'Sen Sahip Olursan Bu Vatan Batmayacaktır '

'Sen Sahip Olursan Bu Vatan Batmayacaktır ' - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

'Sen Sahip Olursan Bu Vatan Batmayacaktır '
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...

Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,

Tek kol da yapışsam demiyor bir taraftan!

Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;

Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.

...

Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.

Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!

Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!

'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.

Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

(Mehmet Akif Ersoy)

***

Büyük şair Mehmet Akif Ersoy’u ölümünün 79. yılında saygıyla anıyoruz.

Bilgeler, düşünürler, mucitler, şairler ve yazarlar bedenen ölür ancak yapıtlarıyla sonsuza değin yaşarlar;

... Bir millet, sanattan ve sanatçıdan

mahrumsa tam bir hayata sahip olmaz.

... Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

... Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve uğraşlardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.

(Atatürk)

...

Mehmet Âkif, 1873 yılında İstanbul’da doğdu.  İlköğrenimini Fatih Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde Ortaöğrenimini aynı semte Merkez Rüştiyesi’nde tamamladı. Fatih Camii'nde Farsça derslerini izledi.  Rüştiyeyi bitirdikten sonra annesi medrese öğrenimi görmesini istiyordu, ancak babasının desteği sonucu 1885'te Mülkiye İdadisi’ne kaydoldu. 1888’de yüksek kısmına ederken babasını kaybetmesi, büyük Fatih yangınında evlerinin yanması aileyi zora soktu. Babasının öğrencisi Mustafa Sıtkı aynı arsa üzerine küçük bir ev yaptı, aile bu eve yerleşti.  Öncelikle meslek sahibi olmak ve yatılı okulda okumak isteyen Âkif, Mülkiye’yi bıraktı; Yeni açılan ve ilk sivil veteriner yüksekokuluna kaydoldu.  Okul yıllarında spora büyük ilgi gösterdi; mahalle arkadaşı Kıyıcı Osman Pehlivan'dan güreş öğrendi; başta güreş ve yüzücülük olmak üzere uzun yürüyüş, koşma ve gülle atma yarışlarına katıldı; şiire olan ilgisi okulun son iki yılında yoğunlaştı. Mektebin baytarlık bölümünü 1893 yılında birincilikle bitirdi. Mezuniyet sonrasında Fransızcasını geliştirdi. 6 ay içinde Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu.

...

Üniversite öğreniminden sonra, Ziraat Bakanlığı’nda memuriyet yaşamına başlayan Mehmet Âkif’in  ( 1893–1913)  ilk görevi veteriner müfettiş yardımcılığıydı. Anadolu, Rumeli, Arnavutluk ve Arabistan'da bulundu;

1898 yılında Tophane-i Âmire veznedâr  Emin Beyin kızı İsmet Hanım’la evlendi; Cemile,

Feride, Suadi, Emin, Tahir adlı çocukları dünyaya geldi. Edebiyata ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü.

...

II. Meşrutiyet’in Âkif'in yaşamına en büyük etkisi, yayın dünyasına adım atması oldu; 1910 yılında gerçekleşen Arnavutluk İsyanı onu çok üzmüş ve arkasından gelecek kötü olayları sezmişti Balkan Savaşı'ndan sonra, ilk olarak Umur-i  Baytariye görevinden (1913), Darülfünun müderrisliği görevinden (1914) ayrıldı. Yalnızca Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'ndeki görevine devam etti;1916 başlarında . Arabistan'a gönderildi; görevi Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtan İngiliz propogandasıyla mücadele etmek için "karşı propaganda" yapmaktı. Çanakkale Savaşı ile  ilgili haberleri izledi.  Zaferle sonuçlandığı haberini Arabistan'da aldı. Büyük coşku duydu Çanakkale Destanını yazdı.

Mustafa Kemal Paşa’nın davetiyle Anadolu’ya geçti.  TBMM’nin açılışının ertesi günü 24 Nisan 1920 günü Ankara’ya geldi.

Millî mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci, siyasetçi olarak katıldı. Ankara'ya varışından bir süre sonra ailesini de yanına aldırdı.

Mehmet Akif 1921'de Ankara'da  Taceddin Dergahına yerleşti. Burdur Milletvekili oldu..     Taceddin Dergahı'nda kaldığı ev Mehmet  Akif Ersoy Müzesi olarak ziyarete açıktır.

Mehmet Akif aynı zamanda Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstiklal Marşının da şairidir.

27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığında toprağa verildi; 1960’ta yol inşaatı nedeniyle kabri

Edirnekapı şehitliğine nakledildi.   Mezarı,

Süleyman Nazif ile arkadaşı Ahmet Naim Bey'in mezarları arasındadır.

Ruhu şad olsun.

( Yarın ki konumuz: İstiklal marşı ve Akif)

Bakmadan Geçme