Ordu, Bizim Ordumuzdur!

Ordu, Bizim Ordumuzdur! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Ordu, Bizim Ordumuzdur!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Millete  gönül  rahatlığıyla  arz edebilirim, Ordumuz  Cumhuriyeti  ve kutsal  topraklarını  güvenle koruma ve  savunma kudretindedir

ve hazırdır.

(1925, İzmir, Atatürk)

■ Ordumuz hayat ve onur mücadelesinde milletin amaçlarının tek dayanak noktasıdır.

(1920, Ankara)

■ Bir ordunun kıymeti zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür.

(1923, Kütahya)

***

Güneydoğuda terörle mücadelede polislerin yanında Mehmetçikleri de şehit veriyoruz.  Bu kez, terör soğuk yüzünü Başkent Ankara’da gösterdi;  askeri servis araçlarına alçakça bombalı saldırı yapıldı, yine ocaklar söndü.

Biz asker bir Ulusuz. Elbette duraksama yok, mücadelemiz kökleri kazınıncaya dek sür-git devam edip gidecektir.

---

Dünyanın en güçlü ve en büyük Ordusuna sahibiz!  Ordumuz, her koşulda özverili ve kahramandır.  Zora düştüğümüzde aydınlığa, esenliğe kavuşturması geleneğidir.

Bu Ordu halkının bağrından doğmuştur, bu ordu Atatürk’ün ordusudur;

■ Dünyanın hiç bir ordusunda Türk Ordusundan daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.

(Atatürk)

Gençlerimiz vatan görevine düğüne gider gibi gider, şarkılı, türkülü, zeybekli halaylı.

Yeni doğan erkek çocuklarına en fazla “Mehmet” adı verilmesi, somut örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Yapılan araştırma ad koyma rekoru 2.826.306 ile  “Mehmet”tedir. Alınan bilgiye göre, 1980- 2009 yılları arasında doğan erkek bebeklere en çok Mehmet adı verildi.

Her Mehmet, Mehmetçiktir ve anadan doğma askerdir. Yapılan bütün anketlerde “en güvenilen kurumlar arasında” açık ara ile ordumuz sürekli birinci gelmektedir.

Bir de olayın bir başka boyutu var;

■ Bin asker toplamak kolaydır da, onlara bir general bulmak zordur. (

Japon

Atasözü

)

Eriyle subayıyla Türk Ordusu bire bütündür.

---

■ Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.

(Atatürk)

...

Kurtuluş Savaşı kazanılmış, Cumhuriyet

ilan edilmiş, Türkiye Devleti emeklemeye başlamıştı. Cumhuriyet Bayramı'nda bir resepsiyon verilir. Sefirler, ataşeler ve ileri gelen yabancılar da çağrılıdır. Gece güzel devam ediyor ama bir hareket Mustafa Kemal'in gözünden kaçmıyor. İngiliz Askeri Ataşesi arada bir Atatürk'e doğru dönüp ters bakıyor. Atatürk, yaverine emir veriyor;

-  Git! Şu adama sor, benden bir şey mi istiyor? Neden ikide bir bana bakıyor da gelip konuşmuyor?

Yaver, İngiliz'in yanına gidip konuşuyor ve sonra dönüp Atatürk'e anlatıyor;

- Paşam!  Bana sizin Çanakkale'de babasını öldürdüğünüzü söyledi.

Atatürk gülümsüyor;

- Yaver! Yine git o

adama sor bakalım, babasının Çanakkale'de, İngiltere'den binlerce kilometre ötede, ne işi varmış?

...

Bu topraklar yurdumuzdur.

Dil uzatan dilsiz kalsın

Ordu bizim ordumuzdur.

Tarihe bir bakın hele

Destanları sığmaz dile

Nam saldı yedi düvele

Ordu bizim ordumuzdur.

Zalimleri yere serdi

Mazlumlara kanat gerdi

Gazi oldu, şehit verdi

Ordu bizim ordumuzdur.

Gidin Sakarya’ya sorun

Çanakkale’de bir durun

Yan yana dedeyle torun

Ordu bizim ordumuzdur.

---

Tarihimiz Ulusal Kahraman zenginidir.

“ Türk” sözcüğü hep kahramanlıkları çağrıştırıp durmuştur;

Bu vatan, toprağın kara bağrında

Sıradağlar gibi duranlarındır;

Bir tarih boyunca, onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir...

(Orhan Şaik Gökyay)

---

Türk Ordusu her süreçte tarihi altın harflerle geçen örnek başarılar kazanmış, fıtratında kahramanlıklar olan bir büyük güçtür.

Sözü Gazi Osman Paşaya getireceğim. Paşa, Plevne'de  Rusların 50.000 asker, 184 topunu 23; 000 asker, 53 topla karşılayan Ulusal kahraman. Düşmanın

1877’de iki saldırısını püskürttü. 3. huruç harekâtında yaralanarak akarsu kıyısında, yarası sarılırken esir düştü. Rus Başkumandanı Grandük Nikola askerî  tören yaptırarak, askerlik kurallarıyla çelişmesine kılıcını geri verdi;

“Şu anda yeryüzünde bu kılıcı şerefle taşımaya hakkı olan tek insan sizsiniz”

Rus Çarı II. Aleksander'a götürülen Gazi Osman Paşa onun “Niçin silah  bırakmadınız” sorusuna şu yanıtı verdi;

“Devletim bana düşmanı gördüğümde silahı bırak demedi. Bazen düşmanın sayısı çok olduğunda da savaş  kazanılabiliyor. Nitekim bizim sizinle olan savaşımız gibi!”

Aleksander, yanıt dolayısıyla Paşayı kutladı ve  Rus Mareşali gibi kabul  göreceğini söyledi.

General Sir Con D. P. Frenç de Osman Paşa için şöyle yazdı;

"Türk Paşasının;  önce birçok hücumları idare etmiş liyakatli bir kumandan olan

Skobelev karşısında başarıyla savunma yaptığını  düşünürsek, onun zekâsını ve askerlikteki becerisini anlamış oluruz...”

■ Kahramanca ölmekten çok, kahramanca yaşamak zordur.

( Cenap Şehabeddin )

Bakmadan Geçme