Üç tıbbiyeli kızımız ve sağlığımızın geleceğine umut
Üç tıbbiyeli kızımız ve sağlığımızın geleceğine umut - Hanefi Aytekin - Yeni Meram Gazetesi
Çağımızın sözde konfor ve medeniyet icabı dediği beton yığınları mekanlarımızdan sıyrılıp çıktığımızda, kendimizi yine insanlardan soyutlayamadığımız bir parka, kıra bayıra yada bir kafeye atar stres gideririz.
İşte böyle bir anımızdı; Sevgili Eşim Hatice Hanımla birlikte evimizin yakınındaki Şato Form Gedavet Parkı içine yapılan B.Şehir Belediyesi KAFEM’e uğrak verdik. Burası modern mimarisi tefrişi ve eğitilmiş çok medeni ve saygın personeli ile hizmet veren yeni bir sosyal tesisti ki, buraya sık sık uğrak verenlerdendik. Bu sosyal tesisin işletme Müdürü (CANTÜRK Bey) Konbeltaş A.Ş idarecilerinden olup, insani değerleri ile göze gelmesi takdire şayandır.
O günde öyle oldu. Gidip seyirlikteki masalardan birine oturduk. Yan masamızda temiz giyimli, önlerinde defter kalemleri, soru bankası kitapçıkları, ikisinin başı açık, birisinin kapalı, ruhen anlaştıkları belli, birbirlerine soru alışverişleri ile ders çalıştıklarını anlamak mümkündü. Kendilerini tıbbi terimlerle dolu bilgi deposuna kapanmışlar, çevreleri ile hiç mi hiç ilgilenmiyorlardı. Belli ki ciddi bir sorumluluk altından kalkıp Tıp Doktoru olmak yegane arzuları olduğu görülüyordu. Masamıza da duyulan seslerine yer yer kulak verip tutum ve davranışlarına tanık oluyorduk.
Böylece bir kırk beş dakika geçti. Bu gençlerden bir tanesini işaretle masamıza çağırdım. Hangi üniversitede okuduklarını sordum, Mevlana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde dediler, tebrik ettim. Kendimi tanıttım, kimliklerini tanımaya çalıştım. Diğer iki arkadaşının da masamıza gelebileceğini söyledim.
Tıp eğitiminin zor ve masraflı olduğunu, her isteyenin tıp okuyamayacağını vurgularken, paralı ve pahalı bir tıp eğitimi alırken, bu hayır kurumu üniversitede başarılı olmamanın vebal ve günahının idraki içinde olduklarını altını çizerek dile getirdiler.
Kendilerinin bu özel üniversite tıp fakültesine yeterli puandan ayrı her yıl on binlerce lira ücret ödemek zorunda kaldıklarını, sınıflarındaki öğrenci sayılarının az, hocalarının her biri ile bire bir ilgilendiklerini, iyi bir eğitim alıp bu ülke ve insanımıza yararlı olmayı hedeflediklerini, ailelerimizin bizim masraflarımıza katlanarak hem bize ve hem ülkemize yararlı insanlar olmamızı istediklerini vurguladıklarında, bu altın yürekli kızlarımızın ülkemiz sağlık sektörüne çok ama çok katkıları olacağı umudu taşımaktayız ve bununla kıvanç duyarız.
Onlar geleceğin pırıl pırıl yürekli cici dr. kızlarımız. Emekli bir Subayın Kızı Sena Ceren Soyutemiz, diğer arkadaşı Merve Gün, Eda Nur İşcimen olup tıp beşinci sınıfta ve Mevlana Üniversitesinin ilimizdeki ilk mezunları çocuklarımız olacaklar.
İlimiz Mevlana Üniversitesin de toplam 450 Türk gencinin, Cumhuriyetimizin eseri Türk gençleri olarak, ülkemiz insanına sağlık verme seferberliğinin içinde olmaları keza yüreğimizi sevince boğdu.
Ülkemizde tıp eğitiminin bilimsel verilerle donatılıp, geceyi gündüze katıp bu onurlu mesleğe girecekleri ve seçkin tıp öğrencisi gençlerimizin, başarıdan başarıya koşup, ülkemiz insanına sağlık enjekte etmelerini diler, Mevlana Üniversitesi öğretim kadrolarına ve yöneticilerine, tebrik ve teşekkürlerimizi sunarız.
Bakmadan Geçme