'Elinde ışık varsa izi bulursun!'

'Elinde ışık varsa izi bulursun!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

'Elinde ışık varsa izi bulursun!'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Ey gözlerine güvenen! Zifiri karanlıklarda bile ne ararsa arasın bulabileceğine inanan, ne düşürdün de, ne ararsın?

Kendine güven iyi bir şeydir. Güvenme dediğin şey, bir yere kadar. İnsanın neyi aradığı, niçin aradığı önemlidir.

El yordamıyla, karanlıklarda aradığını bulmaya tesadüf demezler, hatta talih de demezler. Buldurmak isteyen, bir şeyi bulduracaksa, bulacağını yanı başına bırakır geçer. Üstelik defalarca arayıpta bulamadığın,  göremediğin, nasıl da görememişim diye hayretler içinde kaldığın bir durumda.

Yiğitliğin varsın senin olsun. Elinde ışık yoksa, düşersin, şaşarsın, nerelere bastığını bilemezsin.

Arayış değişik bir kavram. Bazen ne aradığınızı da bilmezsiniz.

Ne aradığını bilmeyenin bir şey araması bir başkadır.

Ne aradığını bildiği halde, bulmak istemeyenin araması daha bir başka.

Bulmak arzusuyla yollara düşenin kalbine aşk verirler. Aramaktan murat, bulmaksa, arayan bulur demişler

Işık yol gösterir, iz gösterir, ümit verir. Yolun aydınlanıyorsa, için ferahlıyorsa, aradığın izi de bulmuşsan, kaybettiğini bulman an meselesidir.

Bulmak için kaybetmek gerekli midir diye sormak gerek!

Kaybettikten sonra, bulmak , bulunanı çok daha değerli kılar.

Ölüm haricinde, kaybettiğimiz ne varsa telafi edilebilir,  bulunabilir sevgili okurlar.

Siz yine de gerçek ve hakiki dostlarınızı kaybetmişlerden olmayın.

Para kaybedersin, bulursun. Mal-mülk kaybedersin, belki çok daha iyisine kavuşursun. Mevki-makam kaybedersin, bir süre sonra, çok daha iyisine erişirsin.

Rabbimiz insanın karşısına çeşitli imkanlar ve fırsatlar çıkarır. Nasıl olduğunu kolay-kolay anlayamazsınız.

Önemli olan elinizdeki ışıktır. O ışığın niteliği, özelliği önemlidir.

Doğruluk ve dürüstlük kandili elinizdeyse, biiznillah korku yoktur, endişe yoktur.

O kandil, o ışık var olduğu halde, günümüz insanının paniklemesi, yarın kaygısı o kadar çok ki.

Sadece yarını garanti altında olsun istemiyor, bu yılı, öbür yılı, önünde ki on-yirmi yılı, hatta bütün ömrü garanti altında olsun istiyor.

Ekonomik dalgalanmalardan, rüzgarlardan, furtınalardan emin olmak istiyor. Kim kendine böyle bir garanti vaadinde bulunursa onun şemsiyesi altında bulunmaya can atıyor.

Bilmiyor ki, ona o vaadi verenin bile garantisi yok!

Rızkı verenin Yaradan olduğunu unutmak, panik anında bunu aklına bile getirmemek ne kadar acıdır!

Ya batarsam, ya elimdekileri kaybedersem, ya standartlarım diye bir şey kalmazsa endişesi taşıyanın elinde ışık olabilir mi?

Olsa bile o ışığa itibar eder mi?

Ne olursa olsun, gemimiz yürüsün, gemimiz batmasın, gemimiz varken, takaya, yada sandala binmek gibi bir acziyetin içine düşmeyelim diye çırpınıyor insanlar.

Atalarımız,

"Düşmez kalkmaz bir Allah"

demişler.

Kul, düşerde, şaşarda, dibe de vurur, dipte boylu boyunca uzanıp yatarda!

Dünya malı, dünyada kalır diyenler neden hiç sevilmez düşündünüz mü?

Ölenin sandukasına, ne en çok sevdiği eşyaları ne de altın-akçesini koyarlar. Çünkü, kefenin cebi yoktur denmiştir. Babalarının sandukasını kıymetli bir halıya sarıp götüren evlatları, definden sonra, halıyı neden yüklenip gelirler diye düşünenimiz oldu mu?

Elimize değil bir ışık, projektör verseler, bulmak istemediğimiz izi, o iz bu iz değil diyerek geçer gideriz.

İz bulmak, doğruyu ve gerçekleri bulmak ve görmektir. Ne izi göstereni severiz, ne elimize bir ışık tutuşturanı!

Işık ve izle ilgili laf açıldığında ise mangalda kül bırakmaz, dünya kadar da örnekler veririz birilerine bir faydamız dokunsun babından!

Hz. Pir,

"Elinde ışık varsa izi bulursun!"

derken alın elinize ışığı, bulun doğruluğun ve gerçeklerin izini demiş demesine de, bunca zaman kaybettikten ve geçirdikten sonra,

"bana bir ışık getirin, kaybettiğim izleri bulmam lazım"

diyebilmek için, ölmek üzere olduğumuz anları seçmemize ne diyeceksiniz?

Bakmadan Geçme