Focault sarkacı durdu! Gül'ün adı soldu!
İtalyan yazar, düşünür, ortaçağ ve göstergebilim uzmanı, eleştirmen Umberto Eco, beyaz perdeye de uyarlanan Gülün Adı ile geniş kitleler tarafından tanınmıştı. Eserleri dünya çapında milyonlarca satan Eco, önceki gece hayata veda etti.
İtalyan edebiyat ve felsefesinin popüler ismi, yazar ve düşünür Umberto Eco, önceki gece 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. Eco, hem bir yazar ve düşünür, hem de birçok dalda eser vermiş göstergebilim uzmanı ve eleştirmendi.
İtalyan basını, İtalya’nın dünyaya kazandırdığı, son 50 yıla ait eserleri, bilimsel çalışmaları ve fikirleriyle damgasını vuran dünya genelinde pek çok kitleye ulaşan aydın isim Umberto Eco’nun önceki gece, yerel saatle 22.30 sularında evinde hayatını yitirdiğini yazdı.
Ödüllü şövalye
Eco’nun özellikle kendisinin dünya genelinde tanınmasını sağlayan 1980 yılında yazdığı Gülün Adı kitabı ile Foucault Sarkacı, Baudolino, Prag Mezarlığı ve son çıkardığı Sıfır Sayı kitapları farklı dillere çevrilmiş, milyonlarca adet basılmıştı.
Döneminin önemli düşünürlerinden biri olarak kabul edilen Eco’nun uluslararası boyutta pek çok ödülü İtalya, Almanya, Fransa’dan devlet nişanları ve şövalye unvanları vardı.
Ortaçağ uzmanı
1932’de İtalya’nın Alessandria kentinde doğan Umberto Eco, 1954’te ortaçağ felsefesi ve edebiyatı üzerine yazdığı tezle Torino Üniversitesi’nden mezun oldu. 1961 yılında akademik kariyerine başlado. Sırasıyla Torino, Floransa ve Bologna üniversitelerinde bilimsel çalışmalarını sürdürdü. Göstergebilim alanındaki araştırmalarla da bilinen Eco, 50’li yıllarda RAI’nin kültür programlarında görev aldı.
Canlı databank kırkayak dahi!
- Yazardan başka ortaçağ uzmanı, tarihçi, filozof, semiolog, estetikçi, üniversitede öğretim uzmanıdır... Onun bu özelliklerinden bazıları zaten Gülün Adı’ndan belliydi.
- Semiyotik düşünce sisteminin aşmışı, sarkaç paranoyası, canlı databank, kırkayak, sadece kafası 150 kilo...
ECO’NUN ÜNLÜ SÖZLERİ
- Bazen insanın bir şeyi kanıtlamak için ölmesi gerekir.
- Düzen, düzensizliğin pek çok halinden biridir ve arada bir ortaya çıkar.
- Müzikte, uyaranlar, yani müziğin ta kendisi beklentiler yaratır, onları engeller ve sonunda onları anlamlı çözümlere kavuşturur.
- İki olayı alışılagelmişin dışındaki bağlarla bir araya getirmek; ölçünün dışına çıkmayı, eleştirel düşünceyi, kültürel bir kararı ve ideolojik bir seçimi gerektirir.
- Evinize ilk defa gelen, heybetli kütüphanenizi görüp de size, “hepsini okudunuz mu?” diye sormaktan daha iyi bir şey bulamayan birine dostlarımdan biri şöyle cevap verirdi: “Daha fazlasını beyefendi, daha fazlasını.” Kendi adıma, iki cevabım var. İlki: “Hayır. Bu kitaplar yalnızca önümüzdeki hafta okumam gerekenler. Okumuş olduklarım üniversitede.” İkinci cevap da şu: “Bu kitapların hiçbirini okumadım. Yoksa niye tutayım ki?
- Hiçbir zaman başkalarının budalalığının verdiği gözdağına pabuç bırakmamak gerekir.
- Babalarımızın bizi eğitme kaygısı duymadıkları boş zamanlarında bize öğrettikleri neyse, o olduğumuza inanıyorum.
Bakmadan Geçme