Futbol üzerine
Futbol üzerine - Cihat Yazıcı - Yeni Meram Gazetesi Yazarı
“GÜZEL
bir düşünce de ibadet sayılır.” (Ahmet İbşihi)
***
ÖYLESİNE BİR MAÇTI
Heyecan yok, zevk yok.
Hakem
Deniz Ateş BİTnel
’i geçersek…
Eleştirisi bile yok!
Tam bir sezon sonu maçıydı Konyaspor-Rizespor maçı.
Sanki işkence çektik. Ancak uzatmalarda beraberliği yakalayabildik ve 400 küsur milyar lira kazandık.
Hayırlısıyla bu hafta son perde.
***
DEVLET BİLE DESTEKLİYOR
Futbolun günümüzdeki yeri ve önemi tartışılmaz. Oynayanlar ve izleyenlerin yanında yönetenleri ile çağımızın futbolu endüstri haline geldi. Bir tezatlar oyunu olması nedeniyle hem oynayanı hem de izleyeni yeni heyecana ve zevke taşıması nedeniyle güncel hayatta hep farklı kılındı.
Yine halkın gündemini hep futbol oyalıyor. Bunca sorun ve sıkıntı varken bile televizyon kanalları, gazeteler, internet siteleri gibi haber kaynaklarında daha fazla göze batıyor. Futbol maçları öyle havada oynanıyor ki, hem oynayan hem de seyirci heyecan ve sevinç çığlıklarına bürünerek kendinden geçiyor. Bu gösterilerde çoğunluk argo kelimelerde kullanılıyor ve bazen ölmüş değerlerimize hakaret ediliyor.
Aslında ülkemizde futbol bir tutkudur.
Hatırlayın bu uğurda çıkan tartışmaları, kavgaları…
Bu kadar masum bir spor faaliyetinden bu kadar büyük bir toplumsal sorun ortaya çıkıyor. İnsan hayatı boşluk kabul etmeyen ilahi bir serüven. Ve seyirciler cebinin boşaldığının da farkında olmadan bu zevke kurban gidiyorlar! Evine ekmek götüremeyen nice insan, seyretmek için para harcarlar. Ceplerini doldurmak için yine futbol endeksli şans oyunlarına yönelirler, farkında olmadan daha da sıkıntıya girerler. Sonuçta boşalan cepler, yıkılan umutlar, hayatlar, yuvalar ve diğerleri? Sadece bunlar mı?
Her şey bununla yeterli kalmıyor. Formasından çorabına, t-shirt’ünden ayakkabısına, atkısından şapkasına kadar insanlar sıkıntıya giriyor. Bu alanda üretim yapan çeşitli uluslararası kapsamda mağazalar ve sayısızca yerli firmalar var. Statlar yaptırırsın, futbolcu alırsın-satarsın, bakım-onarım, derken bir şekilde birilerinin cebinden paralar çıkar ve bu sektörde dönmeye devam eder.
Alın size net bir örnek: Süper Lig maçlarının yayın haklarını almak için 321 milyon Dolar ödeyen Digitürk. Paraya bakar mısınız? Digitürk para kazanamasa ihaleyi bu kadar paraya nasıl alabilirdi, bir düşünün. Demek ki futbol sportif faaliyetlerin aksine kazanç kapısına döndü.
Futbol karışıklık ve kışkırtmalar için de uygun zemin oluşturuyor. Art niyetliler bunu fırsat biliyor ve çoğunlukla kitleleri kullanıyorlar.
Günümüzün futbolu sportif bir faaliyet ya da bir uğraş olmaktan çıkıp büyük bir ekonomik gücü içinde barındıran sektör olarak karşımızda duruyor.
Futbolun kurumsal kimliği sportif alanın önüne geçiyor. Yanısıra, beslediği yeni sektörler ve kazanç alanları ortaya çıkıyor. Devlet bile futbolun bu yapısını kanıksayıp destekliyor. Daha da ileri gidip modern kumarhane diyebileceğimiz bahis oyunları ile durumdan nemalanmaya çalışıyor. Devlet kendi eliyle vatandaşına kumar oynatıyor, teşvik ediyor.
“Sağlıklı beden için herkes spor yapmalıdır”
derler. Oysa bunlar için ne uygun şartlar ne de altyapı oluşturuluyor.
Pekii,
“futbol niçin çok izleniyor?”
Verilebilecek en iyi cevap futbolun ve hayatımızın ilişkilendirilmesidir.
***
İLK KEZ MİLLİ OLMAK!
Torun açısından yani… Oğlum
Ahmet
ile gelinim
Adike
Yazıcı
, cumartesi günü erkek bir bebek sahibi oldu. Ben de torun sahibiyim artık... Çocuklar kendi aralarında karar vermişler bebeğimizin adını,
“Cihat Kaan”
koymuşlar. Evlatlarımı kutluyor,
“Cihat Kaan”
a sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.
Bakmadan Geçme