Kupa maçlarına her zaman ayrı bir parantez açarım. Çünkü futbolda “en iyi antrenman maçtır” cümlesini boşuna kurmayız; bunu da sık sık yazarım.
Lig temposunun dışında oynanan kupa karşılaşmaları, teknik heyetler için yalnızca bir tur meselesi değil, aynı zamanda gerçek bir laboratuvardır.
Daha fazla maç, daha fazla deneme, daha net analiz demektir.
Oyuncuların form durumunu, mücadele isteğini, baskı altındaki reaksiyonlarını en net gördüğünüz yer de tam olarak burasıdır.
Bu yönüyle kupa maçları, sezonun geri kalanına ışık tutan en önemli sınavlardan biridir.
Ligin ilk yarısında arzu ettiğimiz sonuçları alamadık ve 17 puanla 13. sırada kendimize yer bulduk.
Ortaya çıkan bu puan durumu ve sıralama, sanayisiyle, turizmiyle ülke ekonomisinde söz sahibi olan Konya’ya ve Konyaspor’un camia büyüklüğüne açıkça yakışmadı.
Türkiye Kupası’ndaki ilk maçımızda Antalyaspor’u 1-0 mağlup ederek önemli bir başlangıç yaptık.
Şimdi ise Bodrum deplasmanındayız.
Süper Lig’den düşmeden önce Bodrum’a kendi sahamızda yaşadığımız yenilgi hâlâ hafızalarda.
Bu karşılaşma, hem o maçın rövanşını almak hem de grupta bir üst tur adına ciddi bir avantaj yakalamak açısından büyük önem taşıyor.
Konyaspor, bu nedenle Bodrum karşısına tek parolayla çıktı: galibiyet.
Maçın ilk dakikalarından itibaren Bodrumspor’un bu karşılaşmayı ne kadar çok istediği net bir şekilde hissedilirken, Konyaspor cephesinde ise temkinli ve kontrollü bir oyun anlayışı hâkimdi.
İlerleyen dakikalarda ön alan baskısıyla rakibin kendi sahasından rahat çıkmasına izin vermedik; ancak bu baskıyı net gol pozisyonlarına dönüştürmekte zorlandık.
Duran toplardan beklenen verim alınamayınca rakibin az da olsa özgüveni arttı ve daha cesur şekilde ileri çıkmaya başladı.
Ancak ilk yarının son dakikasında, rakip çıkarken kazanılan topu Bjorlo çok şık bir vuruşla ağlara gönderdi. Konyaspor soyunma odasına 0-1’lik üstünlükle girdi.
Evinde oynayan ve 0-1 geride ikinci yarıya başlayan Bodrum, beraberlik golünü bir an önce bulmak için baskısını artırdı; bu bölümde kaybettiğimiz topu iyi değerlendiren rakip, 56. Dakikada Bilsel’in ayağından eşitliği sağladı. 1-1
Bu golle birlikte özgüven kazanan Bodrum, oyun iştahını artırarak daha agresif bir şekilde sahamıza gelmeye başladı.
Çağdaş Hoca, kamp döneminde ne çalıştırdınız? Bir takım bu kadar pas hatası yapar, bu denli top kaybı yaşar mı? Özellikle bunun altını çizmek istiyorum.
Maçın iki tarafa da gidip geldiği anlarda kazandığımız korner atışında, oyuna yeni giren Svendsen, topla ilk buluşmasında 79. dakikada ağları havalandırarak skoru 1-2’ye getirdi.
Maç bu skorla sona erdi.
İkide iki yapıp kazanmak elbette güzel ama
Bu Kadar pas hatası, bu Kadar top kaybı kesinlikle dikkate alınmalı…
Kaynak: Abdullah Leblebici
Antalya’nın Sıcağına Alternatif: Seydişehir Golfün Yeni Merkezi Olabilir mi?
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.