Ey Vicdan, Ey Merhamet Nerelerdesiniz?

Ey Vicdan, Ey Merhamet Nerelerdesiniz? - Ümit Sürmeli - Yeni Meram Gazetesi

Ey Vicdan, Ey Merhamet Nerelerdesiniz?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bütün suçu ve günahı Adalhan’ın karşısındaki  Finansbank’ın  önünde yatmak.

İzni alınmadan kendisine sorulmadan 2004-2006 yıllarında derneklerin baskısı ile çıkartılan bir yasa ile önce kısırlaştırılıp sonra sokağa bırakılan bu sessiz cana, bankanın bitişiğindeki merhametli pastane sahibinden, iki temiz kap alarak mama koydum.

Bu arada bankaya girenler, yoldan geçenler, sürekli içtikleri sigaranın izmaritlerini ya bankanın önüne ya da ağacın dibine basketçi edasıyla fırlatıp geçiyorlardı.

Banka görevlisi hemen çıktı ve tertemiz kaplarla bıraktığımız mama ve suyu kaldırmamızı söyledi.

Hem köpek, hem de mama ve su banka kapısının oldukça uzağında idi.

Sigara izmaritinin bankanın önüne ve ağacın dibine atılmasından hiç rahatsız olunmuyor ama sessiz ve zararsız bir cana verilen tertemiz kaplardaki su ve hazır mama, rahatsız ediyor!

Görevliye gerekeni söyledim ve ‘siz önce sigara izmaritlerinin önüne geçin’ dedim.

Yaşanan bir başka olay; Gece geç saatte telefonum çaldı ve bir genç kızımız feryat figan! Konya ilinde hiçbir yerde köpek görmek istemediğini ve hepsini toplayarak bir yere kapatmamızı istedi.

Bu arada vahşi hayvanlara yazık değil mi? Onlar neden Hayvanat Bahçelerine kapatılıyor da bu köpekleri serbest bırakıyorsunuz diye, çığlıklar attı.

Hayvanat Bahçelerinin özellikle Konya Hayvanat Bahçesi’nin çok kötü olduğunu, vahşi hayvanların , maymunların, ayıların, Gaziantep Hayvanat Bahçesi gibi dünyada üçüncü olan bir yere gönderilmeleri gerektiğini ve mutlaka,Türkiye’deki tüm doğa severlerin dikkatini Konya’ya çevireceğimizi, bunun zamanını çok iyi irdelediğimizi ve yeri geldiğinde, günü  gelince, başaracağımızı anlattım.

DİNLETEMEDİM VE ISRARLA KÖPEK GÖRMEK İSTEMEDİĞİNİ SÖYLEDİ.

Bu kızımız sözde üniversiteli, sözde okuyor ama ne doğal hayattan, ne ilk evcilleşen hayvanın köpek olduğundan, ne yasaların TBMM  TARAFINDAN ÇIKARILDIĞINDAN,  KAMU KURUMLARININ VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN DE  UYMAK VE UYGULAMAK  ZORUNDA OLDUĞUNDAN HABERİ YOK!

Tüm açıklamalarım kendisince kabul edilmeyince; Hükümete başvurup köpeksiz köy istemesini önerdim!

Doğayı sevmek ve sevdirmek önce aileden başlayıp, sonrada eğitime yıllardır önem vermeyen,  öğretim kurumlarımızca mutlaka devam edilmelidir.

Aynı gün yaşadığım üçüncü olay ise insanların hayvanlardan ne kadar uzak ve ne kadar sevgisiz kaldığını gösterdi.

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ön bahçesinde güvenlik görevlilerince de çok sevilip, karnı doyurulan çok iri ve çok sessiz bir köpeğin havuzun kenarında kıvrılıp uyuduğunu gördüm.

Yanına yaklaştım:

-Canım, anneciğim. Nasılsın? Ne yapıyorsun küpelim? Dedim.

Hemen sırt üstü yatıp ön ve arka patilerini havaya kaldırıp, benimle oynamak istediğini gösterdi.

Biz oynaşırken yanımızdan geçen herkesin sorduğu soru:

-Nasıl anlaşıyorsunuz?  Isırmaz mı? Korkmuyor musunuz? Bu küpe onun ısırmayacağını mı gösteriyor? Sevebilir miyiz?

Derken arı geldi, hayvancığın kulağına iğnesini batırıp soktu.

Ağlayarak kulağını kaşımaya başladı.  Canı çok yandı, çok kaşıdı ve küpesinin olduğu yer kanadı.

Barınak aracını arayıp tedavisi için ilaç ve veteriner istedim.

O da bir can taşıyor, onların da canı yanıyor ve üstelik hiçbir kapıyı çalıp ‘KARNIM ÇOK AÇ’ diyemiyorlar!

Biraz tanrı sevgisi kalmış ise yüreğinizde, paradan daha değerli olanın vicdan ve merhamet olduğunu unutmamış iseniz, çöplerin yanı başına :

Bir kap su, bir lokma ekmek ve yemek kırıntısı koymayı unutmayın!

Onlar hepimize tanrı emanetidir.

Emanete ihanet etmeyelim!

Bakmadan Geçme