Rahat Uyku Uyuyan Var Mı Bu Ülkede?

Rahat Uyku Uyuyan Var Mı Bu Ülkede? - Ümit Sürmeli - Yeni Meram Gazetesi

Rahat Uyku Uyuyan Var Mı Bu Ülkede?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Şehit Mehmetçiğim’in evini görünce bir kez daha kahrettim bedelliyi çıkaranlara!

Şehit Mehmetim’in evini, yaşadığı yoksulluğu görünce; Kurtuluş Savaşı’ında günümüzde olduğu gibi İstanbul’un, sözde okumuş, karanlık yüzlü aydınlarının yerine cepheden cepheye koşan ve can veren Mehmetim geldi aklıma!

Şehidimin evini görünce, bedelliye sıkılmadan, acımadan, ‘

Dik duramadan!’

Ses çıkaramayan paşalar geldi aklıma!

Şehitlerimin çoğunun atanamayan öğretmenler olduğu açıklanınca ve de onların kısa süreli bir eğitimden geçtikten sonra hiç tanımadıkları bir çatışmaya uygun olmadıkları bir ortama sürüklendiklerini okudukça

‘Dik Duramayanların’

kendi evlatlarını neden o ateş çemberine sokmadıkları geldi aklıma!

Bedelliye ‘Evet’ diyerek zenginin çocuğunu, dizi oyuncularını kurtarmakla işledikleri günahın, vicdanlarını nasıl huzurlu kıldığı ve nasıl sıkılmadan dolaşabildikleri geldi aklıma!

Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Diyarbakır gibi 2002’lere dek turist çeken bir ilin içinde ve ilçelerinde dağdan inerek, her eve en büyük silahları, bombaları, cephaneleri sokarken bu eşkıyaları, 7. Kolordu Komutanlığı’nın neden göremediği geldi aklıma!

Her seferinde yazıyorum.

İçim kan ağlayarak yazıyorum.

Tekrar tekrar soruyorum ve sormaya devam edeceğim;

-Neden, general, albay, bürokrat, öğretim üyesi, bakan, milletvekili, işadamı, gazete patronu, ihale alanların oğulları, yeğenleri, torunları kollanıyor?

Bu ülkenin parasının çoğu bu kesime gidiyor,

Bu ülkenin beş yıldızlı otellerinde kalan, yurt dışında tatil yapan, her evde kişi başına araba sahibi olan, sağlıkta en iyi bakılan, eğitimlerini özel okullarda, özel servislerde, yurt dışı mastırlarla, yurt dışı eğitimlerle sürdüren kısaca padişahlar gibi yaşayanların askerlikte korunup, kollanmalarının nedeni ne?

Yukarıda saydıklarımın, oğulları, torunları, damatları, yeğenleri, kuzenleri için yasa çıkarıldı da benim mi haberim olmadı?

Bu kadar haksızlığı görmeyen,

Bu kadar vicdansızlığa göz yuman,

Bu kadar duygusuzluğa

‘Dik Duramadığı’

için ses çıkaramayan ve boyun eğen kesimlere inanıyorum ki ilahi adalet gereken cevabı verecektir.

1954 yılında NATO denen Haçlı Ordusu’nun pençesine TSK’yı düşürüp, Atatürk’ün Türk vatanını emanet ettiği şanlı ordumuzu, NATO ve ABD’nin kirli emellerine alet edenler utansınlar!

Kendileri;  idealleri, yaşam koşulları, ülke çıkarları konusunda,

‘Dik Duramayanlar’

idealleri ne olursa olsun vazgeçmeden

‘Dik Duranları’

alkışlamak zorunda kalırlar!

İşte bunun adı da ilahi adalettir.

Bakmadan Geçme