'Engel bizim beynimizde!'

'Engel bizim beynimizde!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

'Engel bizim beynimizde!'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yazımın başlığı bir engelli kardeşimize ait! Engelli, bu ülkenin insanı değilmiş gibi, vatandaşı değilmiş gibi yaptığı haklı eleştirilere tahammül edemeyen kendince tavır koyan, cephe alanlara karşı söylediği bir cümle yazıma başlık oldu.

Bugün engelliler günü. Senede bir gün andığımız, kürsülerden yandığımız, dolu dolu gözlerle anlattığımız, engelli kardeşlerimizi bir sonraki 3 Aralık tarihine kadar arayıp, sormadığımız bir gün ne yazık ki!

Sonrası ne şiş yansın, ne kebap misali havanlarda sular dövüp, iplere unlar sereceğiz.

Engelli kardeşlerimizin gününü kutladık, onlarla fotoğraf çektirdik diye, o kareleri paylaştık diye vazifemizi yaptık bitti mi?

O güne mahsus göstermelik sandalye, araç, hediye filan dağıtınca önümüzdeki yıl bir daha görüşelim inşallah mı diyeceğiz?

Mesajları yayınladık, duyurularımızı yaptık, çiçeklerimizi gönderdik, sene içinde yapılan bir çok programa katılamasak da, bugün kalktık geldik!

Bütün bir yılı, birçok olayda engellileri engellemekle geçirdikten sonra, bu ne perhiz, bu lahana turşusu!

Engel bizim beynimizde!

Engel bizim kalbimizde sevgili okurlar!

Engelli kardeşlerimizle ilgili neler yapabileceğimiz, neler yapılabileceği konusunda dünya kadar geç kaldığımızı anlayan da yok, dinleyen de!

Zararın neresinden dönersen kâr cümlesi, bu konuda, eli-kolu bağlı kaldığı için utancından sokağa çıkamasa da, verdikleri sözleri unutanlar, verdikleri sözlerden dönenler hiçbir şey olmamış gibi aramızdalar!

Engelli insanımızı saklamak gibi, onu eve hapsetmek gibi, toplumun önüne çıkarmamak gibi yanlışlarımız, manasız takıntılarımız, cahilliğimiz, yol göstermeyi bilmememiz, insanları olduğu gibi kabul edemeyişlerimiz maalesef devam ediyor.

Sevgili kardeşimiz Emrah Savsar gibi rol modellere, ümit aşılayanlara, umut olanlara, örnek alınanlara, yaşama sevincini dolu dolu yaşayanlara ve yaşatanlara ihtiyacımız var.

Engelli kardeşlerimizin çok güzel meziyetleri, el becerileri ve kabiliyetleri olduğunu biliyoruz.

Onların topluma kazandırılmasında, imkanları olmayanlara destek olunmasında, araç temininde, tekerlekli sandalye konusunda, uyum konusunda yapılan desteklerin yeterli olduğu kanaatinde değilim.

Engelli derneklerinin dışında, diğer dernek ve Vakıfların, hamiyetsever insanlarımızın yapacakları katkılar, destekler ve bağışlar, engelli insanlarımıza umut kaynağı ve yaşama sevinci olacaktır.

Her iş yerinde kanuni olarak belirlenmiş, Engelli kadrolarına engelli kardeşlerimiz bir an önce yerleştirilmeli, boş tutulan kadroların neden boş tutulduğu sorgulanmalıdır.

Engelli istismarına, engelliler adına makbuz bastırıp, para toplayan açıkgözler, sahtekarlar yani her kim varsa, engellenmeli, suçluları adalete teslim edilmelidir.

Engelli kardeşlerimizin feryatlarını, göz yaşlarını ve imkansızlıklarını görmek, tespit etmek ve ilgililere duyurmak insan olarak boynumuzun borcudur.

Evinde engelli çocuğu, kardeşi, eşi,  babası, annesi olan insanlara seslenmek istiyorum;

Alem ne der, elalem ne der konusunda beyninizde yer eden, tabulaşan ne kadar engel varsa kaldırın!

Çıkarın canlarınızı, sevdiklerinizi, kol kanat gerdiklerinizi evden dışarı...

Hapsetmeyin evlerinizde!

Yazıktır, günahtır!

Bırakın kendi kendilerine bir şeyleri başarma sevincini ve mutluluğunu yaşasınlar!

Onları evlerinize hapsetmekle korumuş ve kollamış olmuyorsunuz!

Hayatı hem onlara hem de kendinize zehir ediyorsunuz!

Sizi kınadığını, ayıpladığını düşündükleriniz bırakın ne derse desin!

Kem söz, çiğ söz sahibine ait değil mi?

Sizi kınayacak, acıyacak, anlamayacak, kalbi engelliler, beyni engelliler insanlıklarından utansınlar!

Taşıdıklarını sandıkları vicdanlarından, Allah korkularından utansınlar!

Vah..vah..tüh..tüh... diyen goygoycular, lafazanlar, çok bilmişler önce aynaya baksınlar, baktıkları o aynada önce kendi engellerini görsünler de, kendilerine gelip utansınlar!

Bakmadan Geçme