Format!..

Format!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Format!..
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Şeb-i Arus bitti, yankıları devam ediyor. Hem de hiç olmadığı kadar. Olumlu-olumsuz, insanın ağırına giden-gitmeyen çok laf söylendi.

Laf dumandır uçar gider derler ya…

Bu laflar zor uçacak gibi. Çünkü, şehrin isi-sisi gibi çöktü şehrin üstüne!

Bazı vekillerimiz halen uygulanan ve her geçen sene hüsranla biten rutinin de altında gerçekleştirilen programların yeni bir formatla gündeme getirilmesinin şart olduğunu ve bunun çalışmasını yapabilecekleri yolunda sinyaller veriyorlar. Bu olumlu bir gelişme!

Bu işlere mutlaka format atılmalı diyenler ise; Tıkanan, bir adım fazlasını atamayan, kendini geliştirme adına parmağını bile kıpırdatmayan bu program tamamen formatlanmalı, gerekirse bu işi bizzat Kültür ve Turizm Bakanlığı üstlenmeli. Şeb-i Arus mutlaka ve mutlaka Konya’da kutlanmalı, alternatif Şeb-i Aruslar bizzat Devletimizce yasaklanmalı görüşündeler!

Mevlana Diyarı olduğunu söylemekten bahtiyar olduğumuz bu şehirde, bu törenlerin yılın 365 gününe yayılarak, dünyanın her tarafından gelen ziyaretçileri dört mevsim kabul edecek bir düzenleme yapılmalıdır diye düşünenlere katılıyorum

Türbesi bu şehirde olan, sülalesi ve sevenleri bu şehirde yatan Mevlana gibi büyük bir zata bunu borçluyuz!

Alternatif Şeb-i Arus’larla bir Allah dostunu, bir gönüller sultanını incitiyoruz!

Şeb-i Arus hani düğün gecesiydi. Hani sevenin sevdiğine kavuştuğu geceydi!

Son yıllarda Konya'da Mevlana kokusu alamıyoruz, anma etkinliklerinin olduğunu hissedemiyoruz diyenler zerrece dikkate alınmadı. Şehir gelinlik kız gibi, bütün bir yıl kurum, kuruluş, işyeri açılışlarına hazırlanırken, Mevlana’yı anmayı unuttu!

Adeta görünmez bir el, Mevlana’yı unutturmaya, ikinci plana atmaya azmetmişti sanki!

Sıradan, rutin, rutin altı, coşkusuz, heyecansız, yeknesak, hep aynı programlar icra edile edile katılım sayısı gittikçe düşen Şeb-i Arus törenleri kimsenin gözünü açmadı.

İlk adım olarak 17 Aralık gününü, Şeb-i Arus’un hilafına şehirde yapılan yatırımlara ve açılışlara ayıranlara,  17 Aralık'tan başka gün mü yoktu diye sorun bakalım ne diyecekler?

Şehrin esnaflarının bu konuda bir diyecekleri yok mu?

Ya Sivil Toplum Kuruluşlarının?

Allah nazardan saklasın, iki bin sekiz yüz küsur tane var!

Büyükşehir Belediye Başkanımız, Merkez İlçe Başkanlarımız konuşsunlar da duyalım!

Bunun adı aşk diyenler vardı. Vuslat aşıkları, Şeb-i Arus aşıkları neredesiniz?

Sonra siyasilerimiz, Vekillerimiz onlar ne diyecekler!

Valla bu konu derin mevzu, bizi aşar filan mı?

17 Aralık gününü açılışlara denk düşüren, akıl eden, fikir babalığı yapan her kimse, esas eli öpülecek insan o!

Kuyruğa girip bir değil, üç kere elini öpsünler, hak etti arkadaş!

Aralık ayını alternatif Şeb-i Arus gecelerine çeviren bakış açıları, 2016 yılında zirve yaparsa kimse şaşırmasın!

Bu işe en başta karşı çıkması gereken Konya neden sus-pus?

Neden hiç bir platformda yok!

Ne oldu o anlı-şanlı

"Birlikte Konya'yız"

bir araya gelmelerine?

Konya’ya

, "Şeb-i Arus'unu yap, kim nerde ne yapıyor fazla karıştırma, işine bak, otur oturduğun yerde!”

gibi sözler söylendiğine ihtimal bile vermiyorum!

Konya siyaseti, Büyükşehir, Bürokrasi, o meşhur platformlar, bu konuda ya pes etti, ya da teslim bayrağını çekti diyenlere de katılmıyorum!

Ancak, isteksizlik, bir araya gelememe, ortaklaşa bir şeyler ortaya koyamama, çalışmaların en son güne kadar sarkması gibi durumlar ayan-beyan ortada!

Şeb-i Arus’un alternatif programlar dahilinde çok daha zengin, çok daha coşkulu olarak başta İstanbul olmak üzere yapıldığı da işin tuzu-biberi!

Şehri bam telinden vuran soru şu

; Şeb-i Arus aslına uygun da olsa, tıpa tıp benzeri de olsa, her yerde yapılırsa ne olur?

Olanlar, Konya’ya olur, şu an olduğu gibi işin cılkı çıkar! Mevlana adını kullanan her şehir, her büyük ilçe kolları sıvar, Konya’ya da, Mevlana’ya da yazık edilir! Konya'nın ağırlığı kalmaz! Konya'nın esamisi okunmaz! İnsanlar Konya'ya lütfen mukabili gelir!

"Mevlana Konya'nın markasıdır"

gibi bahtsız cümleleri yıllardır art arda sıralayanların marka yaptıkları isme bile sahip çıkma cesaretini gösteremedikleri ortaya çıkar!

Format derken, format atılmalı, format değişmeli derken acizane söylemek istediğimiz bundan ibaret sevgili okurlar!...

Bakmadan Geçme