Arena Sendromu

Arena Sendromu - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Arena Sendromu
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Özellikle yeni yapılan dört dörtlük statlara “Arena” adı veriliyor.  Yapım aşamasında ve sırada olan statlar içinde ayniyle vakidir.

Bir rastlantımıdır nedir yeni düzenlemelerde örneğin Atatürk ve İnönü adları uçup gidiyor.

Konya’mıza kazandırılan görkemli stadın adı da Torku Arena’dır; yapılmadan önce tarihi stadımızın adı “Atatürk”tü. Yıkılıp ortadan kalkacak ve tarih sayfalarında kalacak.

Düzenlemeye “Arena Sedromu” adını verdim.

Konuya Posta Yazarı Candaş Tolga Işık da ayrıntılı bir biçimde değindi;

“Gençlik ve Spor Bakanlığı son 10 yılda ülke çapında müthiş bir stadyum hamlesi yaptı. O eskimiş harabe stadyumlar gitti yerlerine memleketin her tarafında gençlerin spor yapabilecekleri şahane stadyumlar geldi.

Önce o hakkı teslim edelim.

---

Gel gör ki yenileme süreci sadece stadyumlarla kalmıyor. İsimler de yenileniyor!

Şöyle ki; Antalya Atatürk Stadyumu gitti yerine Antalya Arena geldi.

Afyon Atatürk Stadyumu gitti yerine Afyon Arena geldi.

Bursa Atatürk Stadyumu gitti yerine Timsah Arena geldi.

Konya Atatürk Stadyumu gitti yerine Torku Arena geldi.

...

İnönü Stadyumu yerine Vodafone Arena yapılıyor.

Eskişehir Atatürk Stadyumu yerine ESES Arena yapılıyor.

Antakya Atatürk Stadyumu yerine Hatay Arena yapılıyor.

İzmit İsmet Paşa Stadyumu yerine Kocaeli Arena yapılıyor.

Malatya İnönü Stadyumu yerine Malatya Arena yapılıyor.

Samsun 19 Mayıs Stadyumu yerine Samsun 19 Mayıs Arena yapılıyor.

Sivas 4 Eylül Stadyumu yerine Sivas 4 Eylül Arena yapılıyor.

Sakarya Atatürk Stadyumu yerine Sakarya Arena yapıyor.”

---

“Arena” sözcüğünün ne anlama geldiğine ilişkin yaptığım araştırmalarda ayrıntıya geçmeden önce özet bilgi şöyle;

1-Boğa güreşi, yarış, oyun vb. türlü gösteriler yapılan alan, 2- Siyasi çekişmelerin geçtiği yer,

3-

Amfitiyatro penceresinden bakılınca  Roma  uygarlığında gösteriler, gladyatör ve vahşi hayvan oyunları için kullanılan, daire ya da elips  biçimli, yükselen tribünlerden oluşan bir kamu yapısıdır.

...

Arenaların modern anlamdaki en eski örnekleri ise Etruria ve Campania'da MÖ 2. yüzyıl sonlarına doğru yapılmışlardır.

Arena, kanlı gösterilerin sergilendiği alanlardır. Anlatılara göre vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi. Genellikle ölümle sonuçlanan bu acımasız dövüşlerin, büyük bir izleyici kitlesi vardı. Arena ayrıca suyla doldurularak çeşitli gösteriler yapılırdı.

"Amfi"  anlamı "çevresinde/iki yönden/çift" demek; bu nedenle Amfitiyatroyu işlevinden başka yapı şekli de tiyatrodan ayırır.

Roma uygarlığı döneminde ortaya çıkan amfitiyatroların eski Yunan ve Anadolu'da örnekleri yoktur. Türkiye'de Aspendos ve Efes’te bulunan yapılar amfitiyatro değildir. Dünyada  tanınmış örneği Roma’da bulunan Colosseum'dur. Tunus'un El Jem şehrindeki örneği günümüze korunmuş olarak gelmiştir.

Latince olan arena sözcüğü kumluk anlamına gelir. Dövüş sırasında akan kanları kolaylıkla dibe sızdırması için kumlarla kaplı olurdu.

İlk amfitiyatrolar dayanıksız tahtan,  M.Ö. 80’lerde Pompei'deki taşlardan yapılmıştır. 2012 yılındaki arkeolojik araştırmalar sonunda, antik çağdaki ilk amfitiyatronun Ürdün'ün Faynan Vadisi'nde MÖ 9600 yılı civarında yapıldığı ortaya çıkmıştır.

...

Antik Romanın ölüm arenası Colosseum’un bulunduğu yerd İmparator Neron’un sarayı vardı. Savurganlığı halkın isyanına neden oldu. Roma, Neron’un ölümünden sonra kanlı savaşlar yaşadı , saray da yakıldı. Arkasından gelen imparator Vespasion, Colosseum’u işte sarayın bulunduğu alana inşa ettirdi. İnşaat 10 yıldan fazla sürdü. Vespasion’un oğlu Titus b M.S 80 yılında tamamladı. 100 gün ve gece süren açılış oyunlarında 5 bin hayvan ve yüzlerce insan kurban edildi.

Arena’nın Türkçe ve İngilizce sözlük anlamları; savaş alanı, mücadele alanı, alan, meydan ve sahne’dir.

Arena’nın sözlük adamları böyle olunca herhalde kendi kendinize sormuşsunuzdur;

Sporla savaşın, kanlı boğa güreşlerinin  ilintisi acaba nedir?

Yanıtı düşünürken, Jackson Brown’un spora dönük özdeyişlerinden kesitler sunuyorum;

Spor, karakter yapılandırmaz, ortaya çıkarır.

■ Zaferi bulduğun yerde, fedakârlığı da bulursun!.

Kazanmak bana ne getirir' değil;

'Kazanırsam ne olurum'dur, önemli olan.

En iyi olmak içini en iyi olanı geçmelisiniz.”

Daha az övün. Daha çok öv!”

Rakibin daha büyük, hızlı, daha güçlü ise, sen de daha zorlu, daha uzun, daha akıllı çalış!

■ Fırsatın sizinle dans etmesi için pistte olmanız gerek!

■ Disipline edilmemiş yetenek, tekerlekli paten üzerindeki ahtapot gibidir. Yığınla hareket vardır,  ama ileriye mi, geriye mi, yana mı gideceğini bilemezsiniz.

■ Yarına en iyi hazırlanmanın yolu, bugün yapabileceklerimizin en iyisini yapmaktır.

■ En iyi olmak içini en iyi olanı geçmelisiniz.

■ Bırakın sebat motorunuz olsun. Umut benzininiz!

---

Savaş alanı, kan, boğa güreşi... gibi sevimsiz olgu ve algılardan arınmak için sporun içine mizahı katarak sizleri güldürmek istiyorum;

Hakemin biri, deliye dönmüş olarak eve gelmiş ve karısını dövmeye başlamış.

Ağzı- yüzü kan çanağı olan Kadın bağırnış;

- Çıldırdın mı sen, niye vuruyorsun bana?

Adam daha çok sinirleniyor, tekme- tokada  devam ederken de söyleniyormuş;

- Sen beni nasıl aldatırsın?

Zavallı kadın sesini yükseltmiş ve sormuş;

-  Bu yalanı nereden çıkardın be adam?

- Neredeni var mı, maç boyunca en az 30 bin kişi bağırdı durdu:

- “Pezevenk, pezevenk”, diye...

Bakmadan Geçme