'Gözüm Nuru Peygamberim'

'Gözüm Nuru Peygamberim' - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

'Gözüm Nuru Peygamberim'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. (Hadis) *** Kutlu doğum Haftasını bu yıl da heyecan ve çoşkuyla kutluyoruz. Anlamlı etkinlikler biri birini izlerken birlik, beraberlik, barış ve kardeşlik iletileri bir kez da yankılanıyor.

Kutlu Doğum Haftasında Peygamber sevgisini diler getirmek kişiye ayrı bir mutluluk, zindelik ve güç veriyor.

---

■ İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. (Hadis) ---

■ İlk Türk hükümdarlarından Sultan Mahmud Gaznevi’nin (930) Muhammed adında bir hizmetçisi vardı. Sultan her defasında hizmetçisine Muhammed adıyla hitap ederdi. Bir defasında babasının adıyla çağırdı. Buna üzülen hizmetçi yakındı;

- Sultanım! Bir kusur mu işledim acaba çok sevdiğiniz Muhammed ismimle değil de babamın adıyla çağırdınız beni?

Sultan, şöyle açıkladı durumu:

- Seni Muhammed isminle çağırdığım sıralarda hep abdestli oluyordum. Bu kez abdestim yoktu. O yüce ismi abdestsiz ağzıma almaya gönlüm razı olmadığından babanın ismiyle çağırdım.

■ Sultanın hocası Ebul Hasan Harkani Camideki kürsüsünde konuşuyor;

- Ey müminler! Günlük yaşamınızı sakın Peygamberimizden ayrı yaşamayın. Bütün gün Efendimizle birlikte olun!

- Nasıl O’nunla birlikte oldunuz?

- Günlük yaşamımızda herhangi günaha bulaşmadan tamamlar da evinize günah işlemeden dönerseniz, şükürler olsun bugün Peygamberimizle birlikte idim, diyebilirsiniz. Çünkü Peygamberimiz

günlük yaşamını günahsız tamamlıyor, günahsız tamamlayanlarla birlikte olacağını haber veriyor.

■ Peygamber âşığı yoksul adam, rüyasında Peygamberimizi görür ve sıkıntı içindeki halini arz eder. Efendimiz der ki;

- Sabah erkenden kalkıp Hekim Ali Paşa’ya git, benden selam söyle, sana bin altın versin. Rüyana inanmazsa, perşembe akşamları okuduğu Yasin-i Şerif’ini geçen perşembe okumadı, onu da anımsat. Yasin armağanını beklediğimi de söyle!

Yoksul adam sabah namazından sonra Hekim Ali Paşa’nın kapısını çalar ve rüyasını aynen anlatır;

- Paşam! bu gece rüyamda Efendimizi gördüm, Ali Paşa’ya benden selam söyle, sana bin altın versin; inanmazsa her perşembe okuduğu Yasin’i geçen perşembe okumadı, onu da beklediğimi anımsat, dedi.

Ali Paşa heyecanlanır;

-Bir daha anlatır mısın?

Adam, ‘Efendimizin selamı var” diyerek bir daha anlatır. Ama Paşa’nın eli cebine bir türlü gitmez de ‘Bir daha anlatır mısın?’ diye yineler.‘Efendimizin selamı var...’ diyerek bir daha anlatır. Paşa bir daha, bir daha diye yineleyince yoksul adamın sabrı taşar;

- Vermeyeceksen verme, neden ‘Bir daha anlatır mısın?’ deyip duruyorsun?.

Paşa selama mest olmuştur;

- Evlâdım tekrarladığın her selam benim için o kadar kıymetli ki, her bir selama bin altın paha biçiyorum. Onun selamının her birine bin altın feda olsun, yedi defa selamı var, dedin yedi bin altın kazandın. Yedi bin altını var gönül hoşluğuyla harca!

