'Yiyecekler, karakterimizi etkiliyor'

Aliya Ali İzzet Begoviç Camii İmar ve Güzelleştirme Derneği tarafından 'Helal ve Sağlıklı Gıda' konulu panel düzenlendi. Bilim adamlarının konuşmacı olarak katıldığı programda, gıda tüketiminde dikkat edilmesi gereken hususlar anlatıldı

'Yiyecekler, karakterimizi etkiliyor'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Aliya Ali İzzet Begoviç Camii İmar ve Güzelleştirme Derneği tarafından organize edilen “Helal ve Sağlıklı Gıda” konulu panel,  Selçuklu ilçesindeki Aliya İzzet Begoviç Camiinde gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Gürbilek, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Akbulut ve Selçuk Dini Yüksek İhtisas Merkezi Eğitim Görevlisi Rıfat Oral katıldı. Türkiye’de ilke imza atarak panel ve konferans gibi programları camide gerçekleştirdiklerini belirten Dernek Başkanı İbrahim Günay, daha önceki organizasyonlarda aile ve çocuk konularının da ele alındığını söyledi. İlerleyen zamanlarda büyük bir sempozyum düzenlemeyi hedeflediklerini ifade eden Günay, cemaatten gelen talep üzerine helal ve sağlıklı gıda konusunu seçtiklerini, amaçlarının vatandaşları bilinçlendirmek olduğunu kaydetti.

“YİYECEKLER, KARAKTERİMİZİ ETKİLİYOR”

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Gürbilek, nüfusun ve gıda çeşitliliğine olan ihtiyacın artmasıyla birlikte saklama zorunlulukları, gıdalardaki saklama koşullarının değişmesi nedeniyle, gıdaların uzun süre korunması adına içerisine çeşitli katkılar konulduğunu söyledi. Gen aktarımının, kaliteli ürün elde etmek ve kaliteli bir yaşam standardı sağlamak için yapıldığını belirten Gürbilek, genetik yapısı değiştirilmiş ürünlerin, laboratuvar şartlarında tespit edilebildiğini, bu ürünlerin zararlı ya da zararsız olduğu yönünde net bir ifade kullanmakta tereddüt halinde olduklarını kaydetti. Yapılan çalışmalara göre bu tip ürünlerin alerjik reaksiyonlar oluşturduğunu ifade eden Gürbilek, “yapılan çalışmalarda yediğimiz gıdalardaki küçük genetik materyaller, vücudumuzda karakterimiz üzerine etki yapıyor. Bu besinlerin, hücrelerde bazı değişiklikler yapabileceği ortaya çıktı. Bu gıdalardaki küçük nüveler, bizim yapımızı, karakterimizi etkiliyor. Kuran-ı Kerimde ve hadislerde ifade edilen gıdaları, besin zincirimizin içine koymamız lazım. Diğer yapısı değiştirilmiş gıdalardan da mümkün oldukça uzak durmamız gerekiyor” dedi.

“YEDİKLERİMİZ HELAL OLMALI”

Helal gıdanın çok önemli olduğuna dikkat çeken Selçuk Dini Yüksek İhtisas Merkezi Eğitim Görevlisi Rıfat Oral da Peygamber Efendimizin, ibadetlerin kabulü için gıdaların helal olmasını istediğini vurguladı. Yenilen ve içilenlerin haram olması durumunda duaların, namazların kabul olmayacağını dile getiren Oral, “yediklerimize dikkat edeceğiz ve helal kazanacağız. Yediklerimiz helal olmalı, israf etmeden yemeliyiz. Sofraya oturuyoruz ve o kadar çok yiyoruz ki yediğimiz şeylerin çoğu, çok yediğimiz zaman zararlı. Peygamber Efendimiz ve sahabe gibi az yemeliyiz. Az yiyince daha sağlıklı oluyoruz. Günümüzün en büyük problemlerinden birisi obezite. Pizzaları, fast foodları yiyoruz, kolaları içiyoruz. Onlarda bol miktarda şeker var, çok sağlıksız bir şekilde besleniyoruz ve bunları da eritemiyoruz. Ondan sonra da şişmanlık meydana geliyor. Kapitalist sistemde, yiyecekleri satabilmek için o kadar güzel süslüyorlar, lezzet veriyorlar ki bunun sonunda insanlar çok tüketiyor. En güzeli evimizde yemek. Dışarıda yemek değil” diye konuştu.

“KATKI MADDELERİ, DOMUZDAN YAPILMIŞSA HELAL DEĞİL”

Domuz eti ya da içki satmanın doğru olmadığını anlatan Oral, “bize haram olan şeyler başkasına da satılmaz. Şarapla yıkanmış etler kesinlikle yenmez. Lüks otellerde bu gibi durumlara dikkat etmek lazım. Avrupa’dan gelen çikolataların içerisinde alkol olabilir, bunlar yenmez. Ayak üstü yenen pizza gibi şeylere dikkat edilmeli. Özellikle gençler bunlara alışmasın. Gazoz ve kolaların içine alkol atılıyor ve alkolün kimyası değişmiyor, aynen duruyor. Onun için bunlarda problem vardır. Kozmetiklerde başka tür alkol kullanılıyor. Boza ve kefirler buzdolabında durduğu müddetçe içilebilir ama dışarda durursa içindeki alkol oranı yükseldiği için içilmemesini tavsiye ediyoruz. Bazı ilaçlarda alkol olabiliyor ama bunlar zaruret kapsamında olduğu için caizdir. Gıda katkı maddeleri, domuzdan yapılmışsa helal değildir” ifadelerini kullandı.

“DİKKATLİ TÜKETMEMİZ GEREKİYOR”

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Akbulut da gıda katkı maddelerinin aslında kimyasal madde olduğunu, bunların doğalının da olduğunu, hazır gıdalara katıldığını söyledi. Fark etmeden alınan hazır gıdaların, yemeğin içine katıldığını ve bu durumun günümüzde daha da çoğaldığını belirten Akbulut, “çünkü bizi tüketmeye zorlayan bir sistem var. Reklamlarda “bunu yiyin, bunu için” deniliyor. Daha sonra da tüketen bir toplum haline dönmeye başladık. Hazır tüketmeye başladık, doğal olandan uzaklaşmaya başladık. Çocuklar hazır gıdaları daha fazla tüketiyorlar. Karton ambalajlardaki meyve sularında büyük yazılarla şeftali yazıyor, büyük fotoğraflar kullanılıyor. Altta küçük puntolarla “aromalı içecek” yazıyor. Aromalı içeceklerde su, şeker, tatlandırıcı, koruyu maddeler, renklendiriciler var. Burada doğal olan tek şey su. Onun dışındaki hepsi yapay maddeler. Meyve suyu denilen bu ürün, esas meyve suyundan daha lezzetli. Çünkü içerisine aroma konuluyor. Katkı maddeleri ile yapay bir meyve suyu üretilebiliyor. Tüketiciler pahalı diye doğal olanı kullanmıyor. Bundan dolayı da soframızda çok fazla sentetik şeyler yiyebiliyoruz. Katkı maddeleri, hazır aldığımız gıdaların çoğunda var. Bunların nelerden yapıldığı çok önemli. Helal ve haram açısından kaynaklar çok önemli. Çok dikkatli tüketmemiz gerekiyor. Helal olanı, doğal olanı tercih etmeliyiz” dedi.

Adem SERİN

Bakmadan Geçme