Günün İçinden - Dün ve Bugün

Günün İçinden - Dün ve Bugün - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Günün İçinden - Dün ve Bugün
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ İyi ki geçiyorsun zaman! Ya acının en derinime işlediği bir anda, donsaydın?

(Hz Mevlâna)

...

Günümüzde başta siyasal aktörler, her

alanda yöneticiler sürekli birbirini suçlar. Hoşgörü, uzlaşı, danışma gibi kavramlar sanki buzdolabına kaldırılmış gibi...

Ülke sorunlarında, en önemli konularımızı oluşturan örneğin Anayasa ve diğer Yasa değişiklikleri söz konusu olduğunda bile bir araya gelip asgari müştereklerde anlaşmayı bile denemezler. Sancılı dönemlerin faturası hep halka çıkar. Havan da su dövmeler de uzar ve gider. Sonuçta birilerinin ak dediğine diğerlerinin kara itirazları temel sorunların çözümünde engel oluşturmayı sürdürür.

Dünle bugünü oranlamak bağlamında bir Mevlana anlatısını dile getireceğiz.

Günlerden bir gün, adamın biri eline geçen haram bir paradan vicdan azabı duymaya başlar. Bu azap dayanılmaz hal almaya başlayınca, gidip bu parayla bir tane sığır alır ve Mevlana'nın dergâhının yolunu tutar.

Hz. Mevlana’ huzuruna çıkar ve derki;

“ Ben bunu haram bir kazanca karşılık aldım günahımın affı için size bağışlamak istiyorum''

Hz. Mevlana yanıt verir;

''Bunu biz alamayız sen bunu Hacı Bayram Veliye götür''

Adam bunun üzerine sığırı alıp hacı bayram velinin huzuruna çıkar olayı anlatır.

Hacı Bayram Veli de şöyle konuşur;

''Bunu ben de kabul edemem ama sen bunu yeniden üstat Mevlana’ya götür ama bu sefer benim yolladığımı söyle!”

Adam Hz. Mevlana’nın yanına tekrar varır ve olanı anlatır. Hz. Mevlana kurbanı bu kez kabul eder. Adam merak eder ve sorar;

''İlk size geldim kabul etmediniz ama Hacı Bayram Veli yollayınca kabul ettiniz neden? ''

Hz. Mevlana şöyle söyler;

'' Hacı Bayram Veli şahindir, bizim gibi her leşe konan bir karga sanmayın onu''

Adam şaşırır bu cevaptan tatmin olmaz ve tekrar Hacı Bayram Velinin huzuruna çıkar aynı soruyu ona sorar.

Hacı Bayram Veli derki;

“ Bizim gönlümüz bir su birikintisidir bir damla pislikle bulanır, ama Hz. Mevlana’nın gönlü bir okyanustur, bir damla pisliği bir kerede temizler.'

Adam gördüğü hoşgörü ve aldığı ders

sonucunda gözyaşlarına boğulur..

■  Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.

Kibri bırak, alçakgönüllü ol

. (Hz. Mevlana)

■ Alçak gönüllülük, gururun perhizidir.

■ Alçak gönüllü adam, karşısındaki kim olursa olsun, onun hakkını kabul eden adamdır. (

İbni Ata)

---

Konu dün ve bugün olunca öncelikle Hz. Mevlana’nın ünlü sözlerini anımsayalım;

Her gün bir yerden göçmek

Ne iyi

Her gün bir yere

Konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan

Akmak ne hoş

Dünle beraber

Gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa

Düne ait

Şimdi yeni şeyler

Söylemek lazım ,

---

Dünde gezindik.  Bugüne geldik. Yeniden döne dönersek, Isparta İslam köyde ebe di uykusundaki eski Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in tarihi sözlerinden bir demek sunmak istedik;

Demirel, 1973-75 yıllarında ana muhalefet lideriydi. 1973 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ile gizlice görüştü. Lâkin görüşmeyi inkâr etti. TRT ertesi gün Sancar’a dayanarak görüşmeyi duyurunca, uzatılan mikrofonlara şöyle konuştu;

"Dün dündür, bugün de bugün."

Herkes benim gibi 'Dün dündür bugün bugündür' deyip işin içinden çıkamaz!"

(

Cumhurbaşkanıyken yaptığı son basın toplantısında)

Gazeteci

: Sayın Demirel, Türkiye'nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?

Demirel

: İyi. Ama iki kelimeyle özetlememi isterseniz iyi değil.

Türkiye'de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?

Ya neresini sıksaydım?

(İngiltere Dışişleri Temsilcisi'nin tepki gördüğü dönemde, temsilcinin elini sıktığı zaman sorularına verdiği karşılık)

Kim ne veriyorsa, beş lira fazlasını vereceğim.

Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir."

İcabı olup olmadığı tartışılabilir. Ama icabı varsa feminizm güzel şeydir.

Elektriğin komünisti mi olur?"

Binaenaleyh Türkiye'nin altı çürüktür, Türkiye'nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını  öğreneceğiz.

(

17 Ağustos deprem sabahı)

Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da; binaaneleyh, üzerine konuşmaya değmez.

(Demirel, Yıldırım Akbulut için ne düşünüyorsunuz? Sorusu üzerine)

Bir damla:

Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim,

Her türlü amelde çok ahesteyim,

Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim,

Uyandır artık Ya Rab, belki son nefesteyim!

(Hz. Mevlana)

Bakmadan Geçme