Hoşgörü yetmedi mi, yetmiyor!

Hoşgörü yetmedi mi, yetmiyor! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Hoşgörü yetmedi mi, yetmiyor!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Anadolu Dernekleri Birliği Platformunun, Gönül Gözü Derneği öncülüğünde bir araya getirdiği onlarca dernek yöneticisi, siyasi partilerin Milletvekili adayları, İl ve İlçe yöneticilerinin bir araya geldiği basın toplantısı sakin başladı, büyümeden önlenen ve kapanan bir dizi atışmayla da sona erdi.

Bugüne kadar yapmış olduğu toplantılar ilgiyle izlenen, toplumda olumlu yankılar bulan, birleştirici kimliği ile de öne çıkan Gönül Gözü Derneği Genel Başkanı Derviş Ahmet Şahin, sanırım, seçim öncesinde bütün siyasi parti yöneticilerini bir araya getirerek birlik ve beraberlik mesajı vermek istemişti.

Yapmak istediği, karınca, kararınca bir iyi niyet göstergesiydi. Sivil Toplum Kuruluşlarının istendiğinde, çaba sarf edildiğinde, gayret gösterildiğinde bir araya gelebileceğini ortaya koymaktı.

Ancak olmadı!

Seçim arifesi denilen bir zaman dilimine rasgelmesi, siyasilerin ilgi alanı dışında kalmasına neden oldu.

Dayanışma ve Hoşgörü, siyaset ve Sivil Toplum Kuruluşlarını bir araya getirebilir mi, sorusunun cevabını arayan bu türden toplantılardan büyük bir bölümü kısmen başarıya ulaşırken, işin “tamamen” faslı daima bir sonraki toplantılara atıla-atıla aralarda kayboldu gitti!

Birlik ve beraberlik, bir araya gelmekti, dayanışmaydı, hoşgörüydü, karşılıklı anlayıştı. Birliğin ve beraberliğin ortaya konduğu mekanların laf yarıştırmaya, atışmaya, kapışmaya ve söz düellolarının yapıldığı, yapılmasına zemin aranan yerler olmaması gerekirdi.

Hoşgörü toplantısında, CHP, Büyük Birlik Partisi ve Demokrat Parti dışında diğer partilerin temsilcileri yoktular!

En üst düzey katılımı gerçekleştiren CHP’de İl Başkanı Bekir Yetiştirici, vekil adaylarının bir kısmı ile oradaydı.

Büyük Birlik Partisi İl Yöneticileri ve vekil adayları oradaydı.

Demokrat Parti İl 2.ci Başkanı Durmuş Alagöz ve vekil adayları oradaydı.

Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürü Cemil Paslı, Şehit Aileleri Derneği Konya Şube Başkanı Recep Pekdemir başta olmak üzere bir çok dernek bir ve beraber olmak için gelmişlerdi.

Seçime yaklaşık 12 gün kala gerçekleştirilen bu toplantının tarihi, adayların belki de son turlarını yaptıkları bir döneme rastlaması açısından katılımı istenilen seviyeyi tutturamayabilirdi ve nitekim de öyle oldu.

Seçimlere yaklaşırken sinirlerin gerginleşmesi, bu gerginliğin konuşmalara yansıma yüzdesinin oldukça yüksek olma ihtimali, bu toplantıda kendini gösterdi.

Birlik beraberlik konusunda samimiyetlerini ortaya koyan Konya derneklerinin bu samimiyetlerine keşke diğer partilerde iştirak edebilselerdi.

Sessiz sedasız parti çalışmalarının yürütüldüğünü düşündüğümüz şehrimizde, parti sözcülerinin yaptığı konuşmalara verilen cevap niteliği taşıyan cümlelerin bile yanlış anlaşılma, yanlış yerlere gitme imkanının ne denli yüksek olduğu, tansiyonu bir anda nasıl yükseltebileceğini gördü orada olanlar.

Mikrofonu eline alan siyasilerin siyaset yapmadan, kendilerince yanlış gördükleri hususları anlatmadan mikrofonu ellerinden bırakmayacağını bilmek gerekiyor.

Teşekkür edip mikrofonu bırakabilirlerdi diyenlerin, seçim atmosferine aldırış etmez gibi görünen şehrimizi ya az tanıdıklarını yada tanımak istemediklerini gösteriyor.

Bir parti sözcüsünün, günümüz siyasetine ve siyasetçilerine atıfta bulunan açıklamaları karşısında, bir kurum yöneticisinin savunma amaçlı verdiği cevap sonrasında, karşılıklı sarf edilen birkaç söz ve cümle çok şık düşmedi.

Konya diline pelesenk eylediği, hatta değişik versiyonlarından fayda göreceğini umduğu, “ Birlikte Konya’yız” sloganı çerçevesinde toparlamaya çalıştığı birlik ve beraberliği henüz sağlayabilmiş değil.

Seçim atmosferinin insanları oldukça gerdiği…

Sürenin giderek azaldığı…

Sinirlerin iyiden iyiye laçkalaştığı…

Duyumların, anketlerin kafaları karıştırdığı…

Olayların bir türlü hız kesmediği bir ortamda yaşıyoruz.

Seçimde herkesin bir oyu var.

Oyunuzu verecek, geçeceksiniz!

Geçeceksiniz amma, uzunca bir süreden beri, verilecek olan oy hiç bu kadar kıymete binmemişti.

Ortalığı kaplayan derin sessizlikler, benzer toplantılarda ara- ara ortaya çıkmazsa, seçime gittiğimizi bile anlayamayacağız dense de, insanımız kırılmış kalbini, duyduğu hüznü bu seçimde çok daha duygusal bir biçimde sandığa yansıtacak gibi gözüküyor!

Bakmadan Geçme