Kadına Şiddet ve Ulusal Vicdan

Kadına Şiddet ve Ulusal Vicdan
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.

(Hadis)

***

Kadına şiddet hız kesmeden sürüyor. Her gün bir ya da daha çok kadın şiddete kurban

giderken Özgecan Aslan’ın öldürülmesi Ulusal Vicdanı adeta ayağa kaldırdı.  Hükümet kanadından en anlamlı tepki Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’den geldi;

■ “

Özgecan Aslan cinayeti zanlıları için idam cezasının gündeme getirilmesi ve hassasiyetle tartışılması gerekir.”

■ “Benim dinim kadının ayakları altına cenneti sermişken, siz nasıl olurda bir kadına cehennemi yaşatabilirsiniz?”

Bize de ulaşan e.mail ve sosyal medyada yer bulan kimi öneriler olaya duyulan üzüntü ve dehşetin boyutunu ortaya koymaktadır;

■ Canileri Arabistan’a gönderilim,  onlar şer’i hükümlere göre infaz etsinler.

■ Onları Işıd’a teslim edelim, onlar gerekeni yaparlar.

Tepkiler gösteriyor ki, kamuoyunda kadına şiddet ve katliamların önüne geçilmesi içi sert önlemlerin alınması ve yasalarda değişiklik yapılması konusunda görüş birliğine varıldı.  Türkiye kuşkusuz bir hukuk devletidir, bu denli canavarlıklar karşısında artık hukukun da sustuğu yere hızla yaklaşıyoruz. Kadın her şeyden önce anadır, senin, benim, herkesin anasıdır. Cinayetler  toplumsal cinnettir; analara  el kalkar mı, elleriniz kırılsın?

■ Kadınlar olmasa öksüz kalırdı eş’arım.

(Celal Sahir)

***

Çoğu erkek eşine “ Hanım!” diye seslenir, ancak sözcüğün nereden geldiğini bilmeyiz.

Cengiz Han bir gün Sarayına  tüm hanları toplamış, tahtın sağ yanına da eşini oturtmuş.. Hanlara demiş ki; “Ben Hanlar Hanı Cengiz Han! Hepinizin Hanıyım.” Sonra da eşini göstererek konuşmasına devam etmiş;

“ Bu da benim Hanım !“

Hanım sözcüğü işte bu konuşmadan geliyor.

***

Dinimiz, kadına büyük önem vermiş, ona sahip çıkan söylemler geliştirmiştir. Buna göre kadın evin sultanıdır. Yüce Yaradan kadını erkeğe; onu koruması, kollaması, himaye etmesi için emanet olarak vermiştir. Nasıl ki, emanet üzerine özenle durulur, emanete hıyanet edilmezse, kadına da dinimiz böyle davranılmasını emretmektedir;

■  Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir. Onlara  yumuşak olun, iyilik edin! (

Müslim)

■ Hakasız olarak hanımını dövenin kıyamette hasmı ben okurum. Hanımını döven  Allah ve Resulüne asi olur.

( R. Nasıhin)

■ Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olanıdır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim

. (Nesai)

■  Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.

(Tirmizi)

Şanlı Tarihimiz, kadınlarımızın çeşitli cephelerde kahramanlık destanlarıyla doludur

Mustafa Kemal, Tarsus’ta İstasyondan Kent Merkezine doğru bir süre yaya olarak yürüdü. Onu görmek için günün erken saatlerinden itibaren yolları dolduran halkın arasından  selamlar vererek ilerliyordu. O sıra ilginç bir olayla karşılaştı. Kurtuluş Savaşındaki çete giysili bir kadın,  yolunu kesti ve ayağına kapandı. Gözyaşları içinde haykırıyordu;

“Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!”

Mustafa Kemal onu kaldırmak için eğilirken  kulağına halktan biri seslendi;

“Bu kadın Kurtuluş Savaşında  cephelerle çarpışmış olan Adile Çavuştur.”

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal,  güneşten yüzü yanmış  kadını elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona dedi ki;

“ Kahraman Türk Kadını! Sen yerlerde  sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.”

Türk kadınları yerlerde sürünmeye, şiddete uğrayarak öldürülmeye,  canavar ruhluların  saldırısıyla feci biçimde ölmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıktır. Çünkü onlar aynı zamanda anadır, anamızdır!

■ Kız çocuklarını hakir görmeyiniz. Şüphesiz onlar, cana yakın ve kıymetlidir. (

Hadis)

Bakmadan Geçme