HİSDER'de 'Dünya Merkezinin Kadim Kavimleri' konuşuldu
HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) 'in Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği Pazartesi Toplantıları'nda Eğitimci- Tarihçi Mustafa Dündar 'Dünya Merkezinin Kadim Kavimleri' hakkında dernek üyelerine bilgi verdi.
HİSDER Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar, insanlık tarihinin merkezinde yer alan ve Batı dünyasının “Orta Doğu” olarak adlandırdığı coğrafyayı, kadim kavimlerin ilişkileri üzerinden kapsamlı bir perspektifle değerlendirdi.
Dündar’a göre bu bölge, sadece coğrafi değil; aynı zamanda siyasi, dini ve kültürel anlamda da dünyanın kalbi olma özelliğini yüzyıllardır koruduğuna değindi. Dündar, Türklerin tarih sahnesine çıkışını değerlendirirken Fransız düşünür Edmond Demolins ve büyük İslam Tarihçisi İbn-i Haldun’un tespitlerine atıf yaparak şu ifadeleri kullandı: “Asya bozkırları toprak yapısı itibariyle düzensiz yağışları olan geçirimli bir toprak yapısı vardır bu nedenle bu bölgede otomatik olarak ot biter.
Ziraat yapma ihtimali genellikle zayıftır, bu yüzden ot biten bu geniş topraklarda Asya steplerinde, bozkırlarında insanlar otomatik olarak hayvancılık yapma ihtiyacını hissederler. 1897'de yazmış Osmanlı Türkçesine çevrilen ‘Yollar Asl'ı İçtima-iyi Nasıl Vücuda Getirir ‘ adı eserinde çok enteresan değerlendirmeler yapmıştır.
Esas itibariyle İbn-i Haldun'un ‘Coğrafya kaderdir.’ tespiti burada da geçerlidir.Şimdi bu topraklarda yaşayan Türkler ve Moğollar ve diğer kavimler hayvancılık yapma ihtiyacını duyarlar , dolayısıyla hayatları ota bağlıdır, otun bittiği, kuruduğu yeri terk edip yeni yerler arama ihtiyacı duyarlar, fakat bütün kavimler ve obalar aynı ihtiyacı hissettikleri için bu deveran/döngü devam eder gider.
Burada yaşayan insanlar dolayısıyla et ve et ürünleri , süt ve süt ürünleri imalatından başka bir faaliyette bulunmaz.” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.
Coğrafya’nın kader olduğunu bir anekdot üzerinden anlatan Dündar, “Bilge Kağan mücadele halinde oldukları Çin medeniyetinin farkındadır ve şöyle bir kanaate sahiptir , Biz de Çinliler gibi şehirler kuralım medeniyetimizi geliştirelim ve o şekilde hayatımızı devam ettirelim. Kültigin'in tarihe geçmiş itirazı şöyledir; Hayır! bizden katkat sayıca üstün olan Çin ile bu şekilde mücadele edemeyiz. Eğer biz yerleşik şehir hayatına geçecek olursak sayıları kum gibi Çinliler tarafından kuşatılır ve sonumuz gelir,bizim gücümüz göçebeliğimizde ve gerektiğinde bozkıra dağılıp,vurkaç taktiği ile mücadelemizi devam ettirmemizdedir der ve itiraz eder.Gerçekten bu çok haklı bir itirazdır ve Bilge Kağan tarafından dikkate alınır.Yerleşik şehir hayatından vazgeçilir.” dedi.
Bakmadan Geçme