Ali Paşa, Peygamber’i rüyasında görecek kadar Peygamber âşığı yoksulun avucunun içine altınları bir bir sayar, sonra da ekler;

-Görüşecek olursan selamlarını ve emirlerini beklediğimi de söyle. Ne emrederse başım gözüm üstüne, yerine getirmeye hazır bekliyorum.

--

■ Hz. Aişe anlatır; “ Allah Resulü, temizleneceği zaman temizlenmeye, taranacağı zaman

taranmaya, ayakkabı giyeceği zaman giymeye hep sağdan başlamayı severdi. “

---

■ En hayırlınız, hanımlarına en hayırlı olanınızdır. Ben hanımlarına karşı sizlerin en iyisiyim. (Hz. Muhammed) --- ■ Hz. Peygamber sahabeyle söyleşiyor; “ Bir rüya gördüm, ümmetim bana arz olundu. Tümünü önümden geçerken izledim; kiminin gömleği dizinde, kiminin altında, kiminin de üstündeydi. Ömer’i bir gömlekle gördüm, gömlek yerde sürünüyordu. Dinleyenler sordu; “Nasıl tabir buyurdunuz?” Peygamber Efendimiz yanıt verdi; “ Din-i mubinle tabir ettim. Hilafetlerin zamanı uzundur, İslam Dünyaya yayılır.

---

■ Yemen Beciyle kabilesinden Cerir, Medine’ye gelir, Hz. Peygamberin huzuruna çıkar. Arkalarda oturmak için yer ararken Peygamberimiz mihraptan kendisini görür, saygı dolu ifadeyle çağrıda bulunur; “Ya Cerir! Kapının arkasında kalma, buraya gel, yanıma buyur! “ Hz. Muhammet, henüz yer göstermenden sırtındaki cübbesini çıkarır ve oturacağı yere serer. Bu saygı ve sevgiden etkilenen Cerir, mahcubiyet içinde mihraba ilerler, serilen cübbeyi alır, üst üste katlar ve der ki; “Bu cübbe, yere serilip de minder gibi üzerine oturulacak cübbe değil, başa konup taç gibi başta taşınacak cübbedir.” Sonra cübbeyi başının üzerine koyar ve çıplak yere saygı ile oturur. Hz. Peygamber tüm insanlığa saygı ve sevgi telkin eder; “ Bir Kavmin ileri gelenleri size gelince saygı ile yer gösterin, sevgi ile muhatap olun. Mümin, başkalarına saygı ve sevgi ile yaklaşırsa karşılık görür. Değilse saygı görmeyende hayır yoktur!”

--- ■ Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. (Hadis)

---

■ Zeyd bin Sabit, Hz. Muhammed’in vahiy kâtiplerindendir, Abdullah bin Abbas ise amcasının oğludur. İkisi de sevgi ve

saygı anlayışlarını, görgü ve terbiye eğitimlerini Hz. Muhammet’ten almışlar, O’nun etkisi ve telkiniyle sosyal davranışlara sahip olmuşlar. İşte bunlardan Zeyd bin, yolun kenarına atını çekmiş, binmek üzeredir. Durumu gören Abdullah bin Abbas koşarak gelir, Zeyd’in atının özengisini saygıyla tutarak binmesine yardım edince Vahiy kâtibi şaşırır ve der ki;

- Ne yapıyorsun amcasının oğlu?

- Biz Resulullah’tan büyüklerimize saygı göstermekle emrolunduk.. Zeyd bin Sabit konuşur; - Üzengi tutan eline bakayım Abdullah! Abdullah’ın elini üç kez öpüp başına koyan vahiy katibi daha sonra şunları söyler; - Biz de, üzengi tutan eli böyle sevgi ile öpmekle emrolunduk! ---

■ İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü "Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)" sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır. ( Hadis) ---

“Kadir Mevlâ’m “Resul” dedi Budur gerçek usul dedi Yoktur artık resul dedi Gözüm nuru Peygamberim. Sürüyorum devranımı Temizledim her yanımı Sende buldum imanımı Gözüm nuru Peygamberim.”

Bakmadan Geçme