Rauf Denktaş'ı Anımsama...

Rauf Denktaş'ı Anımsama... - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Rauf Denktaş'ı Anımsama...
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Hiçbir hususta aşırı uçlarda bulunmayınız.

Mağrur olmayınız. Alçak gönüllü olunuz.

İsraftan kaçınınız. Hesabını bilen kişi olarak yaşayınız. Kendinize, ailenize, cemiyetinize, milletinize faydalı olacak şekilde yaşayınız.  Bencil değil, cömert ve doğru sözlü olunuz. Vicdanlı hareket ediniz.

(Rauf Denktaş)

***

Rauf Denktaş yaşama veda edeli dört yıl oldu.  O,  mücahit, ulusal kahraman, devlet adamı,  ilkelerinden ödün vermeyen düşünür yönü de ağır basan bilge bir insandı.

Merhum Rauf Denktaş ile oturup kalkmış, söyleşmiş olmanın onurunu taşıyor, iz Bırakan hizmetlerini saygıyla anıyorum.  Ne mutlu ki,

Rauf Denktaş adını taşıyan Caddede bir sitede oturduğumdan adını onlarca kez anıyorum.

---

Rauf Raif Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs'ın Baf bölgesinde doğdu. Rauf Denktaş 1,5 yaşında annesini kaybetti. Babası hakim Raif Bey'dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930’da eğitim için İstanbul'a gönderildi. Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere'ye gitti; avukatlık yaptı; 1949 yılı yaz aylarında savcılık görevini seçti.  Aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 27 Kasım 1948’ de  Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk açık hava toplantısında Dr. Fazıl Küçük ile beraber kürsüye çıktı. Türk Cemaatinin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasındaki arabulucuk yaptı, toplum çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak'ın önerisi, Fazıl Küçük’ün onayıyla Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu kongresinde başkanlığa seçildi. Savcılık’tan  İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti, Cemaat sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.

1955'te terörist kimliğe dönüşe Enonis’le mücadele ile  EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön verdi; 1958 yılında hükümetteki görevinden ayrıldı, arkadaşları ve dostlarıyla 1.8.1958'de Türk Mukavemet Teşkilatı'nı kurdu. 1959 Zürih – Londra ve  1960 antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında çaba harcadı. Türk Cemaat Meclisi'yle İcra Komitesi Başkanlığı'na seçildi; 1958 yılında Rum tedhişçiler, Türk köylerine saldırınca,  protesto edenlerin başında yer aldı. Zürih ve Londra antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ile  birlikte Ankara'ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Görüşmede Denktaş adaya Türk askeri gönderilmesini önerdi.

16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti; sonrasında sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.

1964 Londra Konferansından sonra Makaryos tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi. Ada'ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. 1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırılınca yeniden Kıbrıs'a döndü.

1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 28.2.1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi. 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini yürüttü. Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu.

22.4.1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Rauf Denktaş, 24 Nisan'da görevi Mehmet Ali Talat'a devretti.

---

Ulusal kahraman, devlet adamı bilge insan Rauf Denktaş’ın özdeyiş niteliğindeki kimi öz sözlerinden alıntılar. Aktarıyorum;

“Başaramayacağım” korkusu içinizde yer etmesin; "Başaracağım" diyen başarır.

• Başarmak için cesur ve atılgan olunuz. Çekingen ve ürkek olmayınız, cesur olan kazanır, inançlı olan başarır.

• Hayalinizi geniş tutunuz.

• Biz, ulusal ve manevi değerlerimizi korursak, değerler de bizi koruyacaktır.

• Kendinizi mutsuz saydığınız an elinize bir kağıt alınız ve Allah'a şükretmenizi gerektirecek mutluluklarınızı sıralayınız.

• Listenize bir bakınız ve derhal neşeleniniz. Allah´a şükür mutluluğun anahtarıdır.

• Sayılı günler çabuk geçer, her gününüzü değerlendiriniz.

• Başarı ve mutluluğun temelinde imanlı ve inançlı olmak vardır.

• Pusulasız gemi karaya oturacaktır. İnsanın pusulası ilimdir, dindir, imandır. Dinsiz ve imansız kişi, pusulasız kişiye benzer, karaya oturacak, başını taşlara çarpacaktır.

• Saadetin yatağı ve kaynağı kendi kalbimiz, temeli fazilet ve ahlaktır.

• Mesut insanlar bencil değildir.

• Bencil bir insan mesut olamaz.

• Mutlu kişi başkalarına karşı kin beslemez; çünkü günlük yaşantısında, kalbinde kin ve hasetle hareket eden insan saadetin ta kendisi olan iç huzura kavuşamaz.

• Başkalarının hakkını yememek, haksızlık yapmamak, merhametli olmak, başkalarının hareketlerini yargılarken insaflı davranmak da mesut olmanın esaslarındandır. Çünkü hak yiyen, haksızlık yapan, merhametsiz olan bir kimse, içinde esen bu fırtınalarla kendi iç huzurunu dağıtmış olur.

• Gençlerin en önemli meselesi, sağlam değer ölçülerine ve sıhhatli bir şahsiyet yapısına sahip olarak yetişmelerinin teminidir.

• İnsan mutlu olmak için yaratılmıştır.

• Mutlu olmamız için her şey doğuştan bize verilmiştir. Kendi yaşantımızla bunları ortadan kaldırır, iç huzurumuzu yok ederiz.

• İhtiras, kin, kıskançlık ve haset; elimizde olanlara, Yüce Allah’ ın bize verdiklerine şükredeceğimize, hep olmayan şeylerin özlemini çekerek bunları temin için uğraşma ve özlemini çektiklerimizi temin için haksızlığa, hak yemeye tevessül, içimizdeki saadeti yıkar ve bizi bedbaht eder.

• Allah’ın ihsanlarına şükretmek, fazlasını temin yolunda çalışmayı en doğru araç bilip,  doğruluktan ayrılmamak;  işte, saadetin başka bir anahtarı da bu hasletlerdir.

• Acılar, felaketler karşısında ’Bu da geçer’

diyerek, kendi kendini güçlendirebilmelidir.

Giden gelecek, kaybolanın yerini başka başka kazançlar dolduracak, yapılmış olan hatalar varsa bunları tamir eden bulunacaktır.

•Temizliğe -ruh ve beden açısından- titizlikle ruyunuz. Küçüklere şefkat- sevgi, büyüklere saygı gösterip tutumlu olunuz. Çok yiyip içmekle sağlığınızı bozmayınız.

Yaşama 88 yaşında veda eden Rauf Denktaş’ı bir kez daha saygıyla anarken ruhu şad olsun diyorum...

Bir damla:

■ Hayatta hiçbir zaman yalpalamayacaksın,

Düşüncelerinde bir ileri, bir geri adımlar atmayacaksın, her dönemin adamı değil, her dönem adam olacaksın.(

Rauf Denktaş)

Bakmadan Geçme