Kurulan bir iftar sofrası, aslında Türkiye sanayisinin geleceğine dair önemli mesajlar barındırıyor.
Eti Alüminyum, geleneksel hale getirdiği iftar yemeğinde Konya ve Seydişehir basınını bir araya getirirken, yalnızca bir Ramazan buluşmasına değil; aynı zamanda güçlü bir sanayi vizyonunun da altını çizdi.
İftar yemeğinde; Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, Genel Koordinatör Ömer Faruk Kanık, Şenol Örsoğlu, Genel Müdür Yaşar Bayraktar, şirketin üst düzey yöneticileri ile Konya ve Seydişehir’den gelen basın mensupları aynı sofradaydı.
Ancak asıl dikkat çeken, masadaki sohbetten çok, paylaşılan verilerdi.
600 Milyon Dolarlık Bir Gerçek… Türkiye’de sıkça konuşuruz: “İthalat bağımlılığı.” Ama bu kavramın içini doldurmak her zaman kolay olmaz.
Eti Alüminyum’un Seydişehir’de hayata geçireceği haddehane yatırımı, bu kavramı somutlaştıran nadir örneklerden biri.
Genel Müdür Mehmet Arkan’ın verdiği bilgiye göre; bu yıl devreye alınacak yatırımla, yassı alüminyum ürünlerinde yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilecek.
Bu rakam, bir şirketin bilançosundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu; döviz kaybının önlenmesi, savunma sanayi başta olmak üzere stratejik sektörlerde yerli üretim ve Türkiye’nin sanayi egemenliği meselesidir.
Konya Seydişehir’de, yeni dökümhane ile birlikte 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen bu tesisin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor.
Alüminyum Artık Sadece Bir Metal Değil…
Genel Müdür Mehmet Arkan’ın konuşmasında altı çizilmesi gereken bir cümle vardı:
“Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı.”
Bu cümle, aslında Eti Alüminyum’un nerede durduğunu da özetliyor. Mesele yalnızca üretmek değil; yüksek katma değerli, stratejik ve geleceğe dönük üretmek.
Haddehane ilk etapta 100 bin ton kapasiteyle çalışacak.
Ancak bu rakamın 250 bin tona kadar çıkabilecek olması, yatırımın uzun vadeli planlandığını gösteriyor. Üstelik bu büyüme, Seydişehir’de istihdam ve ekonomik canlılık anlamına geliyor.
İnce Hidrat, Özel Alümina ve İhracat Eti Alüminyum’un yatırımları haddehane ile sınırlı değil.
Özel alümina üretiminde ticari satışlara başlanmış durumda. Kablo sektörünün önemli girdilerinden biri olan ince hidratta ise kapasite 10 bin tondan 35 bin tona çıkarılmak isteniyor.
Bu da yalnızca iç pazarı değil, ihracatı hedefleyen bir bakış açısını ortaya koyuyor.
Dünyaya Örnek Bir Patent
Belki de en çarpıcı başlık burada.
Eti Alüminyum, boksit madeninden lityum karbonat üretimi konusunda dünyada ilk çalışmaları yapan şirketlerden biri. Ve bu çalışmanın patenti alınmış durumda.
Bu başarı, tesadüf değil.
Bu; Cengiz Holding bünyesinde benimsenen, “atık yoktur, artık madde vardır” anlayışının ve döngüsel ekonomi vizyonunun sahadaki karşılığıdır.
Bir Sofradan Fazlası Bu iftar yemeği, klasik bir davet değildi. Bu iftar, Türkiye’nin sanayi geleceğine dair net mesajların verildiği bir buluşmaydı.
Kurulan bu sofra; yerli üretimi, ithalatla mücadeleyi, stratejik sanayiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı aynı cümlede buluşturdu.
Bazen büyük dönüşümler, en sade sofralarda anlatılır.