıştığı kahve yolsuzluğuyla ilgili, bakanlığımda bir komisyon kurulmuştur. Bu teftiş heyetinin selametle çalışabilmesi için, benim bakanlık koltuğundan ayrılmam gerekir; aksi halde, komisyonu etkilerim, sağlıklı karar oluşmaz. O nedenle, siyasi ahlak gereği, bakanlıktan istifa ediyorum.”
Ürgüplü, Yüce Divan´da yargılandı, aklandı ve siyasal yaşamına hükümetin başbakanı olarak (1965) devam etti.
---
Bir kıssa
Şair Eşref daireye işine gidip gelmek için bir eşek satın alır evine giderken faytonla yol alan Vali Kamil Paşa ile karşılaşır. Paşa da Eşref’e takılmak için arabacısına yaklaşmasını söyler, menzile girince der ki;
-Maşallah Eşref Bey! Eşeklenmişsiniz!
Eşref hiç altında kalır mı, yanıtını verir;
-
Evet, ama şanslıyım, eşek kamil de sıkıntı çekmiyorum
.
■ Kötüler egemen olunca insan kaçacak yer arar, ama kötüler yok olunca doğrular çoğalır.
---
■ Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! (
Tevfik Fikret)
Bakmadan Geçme