Beyaz sayfa!..

Beyaz sayfa!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Beyaz sayfa!..
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Beyaz sayfa, yeni açılan bir sayfaydı. Herşeyi arkada bırakıp, yeni baştan, sil baştan, yeni umutlarla, yeni başlangıçlara ilk adımı atmaktı.

Bu tabir Türk siyasi hayatına Tansu Çiller'le girdi.

Yeni bir dönemdi, yeni bir heyecandı, coşkuydu, yeni hayallerdi. İnsanlar için bugüne kadar elde edemedikleri, hayalini kurdukları her ne varsa, o hayale kendilerini en yakın hissettikleri anlardı.

Beyaz sayfa insanlara ev vadetti, araba vadetti...

İki anahtarlı bir havai fişek gösterisi gibiydi.

Beyaz sayfa daha sonraki yıllarda kamu ve özel kurumların hemen tamamında, yeni atanan yöneticilerin diline pelesenk oldu.

Beyaz sayfanın yanına en az onun kadar yeni ve ilginç bir argüman daha eklendi.

Şeffaflık!

Bundan sonra saklı-gizli olmayacak, herşey ayan-beyan ortada olacak, kim ne istiyorsa öğrenecek, insanlara yardımcı olunacak, devlet dairelerinin kapıları, ardına kadar açık olacak denmişti.

Süleyman Demirel bir adım daha ileriye gitti ve

" Konuşan Türkiye"

dedi. Konuşmaktan, insanların düşüncelerini açıklamasından kimse korkmasın demeye başladı herkes.

Beyaz sayfalar ardı ardına açılıyordu.

Devletin Valisi, Kaymakamı, İşletmelerin Genel Müdürleri, " Arkadaşlar, bugünden itibaren beyaz bir sayfa açıyoruz" diye başlıyorlardı söze.

Sonra

"Milat"

kavramı çıktı.

Pek tuttu!

Milat kavramı bugün bile eskimedi. Yanına ve ardına bir takım takılar alarak, emin adımlarla yolunda ilerliyor.

Bu bir Milattır diyeni bugün dahi alkışlıyoruz.

Dikkatinizi çektiyse, saydığımız bir çok kavram çeyrek asrı çoktan tamamladı. Ancak hiç birisinin miadı dolmadı.

Ancak beyaz sayfa konusundaki ciddiyetimiz, samimiyetimiz ve ısrarımız sürüyor.

Hükümetlerimiz programlarını anlatırken, kürsülerde ne yapacaklarına dair bilgiler verirlerken, bir ucundan, bir kenarından beyaz sayfaya atıfta bulunmaya özen gösteriyorlar.

Beyaz sayfa özünde iyi bir sayfa sevgili okurlar!

Üzerine kalem ucu bile dokunmamış, mürekkep lekesi görmemiş, bembeyaz, süt beyaz bir sayfa.

O beyaz sayfaya hoşgörüler, sevgiler, bir çatı altında bir ve beraber olmalar, birlik ve dirlik sözleri, huzur, güven, istikrardan oluşan cümleler, insanımızı mutlu eden gelişmeler yazılsın arzu ediyoruz.

Kerem Ökten'in,

" Deli Divane"

şarkısındaki

"Sen sus da, gözlerin konuşsun"

dizesi,  adeta beyaz sayfalara yazılamayan nice sözün gözlerle ifadesidir anlayana!

En güzel söz, en güzel dilek, en güzel hitap şekli gönülden gönüllere aktarılandır.

Beyaz sayfalar, suskun insanımızın gönüllerinden süzülen çığlıkların, feryatların, imdat sinyallerinin görünmez sözlerini ve cümlelerini taşır.

Türk Milleti Ariftir. Onu yönetenlerde Arif olduğunda, "

Arife tarif gerekmez"

sözü yerini bulur.

Gerçi

"Laf dumandır uçar gider"

denmiştir. Söz verenlerin sözlerinden döndüğü, çok görülmüştür, görülmesine de, gönülden gelen taleplerin, yazılı olduğu beyaz sayfaları, okuyacaklar, anlayacaklar, çözecekler her zaman olmuştur ve olmayada devam edecektir.

O beyaz sayfa, milletle onu idare edenler arasında bir gönül sözleşmesidir.  Bomboş kalsa da, hiç bir şey yazılmasa da, gönülden geçenler daima akseder o beyaz sayfaya!

Bakmadan Geçme