Cetvel, alt üst olabilir

Cetvel, alt üst olabilir
TAKİP ET Google News ile Takip Et

***

“BOZUK

yemeği ne kadar tuzlarsan tuzla, mide bozar.

(Anonim)

***

ZORLU 90’LAR…

Süper Lig’de 19’uncu hafta.

Yine çok kritik maçlar var…

Örneğin, şampiyonluk… Örneğin, ilk 5… Örneğin, ligde kalma savaşları…

Balıkesir-Konyaspor

belki de haftanın en çetrefilli maçı. Büyük konuşmayalım, bize bu amansız mücadelede beraberlik yeter. Galibiyet olursa tadından yenmez. Çünkü, alt sıralardaki takımların kendi aralarındaki maçlar 6 puanlık maçlar…

Diğer maçlara göz atalım:

Bugün:

13.30’da Sivas-Akhisar, 16.00’da Erciyes-Gaziantep, 19.00’da Fenerbahçe-Trabzon…

Yarın:

13.00’te

Balıkesir-Konyaspor

, 13.00’de Mersin İY-Kasımpaşa, 16.00’da Bursa-Gençlerbirliği, 19.00’da Rize-Beşiktaş…

Pazartesi:

20.00’de Eskişehir-Galatasaray.

Favorilerimiz:

Sivas, Erciyes, Bursa, Beşiktaş... Eskişehir-Galatasaray, Fenerbahçe-Trabzon ile Mersin İY-Kasımpaşa maçlarında 3 sonuç da çıkabilir. Özetle; puan cetvelinin yine altüst olabileceği 90’lar bizi bekliyor.

Öte yandan;

2. Lig temsilcimiz Selçukspor da yarın 6 puanlık maça çıkıyor. Rakibi Fethiye de aynı puanda. Kazanırsa hayli rahat bir nefes alacak. İzlenmeye değer bir mücadele olacak.

***

BİR BAŞARI HİKAYESİ

Anne, doktor ve kanser tedavisi gören bir okurumuz anlatıyor:

“Yarışın başlamasına yakın içimi bir gerginlik kapladı. Çevremdeki kişilere bakıp,

‘benim burada olmamam lazım’

diye düşündüm. Gençler sağlıklılar ve formdalar. Ben orta yaşlı, hasta ve şişmanım. Tamam, balıketi diyelim, yine de onlardan farklıyım.

Profesyonel sporcu olmadım hiç, ama birkaç kez 10 km. koşmuştum. Önce bebek sahibi oldum, sonra birkaç aya koşmayı hayal ederken yürümeyi bile bırakmam gerektiğini öğrendim. 1,5 yıl sonra güm! Meme kanseri tanısı aldım.

Şanssızdım, çünkü 40 yaşında ölümcül olabilecek bir hastalığın olduğunu öğrenmek korkunç bir şey. Ama şanslıydım, çünkü 20’li yaşlarımdan beri hiç aksatmadığım meme kontrolleri sayesinde tümörü küçükken yakaladım. Sadece o parça alındı, vücudumda yayılma çıkmadı ve yorucu bir radyoterapi geçirsem de kemoterapi almam gerekmedi. Sadece 10 yıl boyunca düzenli kullanacağım bir hormon tedavim var. Ameliyat ve radyoterapi bittikten sonra, herkes şanslı olduğumu, ileriye bakmam gerektiğini düşünse de, zihnimin

‘ben hiç de turp gibi değilmişim, her an tekrarlayabilecek bir kanserim varmış, hormon hapları sağlığımı bozacak, erken yaşlanacağım, tabii yaşlanabilirsem’

saplantımı engelleyemedim.

Tedavi bittikten sonra karşıma hep

spor

çıktı. Yürüyüşün ve koşunun meme kanserinin ortaya çıkması ve  tekrarlaması olasılığını düşürdüğü yolunda sağlam kanıtlar var. O yüzden yavaş yavaş tekrar başladım yürümeye.

‘Beni motive etsin’

diye kısa bir koşuya yazıldım.

‘Burada olmamam lazım’

diye yarışa başlarken, gencecik insanların yanında yaralı, yorgun ve korkmuş hissetmemin nedeni buydu. Start verildiğinde, kalabalık hızla yanımdan akıp giderken başım dönmeye başladı.

“Neden girdim  bu işe?”

diye düşündüm. Ben 200 metre geçmeden bayılacak gibi hissediyordum! Boyumdan büyük işlerle uğraşmak istemiyordum ve nefesimi sonuna kadar zorlayacağım yarışa girmiştim.

‘Bu yarış beni yormadı’

demek isterdim. Kolay değildi ve bedensel ve psikolojik sınırımı çok zorladı. Ama sonunda garip bir değişime yol açtı ve 47 dakika sonra varış çizgisine geldiğimde, bu mücadelede başka bir sayfanın açıldığını biliyordum. O,

SPOR

sayfasıydı… (Defne M.)

***

BU SÖZLER KİMLERE AİT?

-“Yani… Fevkalade…” ; “Önemli olan koşma mesafesi değil, iş yapmak…” ; “Gayet tabi…” (    ?    )

-“…ama hata payı olabilir… Yukarıdan da göster… Turuncu kart hocam!” (    ?    )

-“Hankisi hocam?.. Vurdu mu abi ona… Hakemin gözü önünde oldu…” ; “Top çizgiyi geçmemiş ama geçmiş!” (   ?   )

a-)Mustafa Denizli, b-) Tümer Metin, c-) Şansal Büyüka.

Program yapıyorlar program!

Bakmadan Geçme