'Gül Muhammed Teridir'

'Gül Muhammed Teridir' - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

'Gül Muhammed Teridir'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Cahil kişi gülün güzelliğini görmez,

gider dikene takılır

. (Hz. Mevlana)

■ Topraktan biten güller, mahvolur gider. Gönülden biten güller kalıcıdır ve ne hoştur.

( Hz. Mevlana)

***

Gül, kültür, folklor ve edebiyatta önemli yer tutar. Süleyman Çelebi, diyor ki;

“Terlese güller olurdu her teri hoş direrlerdi terinden gülleri.”

Hak ve halk aşığı Yunus Emre, söyleşisinde

Hz. Muhammed’in çiçeklerin değerini öğrenmek ister ve ondan şu yanıtı alır:

“Çiçek eydür derviş baba

Gül Muhammed teridir.”

Fuzuli’nin dizeleri de damardan geliyor;

“Suya versün bağban gülzârı zahmet çekmesün

Bir gül açılmaz yüzün-tek verse bin gülzâre su.

---

Şebnem-i gülzar ruhsar-ı Resulullah’tır

Neşr-i ıtrıyle kılar her dem anı iş‘ar gül.

Hz. Ali’nin son nefesinden önce gül istediği ve gülleri kokladıktan sonra ruhunu Allah’a teslim ettiği söylenir. Anadolu’da kefenle beraber sandıklarda kurutulmuş tomurcuk güllerin saklanması bir özlem ifadesidir.

Sultan Ahmed hüznünü dile getirir;

N’ola tacım gibi başımda götürsem daim

Kadem-i pâkini ol hazret-i şâh-ı Rüsûl’ün

Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir

Bahtiyâ durma yüz sür kademine o gülün.

Seyit Nesimi’nin 600 önceki dizeleri;

Gülden terazi tutarlar

Gülü gül ile tartarlar

Gül alırlar gül satarlar

Çarşısı pazarı güldür gül…

---

■ Toprakta biten güller solar gider. Gönülde biten güller ise kalıcı ve hoştur.  Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir.  Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa. İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin . Bir mum bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez Ayni dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.

İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur

■ Bir göz ki, bakışı o güle ve laleye

dönmüştür. Can, hep o lale bahçesinden söz açmaktadır.  Ey lale gel de şen yanağımdan renk at.

(Mevlana)

---

Gül Farsça kökenli çeşitli anlamları içerir;

-  Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa).

- Gülgiller (Rosaceae) familyasından, reseptakulumu olgunlukta etlenen ve fındıksı meyveleri saran, genellikle yapraklarını döken dikenli çalılar hâlinde olan, ülkemizde 24 tür ile temsil edilen bir cins.

- Katmerli,  kokulu çiçekleri olan, pek çok türleri bulunan gülgillerin örnek bitkisi,  çiçek.

- Bilinen çiçek, gül çiçeği, gülağacı.

-  Tasavvufta Allah'ın birliğinin remzi. 4. başına ve sonuna ek ve isimler getirilerek yeni isimlerin türetilmesinde kullanılan bir isimdir.

- Küçük ve dikenli bir ağaçta olup şeklinin ve kokusunun güzelliği ile ünlüdür. Şairlere göre bülbülün sevgilisidir.  Çok cinsi vardır.

---

“Gül, kendisine yöneltilen kişiye beslenen sevgiyi barındıran seslenme sözcüğüdür;

Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yâre mu’tadım

Seni ey gül sever canım ki cânâna hitabımsın.

(

Nedim)

---

Gül’den deyimler, atasözleri üretildi.

Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz.

Gülü seven dikenine katlanır.

Gül ve türevlerinden üretilen kız adları;

Gül, Gülce, Gülistan, Gülizar, Güllü,      Gülgün, Yazgülü, Şengül, İlkgül, Songül, Ayşegül, Goncagül, Gülseren, Gülderen, Gülsevin, Birgül, Gülbin, Gülben, Gülay, Gülbahar, Gülçin, Gülnaz, Gülperi..

Gül, halk, Divan ve tasavvuf edebiyatımızda  hem betimleyen hem de betimlenendir;

Beyaz gül yanakların,

Sarı gül dağınık saçlarındır,

Ve mahzun kalbim ateş gibi

Yanan dudaklarındır.

(Cahit Külebi)

---

Güle bir de Yahya Kemal gözüyle bakalım;

“Hafız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış;

Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.

Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış

Eski Şîrâz’ı hayâl ettiren âhengiyle.”

---

■ Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Geçmişte kaç kez küle dönüştüğün değil, kaç kez küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu anımsa!

(Hz. Mevlana)

■ Sevdiklerinize " gül " verin.

Gülünüz yoksa, " gülüverin "

(Hz. Mevlâna)

■ Cahil kişi gülün güzelliğini görmez,

gider dikene takılır

. (Hz. Mevlana)

■ Topraktan biten güller, mahvolur gider. Gönülden biten güller ise kalıcıdır ve ne hoştur.

( Hz. Mevlana)

---

■ Diken eken gül toplayamaz.

(

İbni Sina)

■ Gül dalında güzel. Herkes dalında hizmet ederse, hizmet nimet olur, yoksa hezimet!  (Seyyid Haşemi)

■ Seher yelinden gül perişan olur, odun perişan olmaz. (

Sadi)

■ Bönlük edip konma gülün dalına,

Harı var pençeni kanatır bülbül..

(Kuloğlu)

■ Dikensiz gül nerde ki?

(Hafız)

■ Ey gül, nazirin olmaz idi harın olmasa!

(Riyazi)

■ Güle kıymet verilmezdi

Âşık ve maşuk olmasa.

(

Âşık Veysel)

---

■ Seher yelinden gül perişan olur, odun perişan olmaz.

(Sadi)

■ Senden bilirim yok bana bir faide ey gül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.

(Nevres-i Kadim)

■ Şu illerin taşı hiç bana değmez.

İlle dostun gülü yaralar beni.

(Pir Sultan Abdal)

---

■ Ömrünü geçirse de güllerle bahçıvanlar. Bir gülü yeryüzünde gülden güzel kim anlar?

(Faruk Nafız Çamlıbel)

■ Ya kırmızı gülden ayrı yaşamalı, yahut dikenin acılarını hoş görmeli

. (Sadi)

■  Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır. (

Çin Atasözü)

Bakmadan Geçme