Firma göçüren krizi!..

Firma göçüren krizi!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Firma göçüren krizi!..
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Konya ekonomik anlamda en zor virajlardan birinde. Ayakta kalmaya direnme konusunda gösterilen direnç, kriz dönemlerine benzer bir direnç!

Bu dönem bir başka değişik diyor anlatanlar! Göstergeler, ekonomi pusulası olumsuzluklara doğru süratli bir şekilde dönüyor. Durması, sakinleşmesi, şart!

Bu durum da kriz amma, sessiz sedasız ve aniden gelen bir kriz gibi, dileriz firma göçüren olmaz!

Kaç firmayı alıp götürecek, kaç firmayı göçürecek, kaç firma bu yüzden ağır hasarlar alacak, kaç firma sarsılacak bilemiyoruz diyorlar!

2015 yılında yaşanan bütün ekonomik olumsuzluklar, herhangi bir engelleyici müdahale olmadan 2016'ya adeta aktarıldı.

2016 yılının 3. ayı olan Mart ayı, bir sonraki hafta...

Elimizde ne var?

Aşılamayan zorluklar...

Çaresi henüz bulunamayan imkansızlıklar...

Tarifi olmayan açmazlar...

İhracatın ve ithalatın kısır döngüsü...

Ne zaman aşılacağı bilinemeyen, ya da hangi ayda aşılabilir diye bir tahmin yapılamayan durgunluk...

Piyasalar açısından, yaprak kımıldamayan bir dönemden gelinmiş olması...

Sektörler bazında, seçim sonrası hafiften de olsa yaprak kımıldatan rüzgarların esmeye başlamasının yeterli olmaması...

Durma noktasına gelen ekonomi çarklarının iniltili bir şekilde ağır-ağır dönmeye başlamasının zevahiri kurtarmaması...

Çok az sayıda sektörün eski günler kadar olmasa da, günü kurtarma adına bir şeyler yapmaya başlaması, ancak bu görüntünün dahi ekonomiyi teselli etmeye yetmemesi!

Konuyu daha da derinleştiriyor!

Öte yandan; alacağı olanların alacak meblağları bir hayli yüksek!

Borçlu olanların, borçlu oldukları miktarları ödeyememe gibi riskler taşıyor olması, batma ihtimali olan firmaların olduğu söylentilerine yol açıyor!

Piyasaların batma olaylarından sonra, kendine gelebileceği ve kendini toparlayabileceği konuşuluyor!

Krizler devam ederken, yoluna devam eden firmaların daima olacağını ileri sürenler, bu manzarayı, o görüntülerle karşılaştırıp, “denizler durulmaz dalgalanmadan” diyorlar!

Konya, dalgalı bir denizin hırçın ve engel tanımaz dalgalarının arasında karaya ulaşmak için var gücüyle mücadele eden bir gemiye benziyor!

Bu konuda konuşanlar, bu gemi karaya ulaşır ulaşmasına da, ancak hasarlı ve kayıplarla ulaşabilir demeden de edemiyorlar!

Firmalar bazında, alacağının yüzde 15-20 'sini alarak çark döndürmeye ve ayakta kalmaya çalışanların var olduğu anlatılıyor.

İş var olmasına var amma, yapılan işin parasını almak bir hayli zor deniyor.

Anlı-şanlı büyük firmalar 80-100 bin lirayı bir defada vermeye zorlanıyorlarsa, varın gerisini siz düşünün diyor anlatanlar!

Mesela bir firma, bir başka firmaya 20 bin liralık iş yaptırıyor, Ödeme konusu için gidildiğinde, o gün ellerinde ne miktar var o veriliyor!

O rakam ise ödenmesi gereken miktarın onda biri kadar bir miktar.

Bazen 2 bin, bazen üç bin lira ödeme yapılabiliyor.

Alacaklar çok. Ödenecekler çok. Çarklar bir şekilde dönmesi gerekiyor!

Çarklar dönerken çok cüzi kârla sadece para dönsün diye yapılan işler var. Pek tabi ki, rekabetçilerde pek çok!

Temsilde de yada teşbihte hata olmasın 15 liradan aşağıya gerçek fiyatlarla hiç bir yerde yapılamayacak bir işi, 12 liraya yaparım deyip, piyasaları alt üst eden, sabaha kadar çalışan ve eleman çalıştıran işyerlerinin cüzi miktarlara iş yapması da olağan!

Kriz dönemlerinin olması ve yapılmaması gereken rekabet cilvelerinden biri de bu, sevgili okurlar. Hep beraber nasıl kurtuluruz, denileceğine

"Gemisini kurtaran, Kaptan"

diyenlerin git gide fazlalaştığı bir şehir manzarası. Bu manzara bu şehre yakışmıyor!

Felaket geliyor, gelmek üzere diye konuşan firma göçürme dedikoducuları bu durumları aleni yada  ima yollu anlatımlarla  sağda-solda konuşacaklarına,

"taşın altına gelin, hep beraber elimizi koyalım, birlikte kurtulalım"

sözünü ne zaman gerçekleştirecekler acaba?

Bakmadan Geçme