Az gidelim, uz gidelim!..
Az gidelim, uz gidelim!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Bildiğiniz üzere, Mevlana Kültür Vadisi içinden geçen Alaaddin-Adliye hattının şehrin tarihi dokusuna uygun olması için tarihi bölgede direklerin ve tellerin bulunmadığı, Türkiye’de ilk defa katanersiz tramvaylarla bir hizmet başlatılmıştı.
Bu bölgede dünyadaki en ileri sistemin uygulandığı Büyükşehir Belediye Başkan Akyürek, tarafından,
“Tarihi bölgede 12 adet katanersiz tramvayımız hizmet veriyor. Alaaddin ile İstiklal Harbi Şehitler Abidesi arasında tramvaylarımız katanersiz çalışıyor."
diye açıklanmıştı.
Sonrasında yine telli duvaklı, direkli bildiğiniz ve bildiğimiz gibi Adliyeye kadar yola devam.
Kataner nedir?
Kataner bir ilktir!
Eşi menendi yoktur!
İstediğiniz yerde durak harici isteğe göre durur.
On ikiden vurur!
Çünkü;
Şehrin tarihi dokusuna uygun, vurgun ve saygılıdır!
Az gidelim uz gidelim diyerekten Tramvaylar seyrüseferlerine devam ediyorlar!
Şehrin tarihi dokusu, tandır kebap kokusu, dahası Etli Ekmek ve Konya böreği de var!
Tarihi doku içinde yer alan esnaf kardeşlerimiz ve dahi Otellerimiz az gidelim, uz gidelim demediler!
Harman zamanı kavramının hakkını verme adına fiyatları uçurdular!
Arkadaşları el birliği ile kınadık!
Ne oldu?
Kınanmış oldular!
Şehrin imajı meselesi çözülmek üzere seneye kaldı!
Az gidelim uz gidelim dediğimiz için, az gidemeyiz-uz gidemeyiz diyenler İstanbul'da bir alternatif Şeb-i Arus yaptılar, dillere destan diye anlatan anlatana!
Kıskananlar çatlasın der gibi bir hava estirildi diyenlere, el birliği ile bir program nasıl sönük geçer diye canını dişine takanlara ibret olsun böyle bir Şeb-i Arus denildi diyorlar!
İşimiz aman desinler, desinler değil elbet!
Bizde, salon doluydu, dolmadıydı, rutinlere boğulduk, yok arkadaş ne münasebet falan filan edebiyatları arasında , çok şükür bir 17 Aralık gününü daha kapattık gitti.
Hepinize ve hepimize geçmiş olsun!
Az gitmeye, uz gitmeye devam edersek, katanersiz Tramvaylar gibi, Alaaddin'den Şehitler Abidesine kadar tarihi bir doku içinde kimine göre kısa, kimine göre oldukça uzun, kimine göre rüya gibi gidilecek-gelinecek!
"Kader böyle imiş, ne söylesem boş!"
şarkısını bilirsiniz! Halimiz bu şarkı gibi!
Az gidelim, uz gidelim, dere tepe düz gidelim demişler!
Alaaddinden çıktık yola! Selam verdik sağa-sola!
Az gidelim uz gidelim niyetiyle Alaaddin-Adliye hattının bir bölümüne direksiz, telsiz bataryalı sistemle çalışan tramvaylar koyduk!
Yazdan beri tramvaya da, duraklara da, güzergahlara da doyduk!
Yanılmışız!
2015 yılı zaten Tramvay yılı oldu şehrimizde!
Durak ve güzergah değişimine doyamayan Belediyemiz duraklara yapılan hizmet en büyük hizmettir diyerekten durak isimlerini de bir elden geçireyim, yeni yeni isimler vereyim aliyyülala olur diye düşünmüş ancak, hatlar ve duraklar karışmış!
Türmak Lisesi Durağı Elmalılı Hamdi durağı olurken...
Buzlukbaşı durağının adı, Fırat!
Okul durağının adı, Piri Reis!
Su Deposu Durağı, Japon Parkı Durağı!
Köprü durağının adı da Buzlukhan Deresi olmuş!
Az gidelim, uz gidelim, durak adı değiştirelim! denmiş olacak ki, durak adları değişirken, yaşanacak kargaşa ve karmaşa önemli değil, gide-gele alışırlar diye düşünmüş olacaklar!
Gördüğünüz gibi bütün bunlar az gitmekten, uz gitmekten, topu-topu beş tanecik durak adı değişmiş!
Ya tersi olsaydı!
Maazallah! Üniversite -Adliye arası ne kadar durak adı varsa bir gecede değişivermiş!
Ne diyorduk?
Az gidelim, uz gidelim, dere tepe düz gidelim!
Bakmadan Geçme