Kadıköy'e lider gitmek!
Kadıköy'e lider gitmek! - Tolga Durmaz - Yeni Meram Gazetesi
Konyaspor hiç ummadığımız bir çıkışın içinde.
‘Ummadık’ derken takımımızı küçümsemek amacıyla söylemiyorum.
Transfer bütçesi, takıma gelenler-gidenler, ligdeki rakiplerin durumu göz önüne alınınca, şuan içinde bulunduğumuz duruma geleceğimizi kim hayal edebilirdi?
Süper Lig’de 15. sezonunu geçiren Konyaspor’un diğer 14 sezonda oynadığı maçlara şöyle göz gezdirdim.
2003-04, 2005-06 ve 2014-15 sezonlarında üst üste 3 galibiyet ve yenilgisiz geçirilen 6 maçlık seri rekorumuz olmuş.
Bu sezon ise henüz 8. haftayı geçirdik ve durum; üst üste 3 galibiyet ve yenilgisizlik serisi 5 maç..
Yani Başakşehir deplasmanından alınacak galibiyet, Konyaspor için yeni bir rekor demek oluyor.
Bu işin sonu nereye gider bilemiyorum ama takımımız harika bir çıkış yakalayarak içeride-dışarıda rakip tanımaz bir kimliğe büründü.
Zaman zaman benimde eleştirdiğim Aykut Kocaman, böyle bir takım oluşturarak başarının gelmesinde baş rol oynamıştır.
Ben ve benim gibi düşünenlere de, hocaya şapka çıkartmaktan başka yapacak bir şey kalmıyor.
Futbol kalitesini tartışabileceğimiz ama sonuca gitmeyi bir şekilde beceren Konyaspor’un 8 haftalık dönemi 1 yenilgiyle kapatması kesinlikle tesadüf olamaz.
Gelelim Gaziantep maçına.
Karşılaşmaya favori olarak çıkan ve buna yakışır şekilde maça başlayan yeşil-beyazlılar yavaş yavaş tempoyu artırarak golü de ilk yarı bitmeden buldu.
Golün Bajic’ten gelmesi de ayrı bir güzellikti.
Kendisinden çok şey beklenen ama formayı giydiği ilk günden beri dağınık görüntüsünden kurtulamayan Boşnak yıldızın bu golle kendisini bulmasını ve özgüvenini kazanarak Bosna’daki kimliğine bürünmesini bekliyorum.
Bu sezon hemen hemen her maçta rakibi bozan bir yapımızda var.
Rakip kim olursa olsun, karşımızda süt dökmüş kediye dönüyorlar.
Gaziantep’te maçın genelinde etkisiz, vasatı aşamayan bir görüntüdeydi.
Rakipten çekinmezken, öyle bir hakem vardı ki sahada, düşman başına böyle bir yönetim.
Süper Lig’de bu sezon ilk kez bir maç yöneten Murat Özcan efendi, o kadar çok yanlış düdük çaldı ki, bunların tamamına yakının aleyhimize olması ise düşündürücü.
Yani Merkez Hakem Kurulu’nu da anlamak çok güç.
Geçen sene Süper Lig’de 1, PTT 1.Lig’de 6, 2.Lig’de 6, toplamda ise 15 maça çıkan bir hakeme Süper Lig’de hangi akılla maç verirsin?
Bırakın Süper Lig’i PTT 1.Lig ve 2. Lig’de bile yeterli sayıda maç yönetmeyen bir hakem nasıl olurda üst seviyedeki ligin hem de 8. haftasında görev alabilir?
Zaten çaldığı düdükler ve sahadaki etkisizliği ortada.
Konyaspor’un ataklarını gereksiz şekilde kesen ve rakibi hep oyunda tutmaya çalışan bir anlayışla maçı idare etmesine rağmen, Konyaspor sahadan galibiyetle ayrılmasını bildi.
51’de gelen beraberlik golünün ardından şaşkınlığa kapılmayan Konyaspor’u galibiyete son haftaların formda ismi Holmen taşırken, İsveçli yıldızın alınmasının ne kadar faydalı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Bir parantezde Rangelov’a açalım.
Geçen sezonun devre arasında satış listesine konulan Bulgar futbolcu küllerinden yeniden doğdu diyebiliriz.
İlk 3 haftada cezası nedeniyle takımda olamayan Rangelov belki gol atamadı ama oynadığı tüm maçlarda takımın hücum gücünü artırarak takımına büyük katkı sağladı.
Son Gaziantep maçında da atılan 2 golün asistini yapan Rangelov’un, son vuruşlardaki şanssızlığını da kırmasıyla takımının değişmezi olacağı kesin.
Şimdi sırasıyla Başakşehir ile deplasman ve Gençlerbirilği ile iç sahada oynayacağımız maçlar var.
Bu 2 maçı da kazanırsak, 11. haftada deplasmanda oynayacağımız Fenerbahçe maçına çok farklı bir konumda gidebiliriz.
Neden olmasın, belki de 2 hafta içinde lider takımın maçını değerlendireceğiz..
Bakmadan Geçme