Betonlaşan Konya'yı beğeniyor musunuz?

Betonlaşan Konya'yı beğeniyor musunuz? - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Betonlaşan Konya'yı beğeniyor musunuz?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kentsel dönüşüm şehrin estetiğini, ruhunu, görünümünü öldürdü. Mütevazı, kendi halinde, şen -şakrak, samimi, eş-dost nedir tanıyan, birbirinin sevincini-kederini paylaşan, cenazesine düğününe-nişanına, derneğine koşan, komşum diye canı yürekten kapınızda bitiveren, birbirinizin her derdine koşuştuğunuz, bir çok kendini bilmezin kırık-dökük diye tarif ettiği mahalleler, sokaklar tarih oldu.

Her birinin üzerinde dev siteler yükseliyor artık.

Sokak adları, mahalle adları duruyorsa da, kendi gitti, ismi kaldı yadigâr gibi bir vaziyetteler.

Eski isimli sokak ve mahallelerin yeni binaları burunlarından kıl aldırmayan insanlara benziyorlar. Soğuk, donuk, hissiz, kimseye selam vermeyen, kendini beğenmiş,  herkese tepeden bakan insanların hali ve ahvali sanki yapışmış kalmış üzerlerine.

Bütün bunlara karşılık, şehrimizi kentsel dönüşüm diye betonlaşmaya teslim ettik diyenlerin sesi oldukça cılız çıkıyor!

Şehrin mimarları, mühendisleri, şehir planlamacıları, peyzajcıları neredeler?

Kimisi bu yeni sitelerin mimarı, mühendisi, kimisi sitelerin peyzajı ile meşgul, kimisi beton şehrin planlamasını yapıyor olabilirler mi?

Nihayetinde ekmek parası diyeceksiniz!

Hassasiyet, kentsel dönüşümün başdöndüren teklif ve hızına karşı aciz, çaresiz, eli kolu bağlı!

Betonun tepelerden bakan, kendini beğenmiş, Konya tabiri ile gubuz bakışı, çok katlı binaların hepsine sinmiş durumda.

Şehrin kimyası bozulurken, şehir konusunda ahkam kesenler neredeydiler diye hiç soran oldu mu?

On küsur katlı mağrur binalar geniş ve modern daireleriyle, hele birde ana caddeye bakıyorlarsa, yanlarına yaklaşılacak gibi değil!

Ev sahibi olanların, mal sahibi olanların çektiği fiyatlar dudak uçuklatıyor!

Şehirde o binaları değil almak, kiracı olarak dahi oturamazsınız!

Betonlaşmayla birlikte, şehrin kalitesi arttı, şehrin havası yerine geldi, modern bir şehir olduk diyenlerin şehrin tarihini, kültürünü, dokusunu, ruhunu ne kadar düşündüklerini içinizde tahmin edecek olanlar var mı?

Yeni Konya beton yığınları arasında, şehrin ruhunun, tarihinin, kültürünün tepe -tepe gömüldüğü bir şehir oldu.

Tarihi eserlerimiz bu heyula gibi yükselen, yükseltilen, günlerce kaç kat çıkarım, kaç daire alırım, bana ne kalır, sana ne kalır hesaplarının yapıldığı lüks ve modern binaların arasında sıkıştı kaldı!

Şehrin nefesini kesen betonlaşmayı, en üst katta oturanlar, seyir teraslarıyla hissetmiyorlar bile! Çocuklarımıza oyun alanlarının kalmadığını, sokak oyunlarından mahrum kaldıklarını kime anlatsak!

Şehir plancılarımız, artık nefes alınamayan, şehrin rüzgarlarının bile canına okuyan, hava sirkülasyonunu yerlebir eden, şehri kış günlerinde kalın bir is ve sis bulutuna mahkum eden, yerleşim ve kentsel dönüşüm planlarına mani olamadılar!

Aç gözlülerin, kaç dairem var, bilmem diye övünenlerin, bir anda gömgök emlak zengini olanların bitmek bilmeyen iştihası şehri vurdu geçti.

TOKİ ile yarışan Karatay, kentsel dönüşümle birlikte betonlaşmanın yükselen katlarına vurgun Selçuklu, onlara yetişmek için çırpınan Meram, şehrin başını döndürmeye muvaffak oldular.

Başta Büyükşehrimiz olmak üzere, her birini ayrı ayrı tebrik ediyoruz!

Konya her biri İnşaat Mühendisliğinden gelen, Tapudan ve Kadastrodan anlayan Belediye Başkanları seçmekle ne kadar isabetli bir karar aldığını çok kısa bir zamanda dosta-düşmana ispat etti!

Tarihi şehrimizi, tarihiyle birlikte betonlaştırdık. Bu betonlaşma ile birlikte, inşaat sektörü şehrimizde bir numaralı sektör oldu.

Şehrin ne kadar sağlıklı bir kentsel dönüşüme tabi tutulduğu kentsel dönüşüm bittiğinde daha net ortaya çıkacak!

Betondan bir şehir yarattık diye üç gün sonra öğüneceğiz! Betonlaşmanın getirdiği sitelerle örülü şehrimiz Konyasite gibi bir şey oldu.

Bu arada şu kadar park yaptık, bu kadar yeşil alan var, şu kadar ağaç diktik gibi söylemleri dinlemeye devam ediyoruz.  Bu söylemler, sizce de, zevahiri kurtarma adına sarfedilen sözler anlamına gelmiyor mu?

Bakmadan Geçme