Basına Gong!

Basına Gong! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Basına Gong!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Dün 25 Şubat 2016'ydı. Binlerce yıldır bir tarım merkezi olan şehrimizde tarihi bir gong töreni vardı. Borsa İstanbul ve Borsa Konya arasında yapılan İş Birliği anlaşması ve gong töreniyle Konya tarımı çok daha önemli hale gelecek dendi.

Borsa İstanbul ile Borsa Konya arasındaki anlaşmanın Türkiye’nin etkin bir birlikteliğe kavuşmasına zemin hazırladığına dikkat çekildi.

Tarihin ve bu toprakların yüklediği misyonla günümüzün ekonomi ve finans dünyasının içinde bulunduğu ortamı iyileştirme adına İstanbul ve Konya'ya büyük görevler düştüğünün bilinç ve şuurunda olunduğuna vurgu yapıldı.

Bu gong töreniyle birlikte, Konya Tarımı bir kaç basamak birden yukarıya çıktı diyebiliriz. Bu oldukça hoş bir gelişme.

Lakin;

Yerel basın olarak bizlerde çok hoş ve değişik duygu ve düşüncelerle saat 08.20 gibi basındaki haberci kardeşlerimizle birlikte, Konya Ticaret Odasından, Konya Ticaret Borsasına doğru gong törenini izlemek üzere düştük yola!

Gong'un yerel basın  için önemi daha bir başka oldu! Bildiğiniz üzere Güreş gibi, boks gibi karşılaşmaların başlama ve bitim sürelerini belirlemek için kullanılan, üzerine tokmakla vurulunca uzun ve çınlayıcı ses veren maden tepsi biçiminde ki araca gong çaldı deniyor.

Gong başlamayı ve bitimi belirliyor!

Dünde yerel basın için öyle oldu.

Ticaret Borsasının 40 basamaktan fazla olan merdivenlerini bir kaç defa çıktı-indi yerel basının güzideleri!

"Merdivenim kırk ayak"

türküsü gibi oldu halleri. Türkünün ilk dörtlüğü onlara pek bir uyunca, o dörtlüğü aşağıda ki gibi düzenlemek şart oldu!

"Merdivenim kırk ayak  / Kırkına vurdum dayak / Deseler ki haber var / Koşarım yalınayak"

Gong haberine yalınayak koşsalarda, görevliler yerel basına dur dedi!

Gong diye gelenlere, teşbihte hata olmasın, adeta bir başka gong, gongu göremezsiniz dedi.

Kimse kimin bu konuda ne dediğini bilemedi!

Garibim Gong, ne bilsin yerel basının kapılarda beklediğini, bekletildiğini!

Yerel basın yine de, yılmadı, iki giriş arasında mekik dokudu bir süre!

Gongu haber yapacaklardı ya...Gong töreninin yapıldığı yere giremezsiniz diyenler, gong diye yerel basını çaldı!

Ulusallar, yerellerin haber alma, haber yapma, haber verme haklarının önüne geçtiler gibi bir haller oldu!

Bu bir değil, iki değil diyenler benzer hadiseleri anlattılar!

Şehri birinci dereceden ilgilendiren gong töreninde gong, içeride çalsa da, yerel basın, gong töreni öncesinde sayın Başbakanı makam aracından inerken saniyeler içinde görüntüledi!

İçlerinden deli-dolu birisi çıkıpta

"Başbakanım! bu şehir bizim şehrimiz değil mi? Biz niye dışarıdayız demedi, diyemedi nezaketinden ve hoşgörüsünden!"

Hoşgörünün Başkentinde böyle bir hoşgörüsüzlük yaşanmamalıydı, kimin koyduğu bilinmeyen engeller ve yasaklar, yerel basına gong gibi çaldı durdu.

İçerideki gongun sesini duyamadık amma, dışarıdaki gong dur dedi, dışarıda bekle dedi, içeriye giremezsiniz dedi.

Kendi şehrimizde, şehrimizin bir kurumunda verilen müjdelerin habercisi olan gong, bu müjdeleri vermek isteyen, yerel basının beyninin içinde ve kapalı kapıların dışında çaldı durdu adeta!

Konya sevdasını, Konya'ya ait değerlere olan hassasiyetini, duyarlılığını Dedeman'da dinlediğimiz ve hayran kaldığımız Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun, bu programda da neler söyleyeceğine bizatihi tanıklık etmek isterdik!

Ancak, olmadı!

Neler konuşulduğunu yazılı bir metin olarak almak başka, bizzat orada olmak ve yaşamak daha bir başkaydı.

Bunu en iyi, haberci kardeşlerimizin ve köşe yazarı arkadaşlarımızın anlayacağını düşünüyorum!

Yerel basının sitemi bu yaklaşımadır!

Bu değişik, alışık olmadığımız, anlam veremediğimiz, hele hele kendi şehrimizde yaşamak zorunda bırakıldığımız garip durumun bir daha yaşanmaması en büyük dileğimiz!

Bakmadan Geçme