Müjdeler olsun emekliye!..
Müjdeler olsun emekliye!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi Yazarı
7 Haziran seçimlerine doğru giderken, dillerden düşmeyen, düşürülmeyen, meydanlarda her liderin hatırladığı, unutmadığı, yere-göğe sığdıramadığı kesim kim diye hiç düşündünüz mü?
Düşünmedik diyenler için hemen söyleyelim;
Bu seçimlerin en sevileni…
En övüleni…
En el üstünde tutulanı…
En vazgeçilmeyeni…
En gözdesi…
Ve baş tacı edileni emekliler!
Şimdi, ne kadar şanslı insanlarmış bu emekliler diyeceksiniz! Anaları Kadir gecesinde mi doğurdu diye de, konuşacaksınız!
İnanın bu işe emeklilerde oldukça şaşkın!
Bu teveccühü, bu geri dönüşü henüz anlayamadılar!
Meydanlar, emekliye olan sevgi sözcüklerinden geçilmiyor.
Ne oldu da bu kadar kıymetlendiler bilen var mı?
Hayat şartları karşısında pestil gibi yere serilen…
Ara ara silindir gibi üzerlerinden geçilen…
Suyu çıkan, suyu çıkarılanlar…
Şimdi müjde sağanakları altında sırılsıklam bir haldeler.
Basınımızın güzideleri, neredeyse iki güne bir emekliye müjde üzerine müjde çekiyor
.
Neredeyse, ey emekliler, Allah’tan belanızı mı istersiniz?
Maaşlarınıza zam, artı enflasyon farkı, yılda iki de maaş!
Dizilerimizden birinin o meşhur repliği gibi; İnsanın emekli olası geliyor,
“Allah cezamı vermesin”
dediler, diyecekler!
Daha düne kadar Promosyon mağduru edilenler onlar değil miydi?
Promosyon meselesini çözemeyenlerin, bankaların emeklilerle dalga geçer gibi 60-70 lira verdiğini manşetlerine taşıyanların, samimiyetine ve vaatlerine nasıl inansın emekliler?
Dünyanın birçok ülkesinde emekli olanlar ülke ülke gezerken, bizim emeklimiz, dolmuş parasını, yol parasını hesap eder duruma düşürüldüyse kabahat kimin, emeklinin mi?
Emekliler ev sahibi yapılma noktasında, maaşlarındaki düzenlemeler noktasında onlarca yıldan beri avutuldular.
Bardağı taşıran promosyon hikayesi, emeklilerin ne kadar sevildiğinin, onlara ne kadar kıymet verildiğinin bir göstergesi olarak ortada!
Benim emeklim diye sahip çıkanı, dostça sahipleneni ne yazık ki yok.
Emeklimiz bugüne kadar hiç görmediği kadar izzet ve itibar görüyor.
Sizce bu yaklaşımı yorgun kalpleri kaldırabilir mi?
Emeklinin kalbi az kırılmadı.
Umduğu ve dost bildiği kapılar defalarca yüzüne kapandı.
Halini, ahvalini anlattıkları tarafından, güvendikleri dağlara kar üstüne kar yağdırıldı.
Çıkmayan canda son bir ümit derler ya… Yüzüne gülenlere, tamam hallederiz, ondan kolay ne var diyenlere, bu torba olmazsa, öbür torbada hallolur sizin işiniz diyenlere sonuna kadar güvendi ve destek verdi.
Torbalardan her kesime bir şeyler çıktı, emeklinin yüzünü tam olarak güldürecek bir şeyler çıkmadı.
Ve emekli artık yoruldu, bitti, tükendi!
Şimdide her biri yapacaklarını seçim torbasına attılar, ver oyunu torbada senin için neler yok, neler diye, sandığı işaret ederek, seçim torbasını gösteriyorlar.
Müjdeler olsun emekliye!..
Kimi ev veriyor. Kimi yılda iki kere dini bayramlar öncesi iki maaş. Kimi Mart ve Eylül ayında bilmem kaçar lira!
Emekliler, on milyon insan. İyi bir oy pastası. Duygusallar, sırtları da sıvazlanmaya müsait. Mecraları partilere doğru en kolay yöneltilenler onlar. Verin müjdeyi, kapın oyları. 7 Haziran’dan sonra kim öle, kim kala!..
Bakmadan Geçme