Bir Güzel İnsan Daha Gitti : Prof. Dr. Şaban Karataş
Bir Güzel İnsan Daha Gitti : Prof. Dr. Şaban Karataş - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
■
İnsanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar
. (Hadis-i Şerif)
■ Üç şey ölümün ardından kabre gider: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler: ailesi ve malı, kalan da: amelidir
. ( Hadis-i Şerif )
...
Yaprak dökümü devam ediyor, bir güzel ve bilge insan daha yaşama veda etti, prof. Dr. Şaban Karataş da izler bırakarak gitti.
Şaban Hoca, TRT Genel Müdürü iken beni danışmanlığa getirdi disiplini, çalışma aşkını
yönetim anlayışını bu süreçte pekiştirme imkânı buldum. TRT’ye değerli elemanlar kazandırıldı, bankamatik görevliler saltanatı sona erdi.(Bankamatik görevlilerinden kasıt, yolunu bulup işe girenler ancak çalışmadan aydan aya bankamatikten maaşını alanlar için üretilmiş bir deyimdir.)
Şaban Hoca’ya karşı kimileri adeta savaş açtı. Çıkarlarından yoksun kaldıkları için verip veriştirdiler. Baskılara karşın, bildiği yoldan yürüdü. Sert mizaçlı görünse de yufka yürekliydi. Eşi ve benzeri bulunmayan
özelliklerinden dolayı eskilerin deyimiyle nev-i şahsına münhasır bir kişilik sergiler, hak ve doğruluktan yana ödün vermezdi.
Milli ve dini duygularını harman etmiş bir Türk entelektüeliydi Şaban Hoca...
---
■ Âlim ile oturan, alır mertebe, cahil ile oturan döner merkebe
.( Hz. Mevlana)
---
Genel Müdürlüğe getirilmesinde Faruk abinin güçlü katkısı vardı, ikisi de Ereğli doğumlu hemşeriydi, birbirlerini çok iyi tanıyorlardı. Zehir Hafiye diye anılan ve
“ Komünistleri nefes alıp verişlerinden tanırım!” diyen efsane İçişleri Bakanımız
Dr. Faruk Sükanı da bu vesile ile saygıyla anıyorum. Trafik kazası geçirdiğimizi duyunca “geçmiş olsun” ziyaretine gelmiş bir fincan acı kahvemizi içip ardından da hemen Ankara’ya dönmüştü. Geçmişte Eski insanlar böylesine vefalı ve kadirbilirlerdi. Şimdi arayın ki bulasınız...
---
Şaban Hoca görevi bırakınca, benim devam etmem şık olmazdı. Haber Dairesi Başkanlığına getirilen değerli şair ve kadim dostum merhum Teoman Karahun’a kararı iletince hemen yeni Genel Müdür merhum İsmail Cem Cem’le görüşmeye gitti. Cem’in görevime devam etmemi istemesine karşın şık olmayacağını düşündüm, ilkeli bir kişi “gidenle gidilir” dedim. İsrar edilince Konya Bölge Muhabirliği görevine döndüm.
---
Gel zaman ve git zaman Şaban Hocaa Konya’dan Milletvekili adayı oldu, kendisini her aşamada desteledik, sonuçta ipi büyük oy farkıyla göğüsledi. Ankara’ya gitmeden önce Büroma veda ziyaretine gelmişti;
“ Sen benim kardeşimsin, hem seçimi hem de bir kardeş daha kazandım.”
Şöyle bir fikir Jimnastiği yaparken
Dr. Faruk Sükan’ın aynı içerikli sözlerini anımsadım. Kardeşi avukat Süavi Sükan genç yaşta yaşama veda etmiş, Ereğli de toprağa verilmişti. Kalabalıkların uzun kuyruklar oluşturduğu “taziye” sırasında elini sıkıp ayrılırken yaş damlalarını siliyor onur duyduğum bir öz sözü dile getiriyordu;
“Kardeşim Suavi öldü, sen de benim kardeşimsin; onun yerine seni koyuyorum.”
Şimdi böyle vefalı, siyaset ve Devlet adamları, dahası insanlar var mı? Tartışılır ancak ner var ki, sayıları giderek azalıyor.
---
■
İnsanlarla öyle oturup kalkın ki:
ölürseniz size ağlasınlar, yaşarsanız
sizi özlesinler (
Hz. Ali)
■
Hepimiz ölümün nişanlısınız.
(Cenap Sahabettin)
...
Şaban Karataş, Konya/Ereğli'de (1928) Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ni bitirdi, 30 Temmuz - 1 Kasım 1953 tarihleri arasında Ziraat Bakanlığı Elazığ Mücadele Enstitüsü Asistanı olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde Zootekni Kürsüsü'nde 30 Haziran 1955'te asistan, 29 Kasım 1962'de doçent, 30 Haziran 1966'da profesör oldu. Mart 1965- 30 Haziran 1966 arasında Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanlığı yaptı. Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi, Bölüm Başkanı, Genel Sekreteri ve Dekanı, ODTÜ Mütevelli Heyeti Üyesi, TRT Genel Müdürü, Vakıflar Bankası İdare Meclisi Üyesi, Bezm-i Alem Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığını yürüttü, 16. Dönem Konya’dan, 20. Dönem MHP’den Ankara Milletvekilliği yaptı.
Ankara Aydınlar Ocağı Genel Başkanlığı görevinde de bulundu.
Prof. Dr. Şaban Karataş, 88 yaşında Ankara’da evinde hayata gözleri yumdu.
Prof. Karataş’ı TBMM’deki törenden Kocatepe Camiinde kılınan öğle namazdan sonra Gölbaşı Mezarlığında toprağa verdik.
Allah rahmet eylesin, ruhu şad, mekânı cennet, yakınlarının ve sevenlerinin de başı sağ olsun...
---
■
Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.
(
Hz. Muhammed)
Bakmadan Geçme