Ertele(me)…

Ertele(me)… - Mustafa Afşin - Yeni Meram Gazetesi

Ertele(me)…
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hemen hemen hepimizin ortak bir derdi vardır. Hayatta hep bir şeyleri erteleriz. Aslında erteleme başlığı altında ortaya çıkan durum pek çok değişkene bağlı olarak gelişir. Genelde adına tembellik dense de iş öyle değildir. Bazen insan kendi elinde olmayan koşulların değişmesi sonucu erteler bir şeyleri bazen de tamamen kendi kişisel tercihidir. Sözlük manasına bakıldığında erteleme, tamamlanması gereken bir işten kaçmaktır. Ertelemeyi tembellikten ayıran şey ise ertelemenin bir eylem tembelliğin ise bir sonuç olmasıdır. Erteleme sonucunda çoğunlukla kendimizi suçlu, tembel, yetersiz ve kaygılı hissederiz.

Peki, bu ertelemenin nedenleri nelerdir? İnsan hangi durumlarda, koşullarda ve duygularda erteler buna biraz yakından bakalım:

Anlam eksikliği: Eğer bir iş size anlamlı gözükmüyorsa, o işe başlamak için yeterli motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz. Mükemmeliyetçilik: Eğer gerçekçi olmayan, ulaşılmaz beklentileriniz varsa işinizi yaparken cesaretinizi kaybedebilirsiniz. Değerlendirilme kaygısı: Başkalarının yaptığınız işi değerlendirecek olması sizi kaygılandırabilir ve işinizi geciktirebilir. Belirsizlik: Sizden ne beklendiğinden tam olarak emin değilseniz çalışmaya başlamak zor olabilir. Bilinmezlik: Daha önce fikriniz olmadığı bir konuda çalışacaksanız ve o konuda ne kadar başarılı olacağınızı bilmiyorsanız başlamakta zorlanabilirsiniz. Görevle başa çıkma yetersizliği: Gerekli donanım ve bilgiye sahip olmadığınızı düşünüyorsanız o işten tamamen kaçabilirsiniz.

Evet, ertelemenin nedenleri bunlar peki erteleme çeşitleri var mı veya hangi durumlarda ertelediğimizi düşünebiliriz. Bunu da bir inceleyelim:

Bir işinizi görmezlikten geldiğinizde o iş yok olacakmış gibi mi davranıyorsunuz? Bir iş için yapılması gerekenleri küçümsüyor musunuz ya da o iş hakkındaki yeteneklerinizi abartıyor musunuz? Yapılması gerekeni diğer yaptığınız bir işle değiştirerek kendiniz kandırıyor musunuz? Tekrarlanan küçük geciktirmelerin zararsız olduğunu mu düşünüyorsunuz? Asıl yapmanız gerekeni yapmaktansa taahhütler mi yapıyorsunuz? Bir işin sadece bir parçasını mı önemsiyorsunuz? Alternatifler arasında boğuluyor musunuz?

Eğer bu soruların cevaplarında “evet” varsa siz de erteleme uzmanısınız diyebiliriz. Görüldüğü gibi bir işi doğrudan yapmamak değil çoğu davranış içerisinde bir erteleme gizleyebilmektedir.

Peki, ne yapacağız ertelemekten kurtulmak mümkün mü?  Aslında bu davranışlarının farkında olmakla alakalı birkaç basit davranışsal değişikliklerle pekâlâ mümkün olmaktadır.  Ertelemeyi önlemek için basit davranışsal değişikliğe birkaç örnekle bakalım:

Endişelenmeyi bırakın: Büyük ihtimalle yapmak istemediğiniz işler için endişelenmeye, o işleri yapmak için harcayacağınız zamandan daha fazla zaman ayırıyorsunuz. Bunu kendinize göstermek için yapmak istemediğiniz her işin ne kadar zamanınızı alacağını hesaplayın. Ufak adımlarla başlayın: İstemediğiniz bir işi yapmaya başladığınızda beklediğiniz kadar kötü olmadığını fark edebilirsiniz. Kaybınızı hesaplayın: İstemediğiniz işi yapmanın keyifsiz taraflarını yazın, sonra da o işi yapmayı ertelemenin bedellerini yazın. Olumsuz diyaloglar: Kendinizle yaptığınız olumsuz diyalogları fark etmeye ve bunları değiştirmeye çalışın. "Hiçbir şekilde bu işi yapamayacağım, bu haksızlık," ya da "Kesinlikle bir topluluk önünde konuşamam," "Ya bu işi mükemmel yaparım ya da hiç yapmam," gibi.  Kendinizden beklentilerinizde gerçekçi olun: Mükemmeliyetçi ve katı beklentiler kaygınızı ve üzerinizdeki baskıyı artırır.  Ertelemelerinizin sorumluluğunu alın: Kendi zamanınızı harcadığınızın farkına varın. Ertelediğiniz zaman ne kadar zaman harcadığınızı hesaplayın ve o zamanı nasıl daha iyi değerlendirebileceğinizi düşünün. Kendinizi ödüllendirin: Yapmayı istemediğiniz bir işi bitirdikten sonra kendinize ödül verin.

Hayat içerisinde yaşanılan olumsuzluklar, beklentilerin çıkmaması, yeteri kadar alternatif denememe, yenilikler açık olmama, sözde huzur ve konforu korumak, koşulların tamamının yerinde olmasını beklemek, aşırı kontrolcülük gibi pek çok yetersiz ve yersiz davranışlar kişiyi ertelemeye itebilir. Ancak bu tamamen kayıtsızlığa dönüşmeden tedbir almak ve geminin dümeninde kalmak bizi daha mutlu kılacağını söyleyebiliriz.

Mutlu günler…

Bakmadan Geçme