Konya konjonktürü!..
Konya konjonktürü!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Seçim heyecanının neredeyse hiç olmadığı Konya sokak ve caddelerinde, seçime doğru gidildiğinin tek göstergesi, ezgilerden, türkülerden, hareketli parçalardan uyarlanan seçim müziklerinin gümbür gümbür çalındığı araçların şehirde tur atması!..
Mayıs ayı çok daha hareketli geçebilir diye konuşanlar var.
Bildik bileli şehir merkezi sevgisini de, heyecanını da pek göstermiyor.
Gelene hoşgeldin, gidene uğurlar olsun diyen insanlar, reklamın iyisi-kötüsü olmaz babından cep telefonlarıyla çektiklerini paylaşıyor. Bu arada adayların yanlarında gelenlerin yaptıkları da çok farklı değil.
Adayı kim karşıladı, kim onunla yan yana durdu, kimler karelere girdi, fotoğraflar anında paylaşılıyor.
Yeni tanıtım ve reklam şekli bu artık.
Taraftarlar ise, adaylarla birlikte bulunma, birlikte hareket etme yerine, face sayfalarında, beğen butonuna beğendim diyorlar. Destekleri belli olsun diye de;
Helal abime!
Abime yakışır!
Büyüksün Abi!..
Şimdiden vekilim diyorum!
Şeklinde kısaltmalı basit cümleler yazıyorlar.
Face desteği, Twitter desteği, WhatsApp desteği dedikleri böyle birşeyler.
İnsanlarla iletişim uzaktan uzağa elmalı dağlar misali!..
Millet heyecanlanacak bir şeyler arıyor aramasına da, ya heyecanlanacak bir şey yok, yada milleti heyecanlandıracak, coşturacak birşeyler!
Projeler, müjdeler, vaatler, yaldızlı söylemler şehirde bir heyecan fırtınası estirmek şöyle dursun, insanları farklı farklı düşüncelere sevk etti.
Başkanlık sistemine geçildiği takdirde, Konya'nın artık bir Başbakanı olmayacak diyor insanlar!
Onun için ne göz aşinalığı yapan, ne kulaklara hoş gelen sloganlar nede şu kadar yıl sonra şunumuz, bunumuz olacak söylemleri ilgi çekmiyor diyor, konuşanlar!
Konya konjonktürü son on yılın en kararsız, en ne yaptığını bilemez konumunda. Geçmiş seçimlerde bütün partilerin adaylarına mavi boncuk dağıtıp, oyunu bildiği yere, vereceği yere, kavilleştiği yere verenlerin yüzleri az biraz karışık.
Bu tespitlerimize sen öyle san diyenler çıkabilir!
Konya seçmeni milim yerinden kıpırdamadı, ne söylemişsek o, ne dediysek o, diyenlerde olabilir!
Dimdik ayaktayız, bizden bir çivi bile sökemezler, söktürtmeyiz diye kimseyi konuşturmak istemeyenlere de rastlayabilirsiniz!
Bunları söyleyenlerin tamamı, çok değil on yıl kadar önce, gemileri yakmışlar, kırk yıllık partilerine elveda demişler, yollarını ayırmışlardı.
O yılların Konya konjonktürü gemi misali, ayrılanların hepsini bir başka limana getirmişti.
O gemide Saadet Partisi ile yollarını ayıran Milli Görüşçüler, CHP'liler, MHP'liler, Doğruyolcular, Anavatan Partililer ve DSP'liler vardı.
Konjonktür, 1980 sonrasında dört eğilimden olan partilileri Turgut Özal'ın Anavatan Partisinde nasıl birleştirdiyse, 2002 yılının sonları itibarıylada Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Partisinde birleştirdi.
Aynı Konjonktür, iller bazında yine sahnede. Konya seçmeni Demokrat Parti döneminden bu yana ortalama onar yıllık periyotlarla çok gemiler yaktı, çok gemiler inşa etti.
Salonlar heyecansız, atılan sloganlar heyecansız, seçim şarkılarının dolaştığı sokak ve caddelerde kıpırtı olmayabilir. Hatta hangi partinin müziği çalıyor diye, kaldırıp başını bakan bile yok diyebilirsiniz. Heyecanını dışa vurmayan, dışa vurmayı pek sevmeyen bu sessiz ve sakin şehir ne gibi bir karara varacak diye merak etmiyor musunuz?
Konya konjonktürü ürkek, kendince tedbiri elden bırakmayan, sağa-sola defalarca bakmadan, karşıya geçmeyen bir yapıyı temsil de etse, kırk düşünüp, bir konuşarak aklıselimle karar verir diyor siyaseten güngörmüş ağabeyler. Konjonktür bu, sürprizlere sebebiyet verir mi, verir, demektende kendilerini alamıyorlar!
Bakmadan Geçme