Hayırlısıyla şu helva bir pişseydi!
Hayırlısıyla şu helva bir pişseydi! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Un var, şeker var, yağ var diye başlayan helva yapma hikâyesini bilirsiniz. Malzemeler hazır olsa da, helvayı yapacak helvacı yoksa, bekler durursunuz, gelsin de biri yapsın şu helvayı diye!
Helva yapmak bir sanattır. Apayrı bir kabiliyettir. Tadı, kıvamı, lezzeti, kokusu bir başkadır. Helva sevmeyenin bile canı çeker, gözü kalır, aklı takılır!
Kocaman helva kazanlarında pişirilen helvaları, o helvaların kepçelerini, ustanın kazan etrafında nasıl fır döndüğünü eskiler pek tatlı anlatırlardı.
Bir tabak helva yiyenin, gözü helva kazanında kalırdı denen o helvalar mazi oldular!
Niyetimiz helva anlatıp, sizlere helva arattırmak değil.
Helvadan hisse başka başka konulara gelmek. Yani helva bahanesiyle bir şeyler anlatmaya çalışmak!
Şehrin adı Konya olunca helva olmadan olmuyor sevgili okurlar!
Düğün pilavının helvasını bilirsiniz. Madem ki, Başkentsiniz, düğün-derneksiz gün geçmez bu şehirde.
Bu helva, düğün pilavının helvası değil elbet!
Helva için, kulpundan tutulup devasa kazanlar getirildi, ocakların üzerine kondu.
Ocak için kucak kucak odun getirilip, kazanın altı yandı.
Helva pişecek diye duyuruldu.
Millet kazanın etrafına toplanmaya başladı.
Un yolda...
Şeker depoda...
Yağ bağırsan duyulacak mesafede...
İrmik geldi geliyor!
Ancak, Helvacı görünürde yok!
Malzeme hazır olsa ne olacak dedi bazı güngörmüşler!
Bu helvayı adı, sanı, şanı bilinen bir usta pişirmeli ki, kokusu türüm türüm tütmeli!
Ülkemizin bir ucundan bir ucuna gitmeli!
Bugüne kadar ne yaptılar?
Helvanın çektiler resmini, afiş yapıp, pankart yapıp, bizde bu helvadan isteriz diye bağırttılar milleti!
İnsanlar önce resmine vuruldular helvanın!
Meydana kocaman bir kazan koyup, ateşi de yakınca, iş galiba esasa bindi, pişecek bu helva diye heveslendi, ümitlendi herkes!
Helvanın adı, helvanın tadı derken tevatürler ve rivayetler aldı başını dolaştı şehrin her sokağında, mahallesinde.
Lakin helvacı gözükmüyordu ortalıkta!
Kimi pek bir nazlı dedi, kimi acelesi yok göreceksiniz gelecek, kimi kendini ağırdan satmakta böyle bir şey herhalde diye anlatıp yürüdü!
Kimi de, en kaliteli un bizde dedi, yağ desen katkısızı yani organik olanı bizde. Şeker desen pancarın hası, içindeki şeker miktarı en yüksek olanı yine bizde. İrmik dersen derman yetişmez.
Ne kaldı geriye?
Helvacı mı?
Helvacı gelecek, malzemeleri kazana boca ettikten bir zaman sonra, kepçe ile kazanı şöyle bir ağır-ağır karıştıracak. O esnada nefesler tutulacak. Helva kokusu meydanı çepçevre sardığında ve de ardından helva kıvamını aldı mı, korkma artık! Ondan sonra uzatın tabaklarınızı!
*/*/*/*/*
Konya'nın Yerli Otomobil Fabrikası helvası, Teknik Üniversite helvası, Akdeniz'e inme helvası için kazanın altı yanıyor sevgili okurlar.
Dumanları tütmeye başladı. Ateş olmayan yerden duman tütmez diyenlerin lafları çoktan uçuşmaya başladı. Şom ağızlılara, karamsarlara, olmaz diye yeminler edenlere iyi bakın. Helva piştiğinde, biz bu helva pişer dememiş miydik diye, tabaklarını ilk onlar uzatacaklar haberiniz olsun!
Ne mi diyelim? Hayırlısıyla şu helva bir pişseydi!
Bakmadan Geçme