Günün İçinden : Hafta Sonu Esintileri

Günün İçinden : Hafta Sonu Esintileri
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haftanın Sözü;

■ Yükün dürüstlükse gücün düşer belki ama, başım düşmez. (

Kızılderili Atasözü)

***

Haftanın pırıltıları;

Hz. Mevlana şems-i Tebrizi’ye söylemiş;

■ Ya al götür geriye kalanımı ya da gel tamamla eksik yanımı

■ Ah be Dünya sen dönüyorsun onu anladık da, bu insanlar senden daha hızlı dönüyor hem de ortada hiçbir yörünge yokken.

(Can Yücel)

■  Eşeğe semer seçilirken fikri değil ölçüsü alınır. Eşek olursan ölçünü, insan olursan fikrini alırlar.

(Anonim)

***

Çağın konuşması;

- Kardeş sen askerliği nerde yaptın?

- Abi Ziraat Bankası Kadıköy şubesi...

- Benim yeğen de orda yaptı ya...

-Askere gitmeyenler  eskiden adamdan sayılmıyordu. Etrafta adam kalmayacak.

***

Haftanın Bercestesi;

Onlar ki verir dünyaya nizamat

Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde.

- Onlar dünyaya nizam vermeye çalışırlar

Oysa kendilerinin bin türlü sapması, yanlışı, hatası vardır-

(Yenişehirli Avni)

***

Laf Salatası

* Çıktııık açık alınla. Bu ayın sonunu da getirdik hanım!

* Evreşe'nin yolları daaaar. Adam gibi yürüsene. Ne çarpıyorsun sağa sola hıyaar!

* Sabreden derviş... İstanbul trafiğinde delirmiş!

* Taş gibi hatun diye peşinde koşturdun. Tek taş yüzüğe gelince neden mızmızlanıyorsun?

* Zenginin malı, züğürdün çenesini

yorsun ki. Vergi memurlarının kulağına gitsin hacıııı!

(İbrahim Orman

cı)

***

Kadınlardan duyulmayacak sözler;

-Tabii ki seni doğurup büyüten anneni benden daha çok seveceksin.

-Kıza bak... Benden bile güzel...

-Bana neden bu kadar sık beni sevdiğini söylüyorsun?

-Bir tek siyah ayakkabı alsam yeter de artar bana... Siyah her şeye uyar zaten...

-Kredi kartımın limiti fazla, bir dilekçe yazalım da düşürsünler...

-Benimle bu kadar ilgilenmesen de olur... Sevdiğini biliyorum ya bu bana yeter..

Bir Fıkra;

Doktora muayene olmaya gitmişti.   Kapısında şöyle yazıyordu:

"Birinci vizite 50 lira. İkinci vizite 25 lira"

İskoçyalı kapıyı çalıp, içeri daldı:

“ Günaydın doktor bey. Ben yine geldim."

***

Temel ile dursun Amerika’da;

Temel ile Dursun Amerika’ya gitmişler, hemşerilerinin bir kasabada belediye Başkanı olduğunu öğrenmişler. Belediye Başkanı onları uyarmış:

- Kaç kat olursa dikin, kimse karışmaz, burası serbesttir, isteyen istediği kadar kat çıkabilir!

- Yani bir üst kat da çıkabilir miyiz?

Çok sevinmişler, sarmaş dolaş dışarı çıkarlarken Dursun Temel’e sormuş:

“ - Ya kaçak katı sormadık, bir kaçak kat çıkabilir miyiz?”

Dönmüşler sormuşlar,  Başkan yanıtlamış,

-Evet çıkabilirsiniz.

***

Neyzen Tevfik’ten

Neyzen Tevfik’in Doktorların yakındığı ve "Bir hazakat-zedeyim, midemi tıp tepti benim..." dizesini yazdığı sıralar. Bir doktor tanıdığı, karşılaştıklarında konuştu;

"Hala iyileşmedin mi? Muayenehaneye uğra da, bir reçete yazıyım!"

Neyzen'den doktora yanıt verdi;

"Beni azad et! Reçetesiz de ölürüm."

---

Bütün ömrünü neyle barışık geçiren Neyzen Tevfik'e sordular:

"Üstad, çalarken mi neşelenirsiniz, yoksa neşeli olduğunuz zaman mı çalarsınız?"

Üstat Neyzence yanıt verdi;

"Ben hırsız mıyım ki, çaldığım zaman

neşeleneyim?"

Bakmadan Geçme