Rabbim gönüllerimizi birleştirsin!

Rabbim gönüllerimizi birleştirsin! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Rabbim gönüllerimizi birleştirsin!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Gönüller birleşemiyor, bir araya gelemiyor, bir araya gelmek istemiyor. Ne bu konuda niyet var, ne de gayret!

Gönülleri birleştirmekten çok, ayırmaya çaba sarf edenleri görmüyoruz. Gördüğümüz hallerde ise engellemek yerine seyretmek gibi bir huy edindik..

Nasıl bir vurdumduymazlık içerisinde olduğumuzu söyleyenlere kızıyor ve tavır koyuyoruz!

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın havalarında olduğumuzu söyleyenlerle aramız iyi değil!

Toplum, parça-parça bir yerlerde olmaktan, küçük öbekler halinde başka başka köşelerden etrafı seyretmekten, laf atmaktan, laf yarıştırmaktan, sataşmaktan, parça-bölük olmaktan memnun gibi.

Herkesin hayatını yaşadığı, mekan-mekan gezdiği, gezilen mekanları Facebook'ta paylaştığı, toplumsal duyarlılıklarını, Facebook, Twitter gibi yollarla iki satır yazı yazarak, vazifesini yerine getirdiğini kendine inandırdığı bir hayatın içindeyiz.

Böyle bir hayat gönüllere yakın değil. Sığ, soğuk, anlamsız, donuk, heyecansız, sevgisiz, ve saygısız.  Bu yaklaşım şekline çok eğlendik, çok iyi vakit geçirdik, duyarlılığımızı öylesine gösterdik ki, her birimiz iki yüzden fazla beğeni almışız diye övünenler olup çıkmışız!

Oysa, dostlarımızla ve arkadaşlarımızla uzun bir süre önce kopan, ancak bizim ne hikmetse koptuğunu anlayamadığımız bağlarımızı mesajlarla, beğeni ve yorumlarla bağladığımızı düşünüyoruz.

Bir araya gelenlerin, toplananların, birleşenlerin, tek yumruk misali olanların nelerin üstesinden gelebileceği bilindiği halde, gönül parçalayıcılar, kurdukları haset ve fesat ocaklarını kıskançlık çırasıyla yakarak parçalananların hakkından çok daha kolay gelebileceklerini binlerce yıldan beri biliyorlar!

Gemisini kurtarma davasında olanlar, günü kurtarma telaşına kendini kaptıranlar, yarın kime ne yapalım diye hesap-kitap yapanlar, menfaati olmayanla selamı sabahı kesenler bir hayli arttı.

Gönüller önce ben, sonra ben, sonra yine ben diye atıyor!

Acıma, merhamet, hoşgörü, anlayış, düşeni yerden kaldırma gibi duygulara yer yok gönüllerimizde.

Kısa bir süre dalıp giden gözlerin, "haklısın" demesi bir dakika bile sürmüyor.

Gönüllerimizin birleşmesini, birlikte atmasını istemeyen çerden-çöpten hiç bir anlamı ve gereği olmayan o kadar çok sebebe sıkı sıkıya bağlanmışız ki, sebeplerden vazgeçmemek gibi bir gerekçe ile inadımızı sürdürüyoruz!

İnat, katır inadı, kin, deve kini gibi olursa insanlık ara yerde kaybolur sevgili okurlar!

İncir çekirdeğini doldurmayan mazeretler, bana şunu dedi, yan baktı, kaşını kaldırdı. Arkamdan şöyle-şöyle söyledi diyorlar. Onun istediği iyilik eksik olsun. Bana kimse akıl öğretemez! Bana akıl vermeye kalktı. Bir kaç sene önce bir şey söylemişti. içime oturdu, aklıma geldikçe kızıyorum! Adamın tipini beğenmiyorum abi, zorla merhaba diyecek değilim herhalde! Benden ırak olsunda, gitsin cehenneme direk olsun!

Bu ve benzeri olan insanları  en yakın dostlarını sevmekten, bir araya getirmekten kim alıkoymuş olabilir?

Dost geçinip, yüzümüze gülen, bizi savunuyormuş gibi gözüken insanlardan bazılarının yakın insanları birbirinden uzaklaştırmak için yapmış oldukları planlar çoğu kez gerçekleşmese de, kazdıkları kuyulara kendileri düşseler de, başarılı olanların sayısı az değil!

İnsanlar gönüllerinin seslerini dinlemek yerine, yalanı doğru gibi anlatan, inandıran, ikna eden, yalancı şahitli, bire bin eklemeli sözlere itibar ediyorlar.

Benim arkadaşım, benim dostum böyle şey söylemez, demez, bir daha da bana böyle şeyler getirme demek yerine, büyük bir merakla dinleyen başka neler söyledi diye de soran o kadar çok insan var ki...

İşte bu yüzdendir ki, ayırıcılar, gönülleri karşı karşıya getirip çarpıştıranlar, gönül yakınlaşmalarını engelleyenler, gönül köprülerini topa tutanlar,

"acaba der mi, söyler mi, düşünür mü?"

sorularını sordurup, yaşananları yalan, gönülleri talan edip geçiyorlar!

En sağlam bilinen yuvalar, imrenilen dostluk ve arkadaşlıklar, yıkılmaz sanılan ortaklıklar, yıllarca aynı yolda yürünen fikir ve düşünce birliktelikleri fitnecilerin yaktıkları fitne ateşleri içinde cayır-cayır yanarak kül oluyorlar!

Rabbim gönülleri birleştirmedikçe, insanlar birbirlerini sevemiyor, bir araya gelemiyor. tanışamıyor, buluşamıyor, konuşamıyorlar.

Rabbim gönüllerimizi birleştirsin sevgili okurlar. Küs gibi, dargın gibi, kırgın gibi hallerimizi barışmaya, tebessüm etmeye, gülümsemeye atılan adımlar olarak değiştirenlerden eylesin inşallah!

Bakmadan Geçme